kendimizi, benliğimizi, kimliğimizi öne çıkarmaya çalışmanın, bu sırada başkalarının kalbini kırmanın hiç alemi olmadığını vurgulayan söylemdir.
biz yaşayanlar yarının ölüleri olduğumuza eminiz.
"toprak eşitler" "teneşir paklar""kefen cepsizdir" falan filan...
yürütme yeni varlık barışını çıkardı. içerik eskisi gibi:
2008'den beri açıklanan 8. (sekizinci! yanlış okumadın sekiz!!) varlık barışı içerikli kanun paketi bu. yani 2,5 yılda bir bu gibi düzenleyici kanunlar çıkarıldı. yıl 2026 sonuç ortada. bu yöntem başarısız. bak işte ihracatı destekliyorlar:
"aynı koşulları işleterek yeni bir sonuç beklemek aptallıktır" mı demişti birileri*...
anayasa mahkemesi "süresiz nafaka kuralını" iptal edip meclisin 9 ay içinde yeni kanun düzenlemesi yapmasına karar varmiş.
boşanma sonrası eşe ömür boyu nafaka ödenmesini mümkün kılan düzenleme, anayasa mahkemesi’nin (aym) gündeminde esastan ele alındı ve yapılan değerlendirme sonucunda iptal kararı verildi.
bu süreç nasıl başlamıştı?
antalya 12. aile mahkemesi, 2025’te baktığı bir davada, 4721 sayılı türk medeni kanunu’nun 175. maddesinde hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının ‘süresiz olmasına’ ilişkin düzenlemenin iptali için aym’ye başvurdu.
buradan
dünyada örneği olmayan bir kuralmış. bize özgü kanunlardan biri daha evrensel hukuka evrilmiş olacak. etkilenenlere hayırlı olsun.
bu gün abd dış işleri bakanı rubio'nun, başkan trump'ın zirveye katılacağını açıklarken kullandığı ifadeler zirveyi tarihi bir dönemeç özelliğine kavuşturdu.
nato zirvesi ile ilgili temsilciler meclisi üyelerine bilgi veren rubio, "başkan, bir sonraki nato devlet başkanları toplantısı'na bizzat katılacak." dedi.
rubio, türkiye'nin başkenti ankara'da düzenlenecek zirve için "nato'nun temmuz ayında türkiye'de gerçekleştireceği bir sonraki toplantının, muhtemelen nato tarihinin en önemli toplantısı olacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı.
vilnius'ta old city içinde bir gece klübünde "kucak dansı" yaptırmıştım.*
filimlerden gördüğüm gibi ellerimi yan taraflarda tutuyordum, dansçı kadın aksanlı bir türkçe ile "ellerini neden uzak tutuyorsun" deyince şok olmuştum.
istanbul'da bulunmuş bir rus imiş ve elleyebilir mişim. istersem de arkadaki odaya geçebilirmişiz. falan filan işte. nerden hatırlattın şimdi sözlük? hiç yoksa 15 yıldan fazla olmuştur bu olayı yaşayalı.
bu ışık bir çok uyku bozukluğunun nedeni ve telefonda olduğu gibi tv ve monitörlerde de mevcut. kimse bunu önemsemiyor ama gelecek yüzyıllarda bizleri düşünüp "ne salakmışlar" deneceğine eminim.
yıllardır her sabah tartıya çıkıp kilo kontrolü yapıyorum. sanırım takıntılı davranış olarak tanımlanıyor bu. işin ilginç yanı hiç bir zaman kilo fazlalığım ya da azlığım olmadı. neden korkuyorum? neden kontrol etme gereği duyuyorum? hep ideal kilo aralığında çıkıyorum işte. bıraksam ya bu tartılma işini. yok her sabah devam yüz gram aşağımı, yukarı mı bakmaya... saçmalık.
bu "kontrol manyaklığı" denen ruh hastalığı olabilir. ama beni ilgilendirmez. konunun uzmanı ilgilenirse ilgilenir ben umursamam.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.