1.
köftehorlar merhaba uzun zamandan sonra yine bir anime karakteri üzerinden asla okumayacağınız bir neden seviyorum yazısı ile geliyorum, doparlanın şimdi biraz acı çekmenin birleştirici idealini sahiplenen bir önder tanıyacağız.

nagato abimizin hikayesini anlatmak istemiyorum çünkü spoiler. mantıklı geldi dimi ?
felsefesine değineceğim.
sözde kötü bir karakter olarak karşımıza çıkan pain karakteri naruto evreni içerisinde kötü bir karakter değil aslında sadece anlaşılamamış bir düşünür ve güç merkezi.
''gerçek barışı ancak ortak acı yaratır''
pain karakterinin öz düşüncesi budur.
naruto dünyasında herkes barıştan bahsediyor ama hiç kimse barış için eşit bedel ödemiyor. köyler güçlüyken ''barış'' birisi güç kaybedince ''saldır'' oluyor biliyorum bir yerden tanıdık geldi.
sistem çarpık ve dünya kaos dolu pain ise bu kaos içinde ''barış'' diye ağlayanların aksine bir fikir ile ortaya çıkıyor, bir sistem ve çözüm sunuyor ''mutlak acı''
mutlak acı bir dengeleyici güç herkesi eşitleyen tek gerçek deneyim. sevgi bile ayrım yaratırken acı herkese eşittir. bu yüzden
“dünyaya bir kez gerçek acı yaşatırsam, insanlar savaşmayı unutacak”
ve aslında ironik olan şu: haksız değil aksine yalın bir gerçek bu yüzden pain animede yenilmiyor. fikir olarak asla yenilemiyor, kendisi barışı getireceğine inandığı için naruto'ya inanıp onun barışı getirmesine izin veriyor.

nagato abimizin hikayesini anlatmak istemiyorum çünkü spoiler. mantıklı geldi dimi ?
felsefesine değineceğim.
sözde kötü bir karakter olarak karşımıza çıkan pain karakteri naruto evreni içerisinde kötü bir karakter değil aslında sadece anlaşılamamış bir düşünür ve güç merkezi.
''gerçek barışı ancak ortak acı yaratır''
naruto dünyasında herkes barıştan bahsediyor ama hiç kimse barış için eşit bedel ödemiyor. köyler güçlüyken ''barış'' birisi güç kaybedince ''saldır'' oluyor biliyorum bir yerden tanıdık geldi.
sistem çarpık ve dünya kaos dolu pain ise bu kaos içinde ''barış'' diye ağlayanların aksine bir fikir ile ortaya çıkıyor, bir sistem ve çözüm sunuyor ''mutlak acı''
mutlak acı bir dengeleyici güç herkesi eşitleyen tek gerçek deneyim. sevgi bile ayrım yaratırken acı herkese eşittir. bu yüzden
“dünyaya bir kez gerçek acı yaşatırsam, insanlar savaşmayı unutacak”
ve aslında ironik olan şu: haksız değil aksine yalın bir gerçek bu yüzden pain animede yenilmiyor. fikir olarak asla yenilemiyor, kendisi barışı getireceğine inandığı için naruto'ya inanıp onun barışı getirmesine izin veriyor.
devamını gör...
2.
mal mıdır nedir bu da.
gitti, hırsından onu ölümden kurtarıp tüm bildiklerini kendisine anlatan öğretmenini öldürdü.
ama konoha’yı düşüreceği esnada bir çocuğun iki tatlı sözüne tav olup iyi bir insana dönüştü.
gitti, hırsından onu ölümden kurtarıp tüm bildiklerini kendisine anlatan öğretmenini öldürdü.
ama konoha’yı düşüreceği esnada bir çocuğun iki tatlı sözüne tav olup iyi bir insana dönüştü.
devamını gör...
3.
jiraiya sebebiyle kendisine kırgın olsam da yine de bir düşünce sistemi kurup seride ayrı bir alan açtığı için sevilen naruto karakteri.
kendi travmatik çocukluk ve gençlik deneyimleri sebebiyle dünyadaki savaşı ve acıyı sona erdirmek gibi bir ideali olsa da bunu, kendisini ve fikirlerini tanrısal bir yerden görerek yapma isteği yüzünden pek sevemiyorum.
barışa ulaşmak için herkesin acıyı anlaması gerektiği düşüncesi bana çarpık geliyor. daha büyük bir iyilik için kolektif bir fedakarlık istemesi daha doğrusu kendince savunduğu böyle bir iyilik için zarar vermeyi haklı çıkaran faydacı bir yerden bakmasından hoşlanamıyorum. faydacı doğru sözcük kullanımı mı emin olamadım ama "en büyük acıyı ver ki daha büyük acılar olmasın" mantığı işte.
acıya dair felsefesi de sadece korku üzerine kurulu.* acıcılık/dolorizm gibi acının insanı ruhsal bir olgunluğa ulaştırabileceğini değil; tamamen diğer insanların yaşadığı acıyı anlayarak(zorla) hareket alanını kısıtlayacak bir yerden görüyor ama buradaki hatası da bence her insanı aynı olarak değerlendirmesi. herkesin acı yaşadığında acı yaşamış biriyle empati kuracağına inanması... halbuki bambaşka tepkiler de ortaya çıkabilir. empati de doğabilir, agresyon da, kayıtsızlık da... ama bunlar tabi ki çok önemli değil çünkü kendi düşüncesiyle dünyanın daha iyi bir yer olacağına inanıyor sonuçta.
günün sonunda bayrağı naruto'ya verdi mi verdi.
havalı antagonistlerden.
kendi travmatik çocukluk ve gençlik deneyimleri sebebiyle dünyadaki savaşı ve acıyı sona erdirmek gibi bir ideali olsa da bunu, kendisini ve fikirlerini tanrısal bir yerden görerek yapma isteği yüzünden pek sevemiyorum.
barışa ulaşmak için herkesin acıyı anlaması gerektiği düşüncesi bana çarpık geliyor. daha büyük bir iyilik için kolektif bir fedakarlık istemesi daha doğrusu kendince savunduğu böyle bir iyilik için zarar vermeyi haklı çıkaran faydacı bir yerden bakmasından hoşlanamıyorum. faydacı doğru sözcük kullanımı mı emin olamadım ama "en büyük acıyı ver ki daha büyük acılar olmasın" mantığı işte.
acıya dair felsefesi de sadece korku üzerine kurulu.* acıcılık/dolorizm gibi acının insanı ruhsal bir olgunluğa ulaştırabileceğini değil; tamamen diğer insanların yaşadığı acıyı anlayarak(zorla) hareket alanını kısıtlayacak bir yerden görüyor ama buradaki hatası da bence her insanı aynı olarak değerlendirmesi. herkesin acı yaşadığında acı yaşamış biriyle empati kuracağına inanması... halbuki bambaşka tepkiler de ortaya çıkabilir. empati de doğabilir, agresyon da, kayıtsızlık da... ama bunlar tabi ki çok önemli değil çünkü kendi düşüncesiyle dünyanın daha iyi bir yer olacağına inanıyor sonuçta.
günün sonunda bayrağı naruto'ya verdi mi verdi.
havalı antagonistlerden.
devamını gör...