1.

yumurta, un, tereyağı ve şekerden yapılan basitçe bir kek. fransız keki. 18. yüzyılda ziyafet veren bir soylu ailesi, yemeğin sonunda yenilecek tatlıyı unuttuğu için apar topar bu çörek yapılır ve misafirlerce çok beğenilir. daha sonra tarif, fırın loncasına satılmış ve yaygınlaşmıştır. efsaneye göre bu kek ilk olarak isa'nın havarisi azize meryem'in* manastırında yapılmış, bu yüzden madeleine* ismini almıştır. her 22 temmuzda fahişe meryem anılır ve bu kekten yenir. çoğunlukla ispanya ve fransa coğrafyalarına ait bir batıl inançtır.
devamını gör...
2.
"annem, birini gönderip, küçük madlen denilen, bir tarak midyesinin oluklu çenetleri arasında biçimlendirilmiş gibi görünen o kısa, tombul keklerden aldırdı."
tam proust'un * tarif ettiği şekilde hazırlanmış özel kalıpların kullanıldığı olan kek.
madeleine de proust, fransızca bir deyim. ister istemez, hiç uğraşmadan belleğimize geliveren bir hatırlamadır. nesnesinin hiç önemi yoktur. bir hatıranın ışığını yakan herhangi bir fenomene "proust madleni" denir.
proust'a göre, anıları bilmeden biriktiririz. kokular ve tatlar etrafında sabitlenen duygusal belleğimiz ister istemez zihinsel anıları tetikler.
"sebebi hakkında en ufak bir fikre sahip olmadığım, soyutlanmış, harikulade bir haz, benliğimi sarmıştı."
"sonra ansızın o hatıra karşımda beliriverdi. bu tat, combray’de pazar sabahları (pazarları missa saatinden önce evden çıkılmadığından), léonie halamın, ‘günaydın’ demeye odasına gittiğimde, çayına ya da ıhlamuruna batırıp bana verdiği bir parça madlenin tadıydı…"
tam proust'un * tarif ettiği şekilde hazırlanmış özel kalıpların kullanıldığı olan kek.
madeleine de proust, fransızca bir deyim. ister istemez, hiç uğraşmadan belleğimize geliveren bir hatırlamadır. nesnesinin hiç önemi yoktur. bir hatıranın ışığını yakan herhangi bir fenomene "proust madleni" denir.
proust'a göre, anıları bilmeden biriktiririz. kokular ve tatlar etrafında sabitlenen duygusal belleğimiz ister istemez zihinsel anıları tetikler.
"sebebi hakkında en ufak bir fikre sahip olmadığım, soyutlanmış, harikulade bir haz, benliğimi sarmıştı."
"sonra ansızın o hatıra karşımda beliriverdi. bu tat, combray’de pazar sabahları (pazarları missa saatinden önce evden çıkılmadığından), léonie halamın, ‘günaydın’ demeye odasına gittiğimde, çayına ya da ıhlamuruna batırıp bana verdiği bir parça madlenin tadıydı…"
devamını gör...