echabrenef7091 yazar profili

echabrenef7091 kapak fotoğrafı
echabrenef7091 profil fotoğrafı
rozet
karma: 11445 tanım: 752 başlık: 322 takipçi: 53

son tanımları


kargocunun şaşkalozu bayburt'ta adres bulamazmış

yeni atasözü denemem. bu ilginç söz bu taşralaşmış sözlükte doğup çok daha kalabalık metropolleri andıran sosyal medya mecralarında büyüdükçe ben şarkının en coşkulu kısmını söyleme hazırlığındaki edip akbayram misâli iki elimi yanlara pergelleyerek açacağım ve gururlanacağım. öyledir ümidim.

başlığı okuyunca atasözünün anlamını az çok tahmin etmişsinizdir. şaşkaloz kargocu bir metafor, bir mecaz, bir canlandırma. yeni başladığı bir işte tecrübesizliğinin, acemiliğinin kurbanı olan ve günlük hayatında da tam bir saftirik gibi davranan, bu iki belirgin özellik birleşince de en basit işleri dahi hakkıyla yerine getiremeyen bir garibin hikâyesi bu atasözü. bayburt'u bilirsiniz. gitmeseniz de görmeseniz de o bayburt sizin bayburtunuzdur. işte bu bayburt çok da şaşırmayacağınız üzere küçücük bir yerdir. dolayısıyla içinde çok sayıda adres barındırmaz. size bayburt içinde herhangi bir adres verildiğinde o adresi bulma olasılığınız teorik olarak %10'dan fazlasına tekabül eder bence. çünkü hiçbir şey yok içinde. adres mi? adres ne arar la bayburt'ta?

sabırla bekliyorum. fenerlinin lig şampiyonluğunu, izmir'in karı, ismail abinin o gemiyi, babaların siyaset programlarını beklediği gibi keskin, hararetli ve doğum sancılıdır beklemelerim. bir gün atalaşacağım ve ürettiğim bu komik söz atasözü niteliğini kazanıp bir daha kaybetmeksizin yoluna devam edecek. bekliyorum ümitle...
devamını gör...

diren polatoğulları

son 2 projesinde istikrarlı bir şekilde şiveli bağırıyor. adeta son 20 yılını ptt 1. lig'de geçiren boluspor istikrarıyla. bir sonraki bağırma, psikopatlık yapma ve elini kolunu sağa sola oynatma projesini merakla bekliyorum.
devamını gör...

sevişmemek için söylenen yalanlar

ben temassız kullanıyorum hacıdayı
devamını gör...

tanımsal monologlar

voca.ro/1bk9TSzwxfXD

(5. bölüm)
(bölüm adı: döngü)
devamını gör...

10 ocak galatasaray fenerbahçe süper kupa maçı

44. dakikada levent mercan'ın şutunu günay'ın kurtarması üzerine annemin yorumu:

"tutmasaydı atıyordu."
devamını gör...

matteo guendouzi

kuyt havası aldım bu adamdan. golünü de attı. hem yüzü ve saçları çok sevimli hem de mücadeleci bir oyuncu. çok faydalı olacaktır bize. uzun yıllar oynasın inşallah. yalnız geriye attığı paslarda dikkatli olması lazım.
devamını gör...

tanımsal monologlar

vocaroo.com/1kCsslpErcsO

(4. bölüm)
(bölüm adı: kütüphane)
devamını gör...

gibi replikleri

sen sen ol, sen ol.
devamını gör...

üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver

5√3 veriyorum. bu da √25 ile √3'ün çarpımına tekabül edip √75 sonucunu verir. √75 sayısı 8 ile 9 arasında olmakla beraber 10 üzerinden hiç de az bir puan değildir. ilgili yazara özverili tavrı için teşekkür eder, başarı ve gelişimlerinin devamını dileriz.
devamını gör...

tek şarkısı dahi kötü olmayan şarkıcı

özgün derim buna ya. duygusal şarkıları ayrı güzel, yazın çıkardığı enerjik şarkılar ayrı güzel. anlamsız sözlere sahip ve kötü müzikal yapıya sahip bir şarkısını dahi hatırlamıyorum. türk popunun en özel isimlerinden.
devamını gör...

tanımsal monologlar

vocaroo.com/1dPsp9YKQI2x

(3. bölüm)
(bölüm adı: ot)
devamını gör...

şarkısına çok amatör klip çekilmiş iyi sesli şarkıcı

ara sıra youtube aracılığıyla dinlediğim müziklerde karşıma çıkan kişidir. bir şarkı çıkıyor meselâ önerilerde, bakıyorsun şarkının ismine ve söyleyenin ad soyadına. çok umut beslemesen de çeşitlilik olsun diye açıyorsun. kendine bir şey katacağına ve en azından bir şarkı daha dinlemiş olacağına ilişkin bir ümit içerisindesin. şarkı başlıyor.

başını dinliyorsun, tamam. nakarattan önceki köprüyü de dinliyorsun ve son derece sağlıklı bir bütün hâlinde şarkı. hele nakarat tam bir duygusal şölen. hem şarkıyı söyleyen kişinin sesi tam yerinde hem de şarkı yağ gibi akıyor. sen de başta beklentiyi az tuttuğun şarkı ve şarkıcının iyi çıkmasından kaynaklanan haklı bir sevinç yaşıyorsun. diyorsun ki ben bu şarkıyı ara ara dinlerim hacı, iyiymiş bu.

gel gör ki aynı zamanda klibe bakarken acıma duygusu, hüzün ve bir tutam utanç kaplıyor yüreğini inceden inceden. klip kötü şartlarda, yetersiz olanaklarla çekilmiş ve iyi sesli şarkıcımızın büyük ihtimalle kamera karşısına ilk kez çıkıyor oluşu onu kötü oyunculuk yapmaya, donukluğa itmiş. böyle bir elini kolunu nereye koyacağını bilememe, hareket etmeyi yeni öğreniyormuş gibi jestler sergileme, sözlerin duygusallığına göre üzülecek yerde gülme gibi garip davranışlar görüyorum bu insanların kliplerinde ve şarkıların güzelliğine, seslerinin netliğine ket vurabilecek nitelikte bu amatörlükler beni üzüyor.

buradan klip senaristlerine ve yönetmenlerine sesleniyorum. lütfen böylesine iyi şarkı ve şarkıcılarımıza, bu denli gür seslerimize daha profesyonel klipler çekelim ki ciddiye alınsınlar. amatörlüğün tadı iyidir ama kişiyi gördüğünden geri bırakır. siz gelin beni dinleyin, yazık etmeyin emeğe.
devamını gör...

borcum borçtur öderim hacı diyen borçlar hukuku profesörü

samimidir, candır. hem dersinde anlattıklarının gereğini yerine getirir hem de öğrencisiyle sağlam ve kopmaz bağ kurar. profesörlüğüne bakmayın. 11 yıllık abd ve 8 yıllık kanada geçmişini içeren akademik ve sosyal hayatına da... bizdendir o, kültürlerimiz özdeştir. el ense çeksen kendisi de cuma gününü bekleyip ''bugün cuma enseyi kapa ehehehe'' diye karşılık verecektir sanki. ya da tersleşip ''hayırdır gardaş?'' şeklinde bir ankarasal yaklaşım öne sürsek ciddileşip vereceği cevap bellidir onun da.

''hayırsa bize de ayır baboli!''

böyledir bu snop görünümlü halktan adamın, bu yüce borçlar hukukçusunun hâli. burger king'in büyük boy whopper hamburgerini kolayla hüp diye yer yemesine ama adabınca rica edersen seninle kol kola yürüyüp urfa lahmacununu 3 porsiyon gömmekten de kaçınmaz. ha, hesabı sana kilitler. neye istinaden? aranızda tam bir türkiye gibi gelişmekte olan dostluk ilişkisine istinaden. aranızda borcun ifa edilmesinin beklendiği bir borç ilişkisi doğar. sen ondan alacaklısın, o da sana borçludur.

ama borcu da borçtur hacı! öder yani sıkıntı yapma. dostane tavırlarınızı birbirinize karşı devam ettirin ve hiç ayrılmayın. yoluna yoldaş, garına gardaş, yurduna yurttaş eyle o sımsıcak borçlar hukuku profesörünü. bu zamanda hakiki, kıymetli dost ve dostluk edinmek kolay değil. buldun mu bırakma. hem hukuk biliyor olm adam, profesör olmuş kaç zaman çalışıp didinip. dava mava oldu mu çok bilgi verir sana, büyük dertten kurtarır. bir düşün bunları.
devamını gör...

tanımsal monologlar

vocaroo.com/1fIJtqwBtkkJ

(2. bölüm)
(bölüm adı: gitar)
devamını gör...

kafa topu oyununun isminin topçu kafalar olduğu aydınlık çağ

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

evet var böyle bir çağ. 2012'nin kasım veya aralık ayları. eski ve panjurlu evimizin küçük ama keyif veren çocuk odasındayım. yaşım da 12. o zamanlar yeni keşfediyorum bilgisayardaki kral oyun, oyun skor, rekor oyun gibi oyun sitelerini ve keşfettikçe bağımlısı oluyorum. ilgi alanlarımın en büyüğü futbol tabii, dalıyorum futbol oyunlarının damla damla barındığı okyanuslara. bir oyun keşfediyorum ki şu an deli gibi oynanagelen kafa topu'nun atası, ceddi. işte o oyunun adı topçu kafalar.

müziği bile eğlenceden ziyade garip bir ingiliz hüznü içeriyor. yağmurlu havada yapacak pek bir şeyin yokken bir bilgisayar oyunu açmak ve oynamak istesen bu topçu kafalar olurdu sanki. kafa topu; müziğiyle, grafikleriyle, temposuyla ispanyolca konuşulan bir kumsalın neşesini yansıtırken topçu kafalar'da 2000'lerin sonu ve 2010'ların başına içkin bir hüzün ve nahiflik var. eskiye özlem midir bilmem fakat nostalji yaşamak isteyen ve zaman makinesiyle 15-20 yıl öncesine ışınlanmak için can atanların kalbinde ve hafızasında bu güzel versiyon mutlaka yer edinmeli.

ingiliz takımlarını bu oyunda tanıdım ben. chelsea, sunderland, everton, blackburn gibi takım isimleri ilk kez bu oyunda göründü gözüme. ilk oynadığımda sezona 7-0'lık galibiyetle başlayıp sonra peş peşe kaybettiğimi ve sezonu küme düşerek bitirdiğimi hatırlıyorum. bu oyunda euro 2012 de vardı ve adını hatırlamadığım bir ülkeyle bu turnuvada oynayıp ilk maçı farklı kaybetmiş, sonrasında 2 maçı kazanıp 6 puana ulaşsam da diğer 2 takım da 6 puanda olduğu için ve averajları benden yüksek olduğu için elenmiştim. bu oyunla ilgili en akılda kalıcı anılarım bunlar. beni o zamanların yağmurlarında yıkasınlar. adını yeni koyduğum o ingiliz hüznüyle...
devamını gör...

coup de grace ile merhamet vuruşu

açtığı başlıklara ve mizahına göre karar verirsem mebus paltosu diyorum. keşke geri gelip yine yazsa. sırf başlıklarıyla bile güldürüyor insanı.
devamını gör...

metroda çocuğuna yardım isteyen aşırı iyi diksiyonlu kişiler

genelde kadın olurlar. erkeklerin diksiyonu kötüdür bu olaylarda, daha şiveli ve keskin konuşur. kadınlar ise adeta navigasyon seslendirmesi gibi bir sesle girişirler bu işe. bak şimdi metroya biniyorsun ya hacı, kendine oturacak yer ediniyorsun, yoksa ayaktasın falan. işte o sırada herkes telefonuna, kitabına veya iç sesini barındıran o girift zihnine yönelmişken; ortam sessizken bir ses duyulur ve odak o sese kayar:

''lütfen bir dakikanızı bana ayırır mısınız, çocuğum kalp hastası, isterseniz hastane raporlarını göstereyim size, sizi rahatsız etmek istemiyorum...''

ablacığım, ablam, rahatsız etmek istemiyorsun ama ediyorsun takdir edersin ki :) olay tam olarak bilinçli taksire giriyor. bilme unsuru var, isteme unsuru yok lâkin fail (metroda çocuğuna yardım isteyen aşırı iyi diksiyonlu zat) hareketinin neticesini öngörebilir. öngörmese, yanlışlıkla gerçekleştirse basit taksir olacakken öngörme ve kaçınabilme unsuru senin metroda bizi rahatsız etmeni bilinçli taksir kusuruna itiyor bayan. bu da cezanı normalin 1/3'ü ila yarısı kadar artırır.

şaka şaka, biraz bilgiçlik taslamak istedim. ortada ne suç unsuru var, ne taksir veya kast. ne ceza var ne artırım :) konuya gelirsek; böyle ablalardaki bu aşırı iyi, kusursuz ve tekdüze ses nereden geliyor hep merak etmişimdir. maç spikerliğinden ana haber bülteni sunuculuğuna, yapay zekâ seslendirmesinden çağrı merkezi çalışanlığına kadar çoğu mesleği icra edebilirler gibi geliyor bana. yavaş yavaş konuşuyorlar. sindire sindire... adamı etkiliyorlar doğrusu.

bana bir metro yolculuğu söyleyin ki bu tarz çocuğuna yardım isteyen kadınlar kötü diksiyonlu olsun, hızlı konuşsun. söyleyemez, gösteremezsiniz. hepinizi matematikle, istatistikle, sosyolojiyle, hukukla yenerim. galibiyetimi bilgelik sanmayın, o kalabalık metrolara çok bindim :) tezimin arkasında tam bir milan skriniar gibi duruuşum kibrimden değil, garibanlığımdan gelmekte. binin metrolara, izban'a. binin ve görün o aşırı iyi diksiyonlu hipnotize edici kadını.
devamını gör...

tanımsal monologlar

vocaroo.com/1iFYv5boUT7n

(1. bölüm)
(bölüm adı: göbek)
devamını gör...

sıcak çay soğuyana dek bardağı ağzına götürür gibi yapmak

var böyle bir şey. aralık ayı gelip çatmışken, soğukların etkisinde bir iç sıcaklığı ararken ve etrafta o an yüce gönüllü bir sıcak leblebi ikramcısı bulunmazken çay arar gözlerin. bir yerde ikramlık çay olsun, karton bardağa doldurup doldurup içelim ve ısınalım niyeti hâkimdir yüreklere. en yakındaki çay ocağına gidip çayını alırsın ve oturup ya dostlarınla ya da huzurlu bir yalnızlıkla içme amacındasındır çayını.

ne var ki içemezsin. içilmez o çay. en azından ilk 4-5 dakika... sıcaklığı güneşin merkezi seviyesindedir çünkü. içmeye kalkarsan ağzın öylesine yanar ki dilindeki bütün tat reseptörleri kalıcı hasara uğrar ve yediğinden de tat alamazsın artık hayattan da. bu da seni o çayı ilk dakikalarda içmemeye iter. fakat o karton bardağı tam bir safalak gibi dakikalarca elinde tutup hem elini yakmayı hem de komedi görünmeyi istemezsin. kim ister ki? sen de bunun için dahiyane bir çözüm üretirsin. evet, o çay soğuyana dek ara sıra bardağı ağzına götürmek suretiyle çayı içer gibi yaparsın ve yaşadığın küçük sorunlar bütününden kaynaklanan iç sıkıntın yerini çözülmüş sorunların mutluluğuna ve huzuruna bırakır.

yalancılık ve sahtekârlık da içerir bu tiyatral hareket, bilirim. mutlu ve sorunsuz rolü yaptırır adama. ellerin yanıyorken ve büyük hayallerle çay ocağından aldığın çayını doya doya içemezken karşı taraf bardağın içini görmedikçe seni çayını içen, kendi hâlinde mutlu mesut yaşayan bir göbelek sanır. gerçekçi bir içilemezlik, yalancı bir içiyormuş gibi yapmaya yeğdir aslında. ama o ateş gibi çayın önce ellere, sonra tüm vücuda yan etkileri hasebiyle sağlıklı düşünemez insan. usûlünce çay dahi içemez. siz siz olun, su için. ılık ılık dikersiniz kafaya, rol yapıp şirin görünme derdi olmaz.
devamını gör...

14 aralık 2025 trabzonspor beşiktaş maçı

ilk yarısı manyak maç olurken ikinci yarısı ilk yarı kadar olmasa da güzel bir karşılaşma oluyor. böyle derbiler lazım. fakat iki takımın da hem oyuncu formaları hem de kaleci formaları açık renkte olduğu için formalar birbirinden basitçe ayırt edilemiyor. buna dikkat etmeleri gerekirdi. onun haricinde mis gibi maç.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim