metroda çocuğuna yardım isteyen aşırı iyi diksiyonlu kişiler
başlık "echabrenef7091" tarafından 20.12.2025 17:51 tarihinde açılmıştır.
1.
genelde kadın olurlar. erkeklerin diksiyonu kötüdür bu olaylarda, daha şiveli ve keskin konuşur. kadınlar ise adeta navigasyon seslendirmesi gibi bir sesle girişirler bu işe. bak şimdi metroya biniyorsun ya hacı, kendine oturacak yer ediniyorsun, yoksa ayaktasın falan. işte o sırada herkes telefonuna, kitabına veya iç sesini barındıran o girift zihnine yönelmişken; ortam sessizken bir ses duyulur ve odak o sese kayar:
''lütfen bir dakikanızı bana ayırır mısınız, çocuğum kalp hastası, isterseniz hastane raporlarını göstereyim size, sizi rahatsız etmek istemiyorum...''
ablacığım, ablam, rahatsız etmek istemiyorsun ama ediyorsun takdir edersin ki :) olay tam olarak bilinçli taksire giriyor. bilme unsuru var, isteme unsuru yok lâkin fail (metroda çocuğuna yardım isteyen aşırı iyi diksiyonlu zat) hareketinin neticesini öngörebilir. öngörmese, yanlışlıkla gerçekleştirse basit taksir olacakken öngörme ve kaçınabilme unsuru senin metroda bizi rahatsız etmeni bilinçli taksir kusuruna itiyor bayan. bu da cezanı normalin 1/3'ü ila yarısı kadar artırır.
şaka şaka, biraz bilgiçlik taslamak istedim. ortada ne suç unsuru var, ne taksir veya kast. ne ceza var ne artırım :) konuya gelirsek; böyle ablalardaki bu aşırı iyi, kusursuz ve tekdüze ses nereden geliyor hep merak etmişimdir. maç spikerliğinden ana haber bülteni sunuculuğuna, yapay zekâ seslendirmesinden çağrı merkezi çalışanlığına kadar çoğu mesleği icra edebilirler gibi geliyor bana. yavaş yavaş konuşuyorlar. sindire sindire... adamı etkiliyorlar doğrusu.
bana bir metro yolculuğu söyleyin ki bu tarz çocuğuna yardım isteyen kadınlar kötü diksiyonlu olsun, hızlı konuşsun. söyleyemez, gösteremezsiniz. hepinizi matematikle, istatistikle, sosyolojiyle, hukukla yenerim. galibiyetimi bilgelik sanmayın, o kalabalık metrolara çok bindim :) tezimin arkasında tam bir milan skriniar gibi duruuşum kibrimden değil, garibanlığımdan gelmekte. binin metrolara, izban'a. binin ve görün o aşırı iyi diksiyonlu hipnotize edici kadını.
''lütfen bir dakikanızı bana ayırır mısınız, çocuğum kalp hastası, isterseniz hastane raporlarını göstereyim size, sizi rahatsız etmek istemiyorum...''
ablacığım, ablam, rahatsız etmek istemiyorsun ama ediyorsun takdir edersin ki :) olay tam olarak bilinçli taksire giriyor. bilme unsuru var, isteme unsuru yok lâkin fail (metroda çocuğuna yardım isteyen aşırı iyi diksiyonlu zat) hareketinin neticesini öngörebilir. öngörmese, yanlışlıkla gerçekleştirse basit taksir olacakken öngörme ve kaçınabilme unsuru senin metroda bizi rahatsız etmeni bilinçli taksir kusuruna itiyor bayan. bu da cezanı normalin 1/3'ü ila yarısı kadar artırır.
şaka şaka, biraz bilgiçlik taslamak istedim. ortada ne suç unsuru var, ne taksir veya kast. ne ceza var ne artırım :) konuya gelirsek; böyle ablalardaki bu aşırı iyi, kusursuz ve tekdüze ses nereden geliyor hep merak etmişimdir. maç spikerliğinden ana haber bülteni sunuculuğuna, yapay zekâ seslendirmesinden çağrı merkezi çalışanlığına kadar çoğu mesleği icra edebilirler gibi geliyor bana. yavaş yavaş konuşuyorlar. sindire sindire... adamı etkiliyorlar doğrusu.
bana bir metro yolculuğu söyleyin ki bu tarz çocuğuna yardım isteyen kadınlar kötü diksiyonlu olsun, hızlı konuşsun. söyleyemez, gösteremezsiniz. hepinizi matematikle, istatistikle, sosyolojiyle, hukukla yenerim. galibiyetimi bilgelik sanmayın, o kalabalık metrolara çok bindim :) tezimin arkasında tam bir milan skriniar gibi duruuşum kibrimden değil, garibanlığımdan gelmekte. binin metrolara, izban'a. binin ve görün o aşırı iyi diksiyonlu hipnotize edici kadını.
devamını gör...