1950'li yillarla birlikte abd tarafindan adeta turkiye'ye ittirilen alisilagelmisin disinda bir yonetim biciminin, boyle bir guce hazir olmayan gayri mucehhez bir toplumu zamanla felakete suruklemesi ihtimali.

kolay kandirilabilen avam + onun icinden cikma ve yansimasi olan kolay kandiran siyasetci + vasata razi gelen toplum icin uygulanan populist politikalar
= demokrasi soleni (!)

boyle bir denklemden soz etmek mumkun olabilir mi?
devamını gör...
en kotu yonetim seklinin demokrasi olmasindan kaynaklanmaktadir. demokrasinin cok temel problemleri vardir ve bunun bir kismini ulkemizde de gormekteyiz. yasama, yurutme, yargi ve basin'i elinize gecirdiginizde istediginiz gibi at kosturabildiginiz bir duzen kurabiliyorsunuz.

ancak demokrasinin en buyuk defosu belki de uzun sureli planlamaya el vermemesidir. ıktidari kazanan siyasi partiler ve liderler, aslinda kendilerine verilen yetki sadece 4-5 yilliktir. bu surenin sonucunda tekrar secim yapilmasi gerekecegi icin minimum zamanda maksimum etkiyi yapacak siyasi hamleler yapmalari gerekmektedir. bu da uzun sureli yapisal degisimleri yapmanin imkansizlasmasina sebep olmaktadir.

ornegin cok uzun yillar ulkemizde her yil ya da 2 yilda bir secimler oldu. cumhurbaskanligi, basbakanlik, belediye secimleri, referandumlar derken turk halkinin cok sik sekilde secimlere gittigi bir donem oldu. buralarda derinlemesine dusunulmus, planlanmis hamleler yerine anlik cozumlere gidildi. hatta gunumuzdeki enflasyon ortaminin sebebi de o zaman pembe tablo cizilmek icin dusuk gosterilen faizlerdi.

peki demokrasi yerine bir kral yonetimi olsaydi? muhtemelen halki umursamayacagi icin durum cok farkli olmayacakti ancak meseleyi suradan ele alabiliriz, secilme kaygisi gutmeden reformlar yapilabilir olabilirdi. en azindan ulkenin topragin bir sahibi olabilir, meclise bunlarin hesabini sorabilirdi. kralice elizabeth hayatini kaybettiginde ingiliz halkinin kendisine olan sevgisini ve sukranalrini yansitma sebebi de bu yuzdendi. hukumetlere karsi halkin sesi olabilmeyi basarmasiydi.
devamını gör...
ülkesine göre değişen durum biraz. bir fransız için en azından eskiden demokrasiden başka bir yönetim biçimi düşünülemezdi. bugün artan milliyetçi akımlardan dolayı çok isteyip istrmediklerinden emin değilim.

zamanın ruhu olarak ise demokrasi artık revize edilmesi gereken bir kavram gibi duruyor. yüz yıl önce tasarlanan demokrasi ile bugün yaşanan demokrasi aynı şey değil. özellikle demokrasinin dördüncü ayağı olan medya kimin elindeyse güç onun elinde oluyor.

diğer yandan bir fransızın demokrasiye sahip çıkma şekli ile bir türkün demokrasiye sahip çıkma şekli aynı değil. bu anlamda fransızlar bizden daha milliyetçi. onlardaki tarihi süreç ile bizdeki tarihi süreç aynı değil. onlar demokrasiyi istedi, bunun için bir savaş verdi, kan döktü. bizde ise ülkenin yeniden kuruluşu akabinde bir revize olarak geldi. belki binlerce yıllık devlet baba/padişah kültürünü yüzyılda üzerinden atmak kolay değil.

gelinen noktada ulkeyi yönetmeye aday olacak kişilerin fırsat eşitliğinden bahsetmek mümkün değil. belli bir sermayeyi bulundurmayan hiç kimse ülkeyi yönetmeye aday olamıyor. zaten demokrasi deyince tek bir kişinin seçiminden bahsetmek bile (algının bu yönde olması) demokrasiyi sindiremediğimizin bir kanıtı.

demokrasi en iyi yönetim biçimimidir bilinmez ama bana göre kötünün iyisidir. demokrasi deyince salt bir kişinin seçilip başa geçmesi şeklinde düşünmek yanlış olur. yasama, yürütme, yargı, medya, azınlıkların da hakkının korunması, ülkenin yüksek bir yüzdesinin mutabık olduğu doktrinler, toplumsal sözleşme gibi birçok faktörü var arka planda. pratikte kor topal ilerlediği doğrudur. ama hangi sistem yüzde yüz verimli olmuş ki demokrasi yüzde yüz verimli olsun. bu yüzden 100 yıl öncesinin ezberlerinden sıyrılıp revize edilmesi gerekli fakat bunu yapmak hiç kolay değil. asıl sorun bu. özellikle başkanlık sistemine geçtiğimiz şu dönemde revizeden ziyade başka dinamiklere ihtiyaç olduğu çok açık.
devamını gör...
sorun şu ki, kötü örnekler gerçekten birer demokrasi mi. onlara dair olumsuzluklar demokrasi düşüncesine dair eksikler mi.. çünkü demokrasi, bir şekilde gerçekten varsa, kötü seçimlerin sonuçları da bir başka seçimle değiştirilebilir.. değiştirilmesi gerekir.
kuşkusuz ki toplumsal tarih, kültür, geleneklere bağlı olarak, demokrasiler de ona göre biçimlenir ve benimsenirler.
bir başka nokta da, demokrasilerin kendisini koruyacak kalıcı kontrol ve denetim mekanizmaları ile birlikte olabildiğinde ancak demokrasiden sözedilebileceğidir. aksi halde katılım yüzdesi ne olursa olsun seçimler demokrasi getirmez de götürmez de..
işte ingiltere monarşik bir kraliyet, iran da sözümona bir cumhuriyet. hangisinde bir parlamento olduğunu söyleyebiliriz.
çin sözümona komünist bir ülke, norveç sosyalist bile değil. hangisinde işçiler daha iyi konumdalar.
devamını gör...
demokrasi gerici bi sistemdir
devamını gör...
tuzaktan ziyade ülkemiz örneğinde olduğu gibi demokrasi kendi kendini de imha edebilmektedir. başka bir deyişle demokrasinin çıkmaza girme halidir.
maalesef buna bir çözüm de şuan görünmüyor. misal, genel oy ilkesini budasak yani yaş ve eğitim düzeyi kısıtlaması getirsek, bu seferde toplumdaki uçurumları daha ha arttırıp "genç ve eğitimli" bir oligarşiye dönme riskimiz var.
sanırım hantal çoğulcu demokrasilerin bu yüzden modası geçiyor ve her yerde "tek adamlı" rejimler ürüyor.
devamını gör...
degerli gorusleriniz icin tesekkurler. soyle bir detaydan da bahsetmekte fayda var. antik caglardaki demokrasilerde, kolelerin ve kadinlarin oy kullanma hakki yoktu.

bugun itibariyle fiziksel kolelik kalkmis olsa da zihinsel kolelik (dusuk farkindalik, uyku hali) muhtemelen daha once gorulmemis bicimde ust seviyelerde ve bu da antik donemdeki sistemin daha dogru bir sekilde uygulandigini gosteriyor olabilir.

suphesiz kucumsedigimiz eski adamlar, koleligin kaldirilmasina isyan edecek ilk zumrenin yine koleler olacagini biliyordu ve bugunun aksine, yanlis secimlere gebe bir sistem yaratacaklari endisesiyle onlari bu ise hic karistirmadilar.
devamını gör...
milletten şamar yiyen beyaz türklerin beyinlerini yakan soru. kanka madem kolay kandırılabiliyor, bir makarna bir kömüre tav oluyor, allah kitap deyince dibi düşüyor aha meydan kanka. sen de dene. 20 senedir aynı terane. hatta 23 sene. hani aynşıtaynın bir sözü var. buraya yazıp da rencide etmek istemiyorum. isteyen gugıla sorabilir.
devamını gör...
platonun cevabını seneler önce verdiği soru.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
birçok diktatör demokrasiyle iktidara gelmiştir ancak sonrasında demokrasiyi askıya almıştır. genelde bu diktatörler halkın cahil kesimini kolaylıkla manipüle ederek iktidara gelmiştir. demokrasi bana göre bu sebeple mevcut haliyle berbat bir yönetim sistemidir. oy kullanmak için bazı basit kriterler olması gerektiğini düşünüyorum. en azından basit matematik bilmeyen, basit tarih sorularını bilmeyen, basit türkçe dil bilgisi bilmeyen insanlar türkiye'de oy kullanamamalı.
devamını gör...
beyaz türkleri üzen ihtimal.
abi geçin bu cahil halk muhabbetini ya gerçekten çok sıkıcısınız. kanka bizim halkla kan uyuşmazlığımız var o yüzden bize oy vermiyorlar diyeceksiniz. acı gerçekle yüzleşeceksiniz. yoksa böyle 23 sene olduğu gibi daha çoook kendiniz çalıp kendiniz oynarsınız. yani ne kadar komik gözüktüğünüzü bi bilseniz. ah bi bilseniz.
devamını gör...
halkla kan uyuşmazlığı mı ? hangi halkla, 23-50 arası milliyetçi, 50 80 arası zaman zaman sol , 80 - 2000 arası sağ, şimdiki tarif edilemeyen şekilde. kan uyuşmazlığı falan yok, halkı kör edersen halk göremez. ne demişler,;

"verme parayı biat etsin, verme yemeği kıyam etsin."
devamını gör...
burada tuzak, demokrasi değildir. eğer zübüklerin dalaverelerini 'polisin yanındayız/devletin yanındayız' ya da 'müslümanız' soslu palavralarla birlikte yemezseniz, hukukun üstünlüğü ile tıkır tıkır işleyen bir sistemdir. halkın haklı protestoları hep bir şekilde bastırılıyorsa, sokak eylemleri kriminalize ediliyorsa bu demokrasi değildir.
tarikatler köle efendi sistemini savunur, o yüzden demokrasiyi karalar. yaşadığınız acıların sebebi demokrasi değil, tarikatlerin manipülasyonlarla köleciliğe devam etmeye çalışmasıdır.
devamını gör...
rakibini yargı üzerinden yenmek 'muktedir' için ahlaksızlıktır

ama kazanmak için her şey mübah diye öğrettiyse ebeveynleri

nasıl olcak bu işler?fransız örneği yeni yaşandı burada
devamını gör...
demokrasiyi abd ittirmemiştir. çok partili demokrasiyi genel kurmay başkanı mareşal fevzi çakmak ittirmiştir.
atatürk'ün ölümünden celal bayarı sorumlu tutan çakmak, celal bayarı kovalayıp ismet inönüyü başbakanlığa koymuştur.
1945te rauf orbay çok partili sisteme bakışını sormak için fevzi cakmak'ı ziyaret eder. fevzi paşa sinir küpüdür. ismet'i oraya ben koydum, ben defedeceğim der.
aralarında geçen muhabbet nedir yazan kitap görmedim. öte yandan bir ara ismet paşa fevzi paşaya emekliliğinin geldiğine ilişkin yazı yollar. fevzi paşa benim emekliliğim seni ordan kovalayınca gelecek der.

hatırladığım kadarıyla hikaye böyle amerika falan doğru değil. fevzi çakmak çok partili sistemi ismet paşanın sanayi düşmanlığı ve ataleti yüzünden kovalamanın bi yöntemi olarak gördü.
türkiye bu yüzden çok partili demokrasiye geçti.
devamını gör...
seçim kazanmak için politikacılar uzun vadeli çözümler yerine etkisiz politikalar üretir
medya ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyu kolayca yönlendirilir. manipülasyon.
seçimle gelen hükümetler, popüler olmak adına gereksiz harcamalar yaparak ülke ekonomisini zor duruma sokar
vergi toplamak konusunda da adaletsizlik.
tabii bu geri kalmış ülkelerde ki demokrasi…
devamını gör...
demokrasi tuzaksa antidemokratik ülkeler neden sefil durumda? demokratik yunanistan 30 sene önce türkiye'den her anlamda çok daha sefil bir ülkeyken son 20 senede ekonomik ve askeri olarak türkiye'yi geçti. rusya'nın haline bakın ve ardından polonya'ya bakın.
devamını gör...
#3484770
demokrasinin abd baskisiyla bu ulkeye gelmedigini soylemek dogru olmaz.

2. dunya savasi'ndan muzaffer cikan abd, savas sonrasi yardimlardaki amacin, bu memleketlerde demokrasiyi yerlestirmek oldugunu acikca ifade etmistir. ote yandan, turkiye ile saldirmazlik antlasmasini yenilemeyen ve daha agresif politikalar izleyen sscb de turkiye'nin bir taraf secmesi zorunlulugunu dogurarak demokrasiye gecis surecini hizlandirmistir.

kisisel kanaatim, abd'nin o donemde tarihe ve felsefeye tam anlamiyla hakim olusundan dolayi, bu tarz tepeden inme donusumleri ve onlarin ileriye donuk projeksiyonlarini cok net tespit edebilmesi. belli ki esek ve altin semer kissasindaki basrol oyuncularini da iyi taniyorlar ve havuclari da her daim hazir.

kendimize sormamiz gereken bariz bir soru mevcut. neden at yetistirmek yerine esekte israr ediyoruz? belki de tum mesele budur.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"modern demokrasinin tuzak olma ihtimali" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim