1.
tdk:
zarf, mecaz
başı önde, sağa sola bakmadan yorgun, üzgün, düşünceli bir durumda:
"böyle pişmiş, bitkin bir hâlde kös kös gidiyorduk." - refik halit karay
anlamı işte üzgünlük falan belirtse de komik bir ikileme bence. teki de komik gerçi. kös. zuhahaha. (bkz: tek benzeri öteki teki)
zarf, mecaz
başı önde, sağa sola bakmadan yorgun, üzgün, düşünceli bir durumda:
"böyle pişmiş, bitkin bir hâlde kös kös gidiyorduk." - refik halit karay
anlamı işte üzgünlük falan belirtse de komik bir ikileme bence. teki de komik gerçi. kös. zuhahaha. (bkz: tek benzeri öteki teki)
devamını gör...
2.
bir oturma biçimi.
devamını gör...
3.
kös…
bakır büyük bir kase ile üzerine gerilmiş deriden oluşan iki tahta tokmak ile çalınan müzik aletidir. farklı büyüklüklerde yapılabilirmiş ve at kösü, deve kösü, fil kösü olarak adlandırılırmış.
savaşların en önemli müzik aletlerindendir. osmanlı ordusunun mohaç ve çaldıran seferlerine 500 kös ile gittiği bilinmektedir. devenin iki yanına sabitlenir ve buna kös kös oturmak denir.
bakır büyük bir kase ile üzerine gerilmiş deriden oluşan iki tahta tokmak ile çalınan müzik aletidir. farklı büyüklüklerde yapılabilirmiş ve at kösü, deve kösü, fil kösü olarak adlandırılırmış.
savaşların en önemli müzik aletlerindendir. osmanlı ordusunun mohaç ve çaldıran seferlerine 500 kös ile gittiği bilinmektedir. devenin iki yanına sabitlenir ve buna kös kös oturmak denir.
devamını gör...