nereye baksam zengin kocam sorunsalı
başlık "sonkullanmatarihçisi" tarafından 27.04.2025 15:46 tarihinde açılmıştır.
1.
radyodaki konuşmacının kulağıma takılan bu sözleri, bir insani dramı tanımlamaktadır.
bunun sorun olduğunu anlamam için önce zengin olmam gerekti. varsıllaşınca anladım ki; hayatıma giren insanların baktığı her yerde beni görmesi güzel bir şey değil. hatta insan haklarına aykırı bile olabilir. ben memur çocuğuydum, alçak gönüllü olmak bizim gibilere zorbalayarak öğretilir. şimdi de bu özgeçmişle yaşamak zorundayım.
farkında olmadan üstüne düşündüğümüz, bilincin bir kenarında dışarı çıkmayı bekleyen, 'üçü birarada' benzeri görüşlerimiz vardır. onlardan biri, eski sevgiliyle pillow-talk* esnasında bir anda dilimden sese dönüşmüştü.
esra; ileride ev alma amacına yönelik para biriktirme çabasından söz ediyordu. bir andan dilimden döküldü cümle: ''bunu kocan düşünmeli, bence hiç kendini sıkma para biriktirmek için, harcamanın tadını çıkar''. ankara'nın tahran caddesinde ki işbankası evlerinde bir kiracı insan* olarak neremden çıkardım sa; alçı kalıbı gibi ortaya koymuştum cümleyi.
çok yıllar geçti üstünden. şimdi tripleksimin bahçesinde bunları yazarken, geçmişimin bu yargısının ne kadar da kibir ve nobranlık koktuğunu utançla farkediyorum.
esra burada olsa ve bana o sözümü hatırlatsa, güler miydik sinirlenir miydik? gözlemim o dur ki; haklı değildim. her yaptığında, her giydiğinde, her yediğinde 'kocam da kocam'' demesini istemem hiç bir insanın. değil ki esra'nın… sevgilim haklıydı, birikim yapmalıydı, krediyle 'nohut sofa' bir taşınmazı edinmeliydi. kocasının evinde bile otursa, kira gelirini içine sindirerek yiyebilmeliydi.
ez cümle; ''nereye baksam zengin kocam'' bir övünç pozisyonu değil bir drama dizisi adı dır.
bunun sorun olduğunu anlamam için önce zengin olmam gerekti. varsıllaşınca anladım ki; hayatıma giren insanların baktığı her yerde beni görmesi güzel bir şey değil. hatta insan haklarına aykırı bile olabilir. ben memur çocuğuydum, alçak gönüllü olmak bizim gibilere zorbalayarak öğretilir. şimdi de bu özgeçmişle yaşamak zorundayım.
farkında olmadan üstüne düşündüğümüz, bilincin bir kenarında dışarı çıkmayı bekleyen, 'üçü birarada' benzeri görüşlerimiz vardır. onlardan biri, eski sevgiliyle pillow-talk* esnasında bir anda dilimden sese dönüşmüştü.
esra; ileride ev alma amacına yönelik para biriktirme çabasından söz ediyordu. bir andan dilimden döküldü cümle: ''bunu kocan düşünmeli, bence hiç kendini sıkma para biriktirmek için, harcamanın tadını çıkar''. ankara'nın tahran caddesinde ki işbankası evlerinde bir kiracı insan* olarak neremden çıkardım sa; alçı kalıbı gibi ortaya koymuştum cümleyi.
çok yıllar geçti üstünden. şimdi tripleksimin bahçesinde bunları yazarken, geçmişimin bu yargısının ne kadar da kibir ve nobranlık koktuğunu utançla farkediyorum.
esra burada olsa ve bana o sözümü hatırlatsa, güler miydik sinirlenir miydik? gözlemim o dur ki; haklı değildim. her yaptığında, her giydiğinde, her yediğinde 'kocam da kocam'' demesini istemem hiç bir insanın. değil ki esra'nın… sevgilim haklıydı, birikim yapmalıydı, krediyle 'nohut sofa' bir taşınmazı edinmeliydi. kocasının evinde bile otursa, kira gelirini içine sindirerek yiyebilmeliydi.
ez cümle; ''nereye baksam zengin kocam'' bir övünç pozisyonu değil bir drama dizisi adı dır.
devamını gör...