adamı derinden çökerten, üzen bir olaydır. birinin dertten kederden içi içini yiyene kadar muşmula yemesinin ve kuşkuyla etrafını seyretmesinin anlatıldığı bir eylemdir. kahramanımız muş'tayken kulaklığını takar ve "burası muş'tur, yolu yokuştur, giden gelmiyor, acep ne iştir?" türküsünü dinlemeye başlar.

o kadar uzun süre dinler ki burası artık muş değildir. bingöl'dür, kayseri'dir, konya'dır, antalya'dır. en nihayetinde de muğla'dır. böylesine uzun bir yolu ne kitap okuyarak geçirir adam ne de otobüsün o dandik minik televizyonunu açıp maskeli beşler kıbrıs izler. popkek yemez, muşmulası yeter ona. poşetinden çıkarır bir miktar muşmulayı ve haşır huşur yer. ikram eder. ikramı reddedilir ve ona da dertlenir.

muş muğla otobüsünde kuşkuyla haşır huşur muşmula yiyen bu müşkül adam muğla'yı şöyle deniziyle ormanıyla gezerse rahata erecektir. orası rahat ettirir insanı. sakinliği ve doğası ile başka bir gezegendir adeta. orada da şüphesi dönmezse bu adamın, kazsın toprağı derin derin de girsin içine. orada düşünür artık derin derin. bizim de ruhumuzu köreltmez. üç günlük dünyada böylesine düşünecek ne vardı, kuşkuyla beş vakit muşmula tüketmeye ne hâcetti ey adam?
devamını gör...
tem otoyolunda muz yemek gibidir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"muş muğla otobüsünde kuşkuyla muşmula yemek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim