mevcut depresyonun daha çok bedensel belirtilerle gittiği haline maskeli depresyon denir.
maskeli depresyon yada (örtülü, gizli) gülümseyen depresyondan muzdarip olan kişiler başkalarına mutlu görünüp, yüzünde gülümseme varken içten içe acı çekerler. maskeli depresyonda olan kişiler duygularını önemsemez ve onları dışarıya belli etmezler ama derin bir mutsuzluk içinde olabilirler.maskeli depresyon kadınlarda daha fazla görülür bunun nedeni ise tamamen hayatta aldıkları roller görevler ve sorumluluklarla alakalıdır.
devamını gör...
çok iyi bir oyunculuk gerektirir ve aşırı yorucudur.
devamını gör...
maskeli depresyona sahipsen normal bir depresyonda olduğunu inkâr etmen çok normal. çünkü maskeli depresyonun en sinsi özelliklerinden biri; normal depresyonda yaşanan içe kapanıklık ve hayata karşı yaşanan ilgi kaybının olmaması. maskeli depresyon, depresyonun ana belirtilerinden uzak olduğu için kendini son derece neşeli ve canlı hissetmeye devam edersin. işte bu noktada yanıldığın bir durum var; bu rahatsızlığın diğer bir sinsi özelliği de ruhsal olarak değil bedensel rahatsızlıklarla kendini göstermesi.

maskeli depresyon, bilinen depresyonun gizlenmiş hali. dolayısıyla kişi depresyonda olduğunun hiçbir şekilde farkında değil. hatta depresyonu farklı yaşıyor diyebiliriz. bu nedenle maskeli depresyonu “gizli depresyon”, “örtülü depresyon” olarak isimlendirmek yanlış olmaz. sıra dışı olarak nitelendirilen bu depresyonun standartlara uymayan asi bir de yapısı var.
maskeli depresyon cinsiyete göre de farklı şekilde yaşıyor. erkeksen çevrenizdekilere acımamak elde değil. çünkü maskeli depresyon erkeklerde son derece güçlü bir öfke ile ortaya çıkıyor. kadınlarda ise sürekli bir yorgunluk hali ve bedensel hastalıklardan yakınma durumu söz konusu. her halükarda karşı cins için durum oldukça vahim. bir yandan yaşam enerjisi ile doluyken diğer yandan öfke ve yorgunluk bu neşeli hali bir anda yerle bir edecek kadar güçlü maalesef.
devamını gör...
geçen hafta tatile çıkmaya çalışıp bir anda ağlayarak eve döndüğüm gün, bir şeylerin yolunda olmadığını çok net hissettim... yıllar sonra ilk kez, evimden yüzlerce kilometre ötede mükemmel kıymalı börek yapan bi börekçide panik atak geçirdim...

adam orada tık tık tık küt küt diye tezgahta kıymalı börek kesiyo, televizyonda haberler açık... ben masada önümde yarısı yenmiş börekle öleceğime ikna oluyorum... gözlerim kararıyo, kalbim göğsümden fırlayacak ama ben içimden ''sakın burada bayılma, adamlara kıymalı böreğin ortasında rezillik çıkarma'' diye kendimle kavga ediyorum... o an börekçiye baktım mesela yardım etmesi için ama konuşamadım, sesim bile çıkmadı, hatta yan masamdaki adama bile seslenecek dermanım yok... dışarıda tanımadığım insanlar kaldırımdan geçip gidiyo, herkesin bi acelesi var... ben elimdeki yağlı peçeteyi avucumun içinde sıkıp nefes almaya çalışıyorum...

inanır mısınız bilmiyorum ama günler önce kaçarcasına eve döndüğüm zaman odanın ortasına bıraktığım o kırmızı bavul hala aynı yerde duruyo... buna tembellik mi dersiniz, korkaklık mı yoksa üşengeçlik mi dersiniz bilemiyorum... kaç gündür kapağını biraz aralayıp içinden çekip çektiğim çoraplarla yaşıyorum...

son zamanlarda fark ettim ki ben bayağı bayağı maskeli bir depresyonun içerisindeyim... dışarıya bol gülmeli şeyler yansıtırken içimdeki o ses hiç durmadan üzüyo beni... gün içerisinde durduk yere ağlama krizlerine giriyorum, kapkaranlık bi kısır döngüde yuvarlanıp gidiyorum...

perdeler kapalı, loş bi ortam ve sadece bilgisayarın o soluk ışığıyla günlerimi, gecelerimi geçiriyorum... uyuyamıyorum, uyanamıyorum... ruhumun bu kadar uç noktalarda gidip gelmesinden çok yoruldum artık... hayatım koltukla yatak arasındaki mesafeden ibaret... bazen odanın ortasında durup hangisine yatsam diye 10 dakika düşünüyorum, ikisi de aynı geliyo...

yerimden kalkmam gerek... önce o bavulu boşaltmam, sonra evi havalandırmam ve hemen ardından sokağa bir adım atmam lazım... geçen gün perdeyi azıcık aralayıp baktım, herhangi bi salgın ya da savaş çıkmamış, sokaklar güzel gözüktü gözüme...

kendimi gerçekten iyileştirmek istiyorum...ama bu sefer lafta kalsın istemiyorum...

çünkü bu karanlık odada, o mavi ışığın karşısında yalnız kaldığım her saniye geriye dönüp bakmak zorunda kalıyorum... ve o aynadaki yüzümle yüzleşmek gerçekten canımı acıtıyo. hep kendimi mağdur sanıyodum. hep beni kimse anlamıyo, herkes bana karşı kafasındaydım. ama meğer o karanlığı, o zehri kendi ellerimle ekmişim etrafıma. başkalarını suçlamak, bencilce yakıp yıkmak kolaydı da, günün sonunda kendi kötülüğünle teke tek kalmak insanın nefesini kesiyomuş... ben kimseyi anlamamışım aslında...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"maskeli depresyon" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim