1.
ukde sahibi; armysuzy
morita terapisi, 20. yüzyılın başlarında japon psikiyatrist shoma morita tarafından geliştirilen, özellikle anksiyete bozuklukları, obsesif düşünceler ve psikosomatik hastalıklar gibi durumlara yönelik bir psikoterapi yaklaşımıdır. japon zen felsefesinden ilham alan bu terapi, batı’daki klasik psikoterapi anlayışlarından farklı olarak duyguları değiştirmeye değil, onlarla birlikte yaşamayı öğrenmeye odaklanır.
morita terapisine göre, insanların acı veren düşünceleri ya da duyguları bastırmaya çalışması, bu duyguların daha da güçlenmesine neden olur. terapinin temel prensibi, bu içsel deneyimlerle savaşmadan, onları kabullenip eyleme odaklanarak yaşamı sürdürmektir. yani “nasıl hissettiğin değil, ne yaptığın önemlidir” anlayışı hâkimdir.
bu terapi dört aşamalı bir süreçten oluşur: başlangıçta kişinin dinlenmeye ve iç gözleme çekildiği bir izolasyon süreci, ardından basit fiziksel görevlerle yeniden hayata katılım, daha sonra karmaşık sosyal sorumlulukların üstlenilmesi, en son olarak da bireyin hayatla yeniden anlamlı bir bağ kurması hedeflenir.
morita terapisi, kişinin hissettiği kaygıyı "düşman" gibi görmez. bunun yerine, duyguların gelip geçici doğasını kabul eder ve kişinin değerleri doğrultusunda harekete geçmesini destekler. bu yönüyle hem zen felsefesiyle uyumlu hem de çağdaş “farkındalık temelli” yaklaşımlarla benzerlik gösteren bir terapidir. özellikle doğu kültürüne özgü bir yaşam anlayışını temel alması, onu batılı terapi yöntemlerinden ayıran özgün bir yön kazandırır.
kaynak;
buradan
buradan 2
videolu kaynak için ise buradan
morita terapisi, 20. yüzyılın başlarında japon psikiyatrist shoma morita tarafından geliştirilen, özellikle anksiyete bozuklukları, obsesif düşünceler ve psikosomatik hastalıklar gibi durumlara yönelik bir psikoterapi yaklaşımıdır. japon zen felsefesinden ilham alan bu terapi, batı’daki klasik psikoterapi anlayışlarından farklı olarak duyguları değiştirmeye değil, onlarla birlikte yaşamayı öğrenmeye odaklanır.
morita terapisine göre, insanların acı veren düşünceleri ya da duyguları bastırmaya çalışması, bu duyguların daha da güçlenmesine neden olur. terapinin temel prensibi, bu içsel deneyimlerle savaşmadan, onları kabullenip eyleme odaklanarak yaşamı sürdürmektir. yani “nasıl hissettiğin değil, ne yaptığın önemlidir” anlayışı hâkimdir.
bu terapi dört aşamalı bir süreçten oluşur: başlangıçta kişinin dinlenmeye ve iç gözleme çekildiği bir izolasyon süreci, ardından basit fiziksel görevlerle yeniden hayata katılım, daha sonra karmaşık sosyal sorumlulukların üstlenilmesi, en son olarak da bireyin hayatla yeniden anlamlı bir bağ kurması hedeflenir.
morita terapisi, kişinin hissettiği kaygıyı "düşman" gibi görmez. bunun yerine, duyguların gelip geçici doğasını kabul eder ve kişinin değerleri doğrultusunda harekete geçmesini destekler. bu yönüyle hem zen felsefesiyle uyumlu hem de çağdaş “farkındalık temelli” yaklaşımlarla benzerlik gösteren bir terapidir. özellikle doğu kültürüne özgü bir yaşam anlayışını temel alması, onu batılı terapi yöntemlerinden ayıran özgün bir yön kazandırır.
kaynak;
buradan
buradan 2
videolu kaynak için ise buradan
devamını gör...