1.
6 günde bir olan genel boykotun takvimidir.
başlangıçta kafa karışıklığı doğal ama zamanla oturacaktır. bu uzun bir süreç. başta 7 günde bir denildi, sonra 6 güne indi. bir süre sonra 2 günde bire bile iner belli olmaz. zorunda kalmadıkça harcama yapmayarak ve darbe yanlısı firmaların marka değerini düşürerek boykota katılabilir, 0 tl günü için kendinize göre planlama yapabilirsiniz.

önümüzdeki genel boykot günü 27 nisan pazar. aktroller bu işten sıkılıp unutacağımızı umut ediyorlar. bu yüzden hepsi yusuf yusuf. bizse her gün daha organize olarak kararlılığımızı göstereceğiz.
önümüzdeki genel boykot günü için yurt dışındaki halkları da direnişimize katılmaya davet edin. özellikle avrupa ülkesi vatandaşlarının boykota katılıp, hükümetlerine 'doğu halklarından elini çek' demeleri oldukça fark yaratır.
başlangıçta kafa karışıklığı doğal ama zamanla oturacaktır. bu uzun bir süreç. başta 7 günde bir denildi, sonra 6 güne indi. bir süre sonra 2 günde bire bile iner belli olmaz. zorunda kalmadıkça harcama yapmayarak ve darbe yanlısı firmaların marka değerini düşürerek boykota katılabilir, 0 tl günü için kendinize göre planlama yapabilirsiniz.

önümüzdeki genel boykot günü 27 nisan pazar. aktroller bu işten sıkılıp unutacağımızı umut ediyorlar. bu yüzden hepsi yusuf yusuf. bizse her gün daha organize olarak kararlılığımızı göstereceğiz.
önümüzdeki genel boykot günü için yurt dışındaki halkları da direnişimize katılmaya davet edin. özellikle avrupa ülkesi vatandaşlarının boykota katılıp, hükümetlerine 'doğu halklarından elini çek' demeleri oldukça fark yaratır.
devamını gör...
2.
hergün boykottayım zaten. param yok çünkü.
devamını gör...
3.
elimden geldiğince yapmaya çalıştığım boykot zinciri. belirli markalar var, onlardan asla ürün almıyorum. mesela ülker sayesinde şekeri bıraktım neredeyse. ansızın 1 kilo verdiğimi fark ettim. bunların çikolatalı gofretlerinden muhakkak alırdım. elveda.
devamını gör...
4.
ekmeği bile evde yapalım bugünlerde. ama hayatı durdur söylemi hoş değil, olumsuz bir tonu var. özellikle bizim gibi türk yurdunu asıl yaşanılır kılan kesim için kesinlikle doğru değil. 1 gün para harcamadan da hayatı dolu dolu yaşayabiliriz. mesela sonraki boykot günü pazara denk geliyor, evde termosunuza içeceğinizi doldurun, parklara gezmeye gidin, yürüyün, bisiklete binin.
ayrıca son zamanlarda sık sık önerdiğim bir şey var. dışarda yemek yemeyin, evde çokça yemek yapıp 2-3 gün yiyin. ingilizce'de batch cooking deniyor buna, yabancılar işe okula kendi yemeklerini götürmek için pazar günleri öğleden sonralarını buna ayırıyorlar. internette bir sürü tarif videosu var. mesela pilav, yanına sebze yada et yemeği yapıyorlar. hepsini aynı porsiyonda saklama kaplarına koyuyorlar. yanına da bir meyve, mis! dışarda yemektense hem ucuza geliyor hem içerik olarak sağlıklı oluyor hem de yediklerinin porsiyon kontrolünü yapabiliyorlar.
türk toplumu 2000'lerden itibaren kemal derviş sayesinde ve abd'nin parasal genişlemesiyle zenginmiş hissine kapıldı. sonra akp ve diğer zenginler tüm bu paraya bir şekilde kondu. abd para politikasını değiştirince ve yolsuzluklar devam edince birden bire fakirleştik. ama insanlar bunu bir türlü kabullenemedi. hala fahiş fiyatlı olduğu bilinen restoranlara kafelere zengin hissettirdiği için gidiliyor. bunun yerine eskisi gibi evde yemek yapma alışkanlığını geri getirmeliyiz. biliyorum bu süreçte artık ev tek maaşla geçindirilemiyor, kadınlar da çalışıyor yada insanlar yalnız yaşıyor ve insanlık dışı çalışma saatleri sebebiyle pek vakit kalmıyor. ama alternatifi fahiş fiyata çöp içerikle yapılan yiyecekleri satın almak olmamalı. bu günleri atlatabilmek için biraz dişimizi sıkmalı ve alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz.
aynı zamanda sokaklardaki protestolar da sıklaşmalı ve devam etmeli. maalesef son günlerde pek protesto yapılmıyor. sanki insanların gazı alınmış yada gözü korkutulmuş gibi. halbuki gürcistan ve sırbistan çok daha sık ve kararlı protestolar yapıyorlar. onlardan örnek almalıyız ve chp'nin lafına bakmadan sivil olarak organize olabilmeli, protesto düzenleyebilmeliyiz. zira 23 yılda ülkenin her yerini yavaş yavaş işgal eden hükümeti birkaç haftalık eylemlerle korkutamayız. bu bir maraton, pasif olarak türk halkının zararına olan markaları boykot ettiğimiz gibi aktif olarak hapse girme pahasına eylemler devam etmek zorunda.
geçen seçimlerde ülkenin %48'i erdoğan'ın karşısındaydı. bundan dincileri ve pkk'lıları çıkarsak bile 20 küsür milyon seçmen yapar. ülkede 20 milyon türk vatandaşını alacak kadar hapishane yok. hepimizi hapse atamazlar, ama ellerini bu şekilde zorlamamız gerek. yeter ki birlik olup kapsamlı şekilde boykotlara ve protestoya devam edelim. örneğin, atatürkçü çiftçiler, pazarcılar bulup meyve sebzeyi bile atatürkçü olduğunu bildiğimiz yerlerden alalım. sermayemiz varsa mesela fırın yada kafe açıp baş köşeye atatürk fotoğrafı koyarak bizim kesimdeki paranın karşı kesime yada küresel şirketlere geçmesini önleyelim. önümüzdeki 10 yıl içinde türkiye'nin en azından küçük işletme bazındaki ekonomisini tekrar türklerin ele geçirmesini sağlamamız gerek. akp'nin pazarcısının bile pazar payına katkı sağlamamalıyız. sadece "şu markanın ürünlerini almıyorum artık" deyip geçiştirmeyelim.
ayrıca son zamanlarda sık sık önerdiğim bir şey var. dışarda yemek yemeyin, evde çokça yemek yapıp 2-3 gün yiyin. ingilizce'de batch cooking deniyor buna, yabancılar işe okula kendi yemeklerini götürmek için pazar günleri öğleden sonralarını buna ayırıyorlar. internette bir sürü tarif videosu var. mesela pilav, yanına sebze yada et yemeği yapıyorlar. hepsini aynı porsiyonda saklama kaplarına koyuyorlar. yanına da bir meyve, mis! dışarda yemektense hem ucuza geliyor hem içerik olarak sağlıklı oluyor hem de yediklerinin porsiyon kontrolünü yapabiliyorlar.
türk toplumu 2000'lerden itibaren kemal derviş sayesinde ve abd'nin parasal genişlemesiyle zenginmiş hissine kapıldı. sonra akp ve diğer zenginler tüm bu paraya bir şekilde kondu. abd para politikasını değiştirince ve yolsuzluklar devam edince birden bire fakirleştik. ama insanlar bunu bir türlü kabullenemedi. hala fahiş fiyatlı olduğu bilinen restoranlara kafelere zengin hissettirdiği için gidiliyor. bunun yerine eskisi gibi evde yemek yapma alışkanlığını geri getirmeliyiz. biliyorum bu süreçte artık ev tek maaşla geçindirilemiyor, kadınlar da çalışıyor yada insanlar yalnız yaşıyor ve insanlık dışı çalışma saatleri sebebiyle pek vakit kalmıyor. ama alternatifi fahiş fiyata çöp içerikle yapılan yiyecekleri satın almak olmamalı. bu günleri atlatabilmek için biraz dişimizi sıkmalı ve alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz.
aynı zamanda sokaklardaki protestolar da sıklaşmalı ve devam etmeli. maalesef son günlerde pek protesto yapılmıyor. sanki insanların gazı alınmış yada gözü korkutulmuş gibi. halbuki gürcistan ve sırbistan çok daha sık ve kararlı protestolar yapıyorlar. onlardan örnek almalıyız ve chp'nin lafına bakmadan sivil olarak organize olabilmeli, protesto düzenleyebilmeliyiz. zira 23 yılda ülkenin her yerini yavaş yavaş işgal eden hükümeti birkaç haftalık eylemlerle korkutamayız. bu bir maraton, pasif olarak türk halkının zararına olan markaları boykot ettiğimiz gibi aktif olarak hapse girme pahasına eylemler devam etmek zorunda.
geçen seçimlerde ülkenin %48'i erdoğan'ın karşısındaydı. bundan dincileri ve pkk'lıları çıkarsak bile 20 küsür milyon seçmen yapar. ülkede 20 milyon türk vatandaşını alacak kadar hapishane yok. hepimizi hapse atamazlar, ama ellerini bu şekilde zorlamamız gerek. yeter ki birlik olup kapsamlı şekilde boykotlara ve protestoya devam edelim. örneğin, atatürkçü çiftçiler, pazarcılar bulup meyve sebzeyi bile atatürkçü olduğunu bildiğimiz yerlerden alalım. sermayemiz varsa mesela fırın yada kafe açıp baş köşeye atatürk fotoğrafı koyarak bizim kesimdeki paranın karşı kesime yada küresel şirketlere geçmesini önleyelim. önümüzdeki 10 yıl içinde türkiye'nin en azından küçük işletme bazındaki ekonomisini tekrar türklerin ele geçirmesini sağlamamız gerek. akp'nin pazarcısının bile pazar payına katkı sağlamamalıyız. sadece "şu markanın ürünlerini almıyorum artık" deyip geçiştirmeyelim.
devamını gör...
5.
şu bağlantıdaki aposto youtube kanalının türkiye'deki vergi adaleti videosuyla aklıma düşen ve ne alemde olduğunu merak ettiğim takvim.
videoda diyor ki türkiye oecd ülkeleri arasında açık ara en çok ötv alan ülke, ve dolaylı yoldan(tüketimden) kdv ile vs. alınan vergileri de abartmış durumda. yani insanlar tüketmezlerse islamofaşist hükümetin cebine giren vergi azalır. kayıtdışı tüketim arttıkça türk vatandaşının akp'ye verdiği zarar artar. umarım en azından haftada 1 gün hiç bir harcama yapmayarak bu eyleme devam ediyorsunuzdur. sana diyorum beyaz yakalı maaşlı çalışan kardeşim, islamcı hükümet en çok bizim sırtımızdan zengin oluyor. ayrıca videoda vergi politikalarının dün bahsettiğim (bkz: gelir adaletsizliği)ne nasıl sebep olduğunu da açıklıyorlar. o yüzden mümkün olduğu kadar kalabalık şekilde islamofaşist hükümete en azından fiş, fatura aldığımız, kartla ödeme yaptığımız harcamalarımızı kısarak sağlam bir tepki göstermemiz gerek. lütfen hem kendi hem de çevrenizdekilerin bu farkındalığını artırın.
gözdağı verme amacıyla tiranca içeri atılan eylemciler ve ümit özdağ artık dışarda olabilir. ama imamoğlu hala içerde, devlet hala islamcıların elinde, bugün yine bir eylem yapsak yine bir sürü kişiyi içeri atarlar. yani değişen bir şey yok. o yüzden türk vatandaşları olarak, altın varaklarını önce gümüş varak sonra da kaçacakları ingiliz gemisine çevirene kadar disiplinle birlik içinde hareket etmek gerek.
videoda diyor ki türkiye oecd ülkeleri arasında açık ara en çok ötv alan ülke, ve dolaylı yoldan(tüketimden) kdv ile vs. alınan vergileri de abartmış durumda. yani insanlar tüketmezlerse islamofaşist hükümetin cebine giren vergi azalır. kayıtdışı tüketim arttıkça türk vatandaşının akp'ye verdiği zarar artar. umarım en azından haftada 1 gün hiç bir harcama yapmayarak bu eyleme devam ediyorsunuzdur. sana diyorum beyaz yakalı maaşlı çalışan kardeşim, islamcı hükümet en çok bizim sırtımızdan zengin oluyor. ayrıca videoda vergi politikalarının dün bahsettiğim (bkz: gelir adaletsizliği)ne nasıl sebep olduğunu da açıklıyorlar. o yüzden mümkün olduğu kadar kalabalık şekilde islamofaşist hükümete en azından fiş, fatura aldığımız, kartla ödeme yaptığımız harcamalarımızı kısarak sağlam bir tepki göstermemiz gerek. lütfen hem kendi hem de çevrenizdekilerin bu farkındalığını artırın.
gözdağı verme amacıyla tiranca içeri atılan eylemciler ve ümit özdağ artık dışarda olabilir. ama imamoğlu hala içerde, devlet hala islamcıların elinde, bugün yine bir eylem yapsak yine bir sürü kişiyi içeri atarlar. yani değişen bir şey yok. o yüzden türk vatandaşları olarak, altın varaklarını önce gümüş varak sonra da kaçacakları ingiliz gemisine çevirene kadar disiplinle birlik içinde hareket etmek gerek.
devamını gör...