1.
tanım: binalar, bodrumlar, terk edilmiş meskenler, terk edilmiş metro hatları gibi dar alanlarda yapılan çok yönlü tehdit unsurlarıyla çevrili askeri muharebe.
(bkz: cqb)
olabildiğince yalın anlatmaya çalışacağım zira özel operasyon türleri içinde şahsımca en girift muharebe türü meskun mahal muharebesidir. (bundan sonra mmm olarak yazılacaktır.)
ülkemizde mmm yapmakla görevli olan askeri birimler:
polis özel harekat
sat/sas komandoları
ökk komandoları
özel eğitimli piyade komandolar
ekstrem bir durum yaşanmadıkça bu dört birlik haricinde hiçbir birlik izinsiz müdahalelerde bulunamaz.
mmm özellikleri ve zorlukları
muharebe dağlarda olduğu gibi değildir. çatışmalar en fazla 40-50 metre içinde yaşanır. muharebe çoğu zaman üç boyutlu bir satranç gibidir. sadece yatay değil, her yönde tehdit ve çatışma vardır.
görüş her daim kısıtlıdır. bana göre bu en büyük artı ve eksi.
en büyük tehdit ise her yerin tuzaklanabilmesi ve her yerden gelebilecek olan pusu riskidir.
yaşanan bir olay üzerinden örnek vereyim. bundan yaklaşık üç sene önce terk edilmiş bir binaya giriş yapıldı. binanın ikinci katına çıkarken merdivenlere tuzaklanan patlayıcılar infilak ettirildi ve o an sekiz personel hayatını kaybetti.
bir başka olayda, edd (entry denial device, giriş önleyici aygıt) tetiklendi ve o an iki personel hayatını kaybetti.
her askeri süreçte olduğu gibi mmm tarihide kanla yazılmıştır ve bu sayede sürekli gelişmektedir.
devam edelim...
peki girişler nasıl yapılıyor?
öncelikle bilinmesi gereken temel bilgi şu: standart bir giriş yoktur.
çünkü bütün operasyon alanları birbirlerinden farklıdır. çünkü bütün operasyonların şartları birbilerinden farklıdır.
bu sebeple mmm eğitimleri durmaksızın devam eder.
yine de en yaygın olanları listeleyelim:
1 - basit giriş
genellikle bina planına sahip olunan operasyonlarda tercih edilir.
bütün tim tek sıra halinde kapının önünde diziir.
sıranın en önündeki point man denen kişi kapının tuzaklı olup olmadığını kontrol eder.
bu kontrolden sonra kapı ya kırılır, ya fünyelenir (çok çeşitli patlatma teknikleri var) ya da direkt olarak açılır.
kapı açıldığı an yapılan saliselik kontrolden sonra bütün tim önceden planlanan şekilde içeri yayılır.
eğer gerek görülürse içeriye çok sayıda kör edici bomba atılır.
2 - hızlı giriş
olası rehine durumlarında veya anında müdahale edilmesi gereken durumlarda kapı uzaktan atılan bir patlayıcıyla veya koçbaşıyla anında kırılır ve tim kör edici bombalarla ani giriş yapar. çok riskli olduğu için genellikle ikinci planda tutulur.
3 - alternatif girişler
bütün operasyonlarda farklılık göstermekle beraber genellikle çatıdan rope inişi, camlardan sızma gibi teknikler kullanılır.
girişin temel kuralları
meskun mahal denilen yer hatayı affetmez. bir binaya girmek demek, sadece o kapıdan geçmek değil; hayatını tim arkadaşına, hızına ve tetiğine emanet etmek demektir. o eşiği geçtiğin an artık geri dönüş yoktur.
ilk kural bellidir: hız ve şiddet. kapıdan içeri sızmaya çalışmazsın, adeta o odaya patlarsın. eğer içeri girdiğinde bir saniye bile tereddüt edersen, hem kendini hem de arkandaki adamı "ölüm çukuru" dediğimiz o kapı ağzında yem yaparsın. amacımız içerideki kişinin/kişilerin ne olduğunu anlamasına fırsat vermeden, psikolojik ve fiziksel baskıyla üzerine çökmektir. o şaşkınlık anı, bizim hayatta kalma biletimizdir.
içeri girdiğin an gözün sadece kendi sektöründe olur. "acaba sağda ne var?" diye merak edip kafanı çevirdiğin an, senin sorumlu olduğun soldaki köşeden bir namlu çıkar ve her şey biter. herkes kendi alanına kilitlenir; böylece odada bakılmamış tek bir kör nokta, kontrol edilmemiş tek bir dolap arkası kalmaz. kimse kimsenin işine karışmaz ama herkes birbirinin sırtını kollar.
şehir savaşında en büyük düşmanın o göremediğin "ölü açılar"dır. kapı arkaları, derin köşeler, karanlık merdiven boşlukları... her adımda "açıyı dilimleyerek" ilerlersin. özellikle merdivenler ve koridorlar binanın can damarıdır; orayı tutamazsan üst kattan kafana ne geleceği belli olmaz.
tüm bu gürültünün içinde hayatta kalmanı sağlayan tek şey ise iletişimdir. uzun cümleler kurmazsın; "temiz!", "temas!", "dolduruyorum!" gibi kısa ve net komutlarla timin ortak aklını diri tutarsın. meskun mahalde bir yapıya girmek bir sanattır; hızın koordinasyonla, cesaretin ise disiplinle birleştiği bir süreçtir. orada tek bir tereddüt, koca bir timin kaybı demektir.
en önemli kural güvendir.
(bkz: cqb)
olabildiğince yalın anlatmaya çalışacağım zira özel operasyon türleri içinde şahsımca en girift muharebe türü meskun mahal muharebesidir. (bundan sonra mmm olarak yazılacaktır.)
ülkemizde mmm yapmakla görevli olan askeri birimler:
polis özel harekat
sat/sas komandoları
ökk komandoları
özel eğitimli piyade komandolar
ekstrem bir durum yaşanmadıkça bu dört birlik haricinde hiçbir birlik izinsiz müdahalelerde bulunamaz.
mmm özellikleri ve zorlukları
muharebe dağlarda olduğu gibi değildir. çatışmalar en fazla 40-50 metre içinde yaşanır. muharebe çoğu zaman üç boyutlu bir satranç gibidir. sadece yatay değil, her yönde tehdit ve çatışma vardır.
görüş her daim kısıtlıdır. bana göre bu en büyük artı ve eksi.
en büyük tehdit ise her yerin tuzaklanabilmesi ve her yerden gelebilecek olan pusu riskidir.
yaşanan bir olay üzerinden örnek vereyim. bundan yaklaşık üç sene önce terk edilmiş bir binaya giriş yapıldı. binanın ikinci katına çıkarken merdivenlere tuzaklanan patlayıcılar infilak ettirildi ve o an sekiz personel hayatını kaybetti.
bir başka olayda, edd (entry denial device, giriş önleyici aygıt) tetiklendi ve o an iki personel hayatını kaybetti.
her askeri süreçte olduğu gibi mmm tarihide kanla yazılmıştır ve bu sayede sürekli gelişmektedir.
devam edelim...
peki girişler nasıl yapılıyor?
öncelikle bilinmesi gereken temel bilgi şu: standart bir giriş yoktur.
çünkü bütün operasyon alanları birbirlerinden farklıdır. çünkü bütün operasyonların şartları birbilerinden farklıdır.
bu sebeple mmm eğitimleri durmaksızın devam eder.
yine de en yaygın olanları listeleyelim:
1 - basit giriş
genellikle bina planına sahip olunan operasyonlarda tercih edilir.
bütün tim tek sıra halinde kapının önünde diziir.
sıranın en önündeki point man denen kişi kapının tuzaklı olup olmadığını kontrol eder.
bu kontrolden sonra kapı ya kırılır, ya fünyelenir (çok çeşitli patlatma teknikleri var) ya da direkt olarak açılır.
kapı açıldığı an yapılan saliselik kontrolden sonra bütün tim önceden planlanan şekilde içeri yayılır.
eğer gerek görülürse içeriye çok sayıda kör edici bomba atılır.
2 - hızlı giriş
olası rehine durumlarında veya anında müdahale edilmesi gereken durumlarda kapı uzaktan atılan bir patlayıcıyla veya koçbaşıyla anında kırılır ve tim kör edici bombalarla ani giriş yapar. çok riskli olduğu için genellikle ikinci planda tutulur.
3 - alternatif girişler
bütün operasyonlarda farklılık göstermekle beraber genellikle çatıdan rope inişi, camlardan sızma gibi teknikler kullanılır.
girişin temel kuralları
meskun mahal denilen yer hatayı affetmez. bir binaya girmek demek, sadece o kapıdan geçmek değil; hayatını tim arkadaşına, hızına ve tetiğine emanet etmek demektir. o eşiği geçtiğin an artık geri dönüş yoktur.
ilk kural bellidir: hız ve şiddet. kapıdan içeri sızmaya çalışmazsın, adeta o odaya patlarsın. eğer içeri girdiğinde bir saniye bile tereddüt edersen, hem kendini hem de arkandaki adamı "ölüm çukuru" dediğimiz o kapı ağzında yem yaparsın. amacımız içerideki kişinin/kişilerin ne olduğunu anlamasına fırsat vermeden, psikolojik ve fiziksel baskıyla üzerine çökmektir. o şaşkınlık anı, bizim hayatta kalma biletimizdir.
içeri girdiğin an gözün sadece kendi sektöründe olur. "acaba sağda ne var?" diye merak edip kafanı çevirdiğin an, senin sorumlu olduğun soldaki köşeden bir namlu çıkar ve her şey biter. herkes kendi alanına kilitlenir; böylece odada bakılmamış tek bir kör nokta, kontrol edilmemiş tek bir dolap arkası kalmaz. kimse kimsenin işine karışmaz ama herkes birbirinin sırtını kollar.
şehir savaşında en büyük düşmanın o göremediğin "ölü açılar"dır. kapı arkaları, derin köşeler, karanlık merdiven boşlukları... her adımda "açıyı dilimleyerek" ilerlersin. özellikle merdivenler ve koridorlar binanın can damarıdır; orayı tutamazsan üst kattan kafana ne geleceği belli olmaz.
tüm bu gürültünün içinde hayatta kalmanı sağlayan tek şey ise iletişimdir. uzun cümleler kurmazsın; "temiz!", "temas!", "dolduruyorum!" gibi kısa ve net komutlarla timin ortak aklını diri tutarsın. meskun mahalde bir yapıya girmek bir sanattır; hızın koordinasyonla, cesaretin ise disiplinle birleştiği bir süreçtir. orada tek bir tereddüt, koca bir timin kaybı demektir.
en önemli kural güvendir.
devamını gör...
2.
önce yürümesini öğreneceksin, ileri doğru yürürken topuktan parmak uçlarına, geri doğru yürürken ise parmak uçlarından topuğa ki takılıp düşmeyesin.
her zaman hedef küçülteceksin. her zaman. ilerlerken dizler bükük boynun içeri çekilmiş kollar gövdeye yapışık yürüyeceksin. boynundan, kasıktan ve koltuk altından mermi yersen ölürsün. sütre gerisinden ateş ederken namlu ucu, elin ve nişan alan gözünden başka bir yerin görünmeyecek.
tetik ve namlu disiplinine istisnasız uyacaksın. ateş edene kadar parmağın tetiğe gitmeyecek. namlu her zaman 45 derecelik bir açıyla yere bakacak, mevzi değiştirirken takılmaması için silahın ucunu yere çevireceksin havaya değil. namlu hiç bir zaman arkadaşını göstermeyecek.
sütreler ikiye ayrılır, seni saklayanlar ve mermiden saklayanlar. eğer bir sütre yalnızca seni saklıyorsa saklandığını belli etmeyeceksin.
eğer np5, g3, fn gibi nişan aksı yüksek bir silahla sütre gerisinden ateş edeceksen önce boştaki elinle sütrenin üzerini temizle, çünkü atış aksı altta kaldığı için sütreden seken mermiyle kendini vurabilirsin.
şarjör değiştirirken kabzayı tutan elin değil kundağı tutan elin boşa çıkacak bunu unutma.
bir odaya girerken badinle beraber karşılıklı olarak girişin kendinize yakın tarafını sütre yapıp sıfırdan başlayıp genişleyen bir açıyla arpacık arkasından odayı gözle tarayarak gireceksiniz. eğer içeriye girme imkanı yoksa gaz atıp içerdekinin dışarı çıkmasını sağlayacaksın.
karanlıktan aydınlığa, aydınlıktan ise karanlığa geçişlerde gözlerin 1 saniyeliğine kör olacak bunun için girmeden ve çıkmadan bir sürprizle karşılaşmamak için 1 sn aydınlığa veya karanlığa bak.
hedefe ve arkadaşlarına komutların kısa net anlaşılır ve yüksek sesle olmak zorunda. açççç, yatttf, kalkkkk, dikkat silahhhh gibi.
temas sağlandığında hedef göğsünden hatta kalbinden vurulsa bile kan akışı sürdüğü için 20 sn boyunca bilinçli hareket etmeye devam edecek, 20 sn seni de hayattan koparabilecek çok uzun bir süre. o yüzden sinirsel akışı da kesmen gerekecek.
eğer üzerine bomba atıldıysa(ki bunu yuvarlanırkenki metalik tıkırtısından anlarsın) öncelikli olarak bombayla arandaki bir sütrenin arkasına saklan. eğer açıktaysan silahı hedeften ayırmayacak şekilde kendini sırt üstü yere at.
kendin veya bir başkası alt veya üst ekstremiteden yaralandığında turnike yap, turnike yapılamayacak bir yaraysa press yap, eğer açık karın, göğüs ve kafa yaralanması varsa organlar da dışarı çıkmışsa karga tulumba taşıma, bir kapı veya battaniyeyi sedye yap yaralıyı en az sarsacak şekilde taşı.
yaralı açıktaysa ve alamıyorsan bilinci açıksa karabinalı bir ip at kendine bağlasın ve çek, bilinci kapalıysa ve hedefi göremiyorsan sakın açığa çıkma.
meskun mahalden çıktıktan sonra ilk fırsatta fişek yatağının boş olduğundan emin ol.
bunlar bir çırpıda kavranılacak şeyler değil, psikomotor bir davranış haline gelip kas hafızasına işleyebilmesi için binlerce kez tekrar etmen gerekecek. kimsenin söylemesine gerek kalmadan zayıf yanlarını da güçlendirmeye çalış, kavrayamadıysan tekrar dene. ta ki her şeyi kusursuz icra edene kadar.
her zaman hedef küçülteceksin. her zaman. ilerlerken dizler bükük boynun içeri çekilmiş kollar gövdeye yapışık yürüyeceksin. boynundan, kasıktan ve koltuk altından mermi yersen ölürsün. sütre gerisinden ateş ederken namlu ucu, elin ve nişan alan gözünden başka bir yerin görünmeyecek.
tetik ve namlu disiplinine istisnasız uyacaksın. ateş edene kadar parmağın tetiğe gitmeyecek. namlu her zaman 45 derecelik bir açıyla yere bakacak, mevzi değiştirirken takılmaması için silahın ucunu yere çevireceksin havaya değil. namlu hiç bir zaman arkadaşını göstermeyecek.
sütreler ikiye ayrılır, seni saklayanlar ve mermiden saklayanlar. eğer bir sütre yalnızca seni saklıyorsa saklandığını belli etmeyeceksin.
eğer np5, g3, fn gibi nişan aksı yüksek bir silahla sütre gerisinden ateş edeceksen önce boştaki elinle sütrenin üzerini temizle, çünkü atış aksı altta kaldığı için sütreden seken mermiyle kendini vurabilirsin.
şarjör değiştirirken kabzayı tutan elin değil kundağı tutan elin boşa çıkacak bunu unutma.
bir odaya girerken badinle beraber karşılıklı olarak girişin kendinize yakın tarafını sütre yapıp sıfırdan başlayıp genişleyen bir açıyla arpacık arkasından odayı gözle tarayarak gireceksiniz. eğer içeriye girme imkanı yoksa gaz atıp içerdekinin dışarı çıkmasını sağlayacaksın.
karanlıktan aydınlığa, aydınlıktan ise karanlığa geçişlerde gözlerin 1 saniyeliğine kör olacak bunun için girmeden ve çıkmadan bir sürprizle karşılaşmamak için 1 sn aydınlığa veya karanlığa bak.
hedefe ve arkadaşlarına komutların kısa net anlaşılır ve yüksek sesle olmak zorunda. açççç, yatttf, kalkkkk, dikkat silahhhh gibi.
temas sağlandığında hedef göğsünden hatta kalbinden vurulsa bile kan akışı sürdüğü için 20 sn boyunca bilinçli hareket etmeye devam edecek, 20 sn seni de hayattan koparabilecek çok uzun bir süre. o yüzden sinirsel akışı da kesmen gerekecek.
eğer üzerine bomba atıldıysa(ki bunu yuvarlanırkenki metalik tıkırtısından anlarsın) öncelikli olarak bombayla arandaki bir sütrenin arkasına saklan. eğer açıktaysan silahı hedeften ayırmayacak şekilde kendini sırt üstü yere at.
kendin veya bir başkası alt veya üst ekstremiteden yaralandığında turnike yap, turnike yapılamayacak bir yaraysa press yap, eğer açık karın, göğüs ve kafa yaralanması varsa organlar da dışarı çıkmışsa karga tulumba taşıma, bir kapı veya battaniyeyi sedye yap yaralıyı en az sarsacak şekilde taşı.
yaralı açıktaysa ve alamıyorsan bilinci açıksa karabinalı bir ip at kendine bağlasın ve çek, bilinci kapalıysa ve hedefi göremiyorsan sakın açığa çıkma.
meskun mahalden çıktıktan sonra ilk fırsatta fişek yatağının boş olduğundan emin ol.
bunlar bir çırpıda kavranılacak şeyler değil, psikomotor bir davranış haline gelip kas hafızasına işleyebilmesi için binlerce kez tekrar etmen gerekecek. kimsenin söylemesine gerek kalmadan zayıf yanlarını da güçlendirmeye çalış, kavrayamadıysan tekrar dene. ta ki her şeyi kusursuz icra edene kadar.
devamını gör...
3.
2.dünya savaşında stalingrad muharebesi bu muharebeye örnektir sonra fransa ve belçika içlerinde yaşanılan çatışmalar bu muharebenin en güzel örnekleri. çünkü bina vs bina sonra oda vs oda gibi ilerliyor savaş
devamını gör...