#araştırma-inceleme
yazar: melih cevdet anday
yayım yılı: 1981
bir şiir veya roman değil, sümerlerin ünlü gılgamış destanı üzerine kurulmuş bir deneme-inceleme kitabıdır. anday, destanı sadece bir "masal" olarak değil, insanın varoluşsal sancılarının başlangıç noktası olarak ele alır.
yayım yılı: 1981
bir şiir veya roman değil, sümerlerin ünlü gılgamış destanı üzerine kurulmuş bir deneme-inceleme kitabıdır. anday, destanı sadece bir "masal" olarak değil, insanın varoluşsal sancılarının başlangıç noktası olarak ele alır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 25.01.2026 14:55 tarihinde açılmıştır.
1.
" geleceği görürler, sonra unuturlar bunu. çünkü gelecek ve şimdi birdir... "
1915/ 2002 yılları arasında yaşayan ve garip akımı kurucu isimlerinden türk şair ve yazar melih cevdet anday imzalı eser; 1981 yılında yayınlanmıştır.
yan yana (kitap) adlı eserinden sonra kendisinin okuduğum son kitabı bu oldu.
açıkçası beni şaşırtan bir kitap oldu, yalnızca şiir kitabı okuyacağımı düşünmüştüm ama şiir formunda olmayan, aforizmaya benzeyen sözler de vardı, hayli felsefik bulduğum bu sözlerden dolayı okuduğuma memnun olduğum bir kitap olduğunu belirtmem mümkün olacaktır.
gılgamış destanı'nın şairin bakış açısına göre yeniden ele alınmasının bir yansıması niteliğinde sayılabilecek bir kitaptı.
ölüm / ölümsüzlük / zaman / zamansızlık / kitabın benim için özeti niteliğinde olan anahtar kelimelerdendi.
ölümsüzlüğe giden yol nedir, var mıdır, mümkün olabilir mi, sorularını akıllara getiren bir yapıda olan şiirler, yazılardı.
başlangıç, son, geçmiş, şimdi ve gelecek, gerçeklik ve gerçek dışı, acı çekmek, zaman, bütün zamanları yaşamış gibi hissetmek, ölümsüzlüğü aramak, rüyalar, değişim ve yansıma, kitabı özetlemeyi mümkün kılacak temalar arasındaydı.
melih cevdet anday bize bu kitabında salt bir şair değil, aynı zamanda felsefeden beslenen bir âlim olduğunu da hissettiriyor, " doğum mu öncedir?
ölüm mü? " dizesinde olduğu gibi.
" gerçeğe dokunur gibi oldum " sözü de bence oldukça farklı ve düşündürücüydü.
seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

geleceği onaramıyorum.
ama gerçekdışıydı sabah,
doğallığını yitirmiş bir ölüm gibi.
hem yaşıyordum, hem yaşamıyordum.
kutsa onu, hiç bir şey deme
insan öğrenmek için yaşar.
ölünce görkemli bir korkuluk olurum.
dünyanın sonuyum, başlangıcıyım.
duvar geçmişi yadsır, zamanı hiçler.
insanın en acımasız buluşudur o.
duvar ancak düşle aşılabilir.
sözü yakmakla olur kurtuluş.
çekmecelere kilitlediklerimizi arıyoruz.
bir olanı ikiye ayırmak acı vericidir.
acı çekerek de olsa yaşıyordu,
buydu önemli olan.
acı insana sonradan verilmiş yaşama gücüdür.
yok edebilecektim kendimi.
böylece var edebilecek de.
hep yeni bir şey aradım.
her kar yağışta buldum sanırdım.
bir gerçeğin düşünü sonsuzca görmek ise, gerçeği yadsımaktan başka anlama gelmez.
ölüm uyumaksa, büyük bir işkence demektir. cehennem uyumaktır..
her şeyi yitirdiğimi anladım.
bu bir umutsuzluk değildi, çok iyi biliyorum. alışkanlıklarımın yer değiştirme istenci idi.
rüzgâr geçmişten kalmadır.
geleceği görürler, sonra unuturlar bunu. çünkü gelecek ve şimdi birdir.
yansımıyordu,
çünkü değişmeyen yansıyamaz.
bütün yaşamımın "yaratma"dan başka bir şey olmadığını anlıyordum.
kimse bilmez.
bilmenin bilinmesi olanaksızdır.
anlat bana onun ikinci kez ağlayışını.
ardışık günleri zaman sanmışım...
1915/ 2002 yılları arasında yaşayan ve garip akımı kurucu isimlerinden türk şair ve yazar melih cevdet anday imzalı eser; 1981 yılında yayınlanmıştır.
yan yana (kitap) adlı eserinden sonra kendisinin okuduğum son kitabı bu oldu.
açıkçası beni şaşırtan bir kitap oldu, yalnızca şiir kitabı okuyacağımı düşünmüştüm ama şiir formunda olmayan, aforizmaya benzeyen sözler de vardı, hayli felsefik bulduğum bu sözlerden dolayı okuduğuma memnun olduğum bir kitap olduğunu belirtmem mümkün olacaktır.
gılgamış destanı'nın şairin bakış açısına göre yeniden ele alınmasının bir yansıması niteliğinde sayılabilecek bir kitaptı.
ölüm / ölümsüzlük / zaman / zamansızlık / kitabın benim için özeti niteliğinde olan anahtar kelimelerdendi.
ölümsüzlüğe giden yol nedir, var mıdır, mümkün olabilir mi, sorularını akıllara getiren bir yapıda olan şiirler, yazılardı.
başlangıç, son, geçmiş, şimdi ve gelecek, gerçeklik ve gerçek dışı, acı çekmek, zaman, bütün zamanları yaşamış gibi hissetmek, ölümsüzlüğü aramak, rüyalar, değişim ve yansıma, kitabı özetlemeyi mümkün kılacak temalar arasındaydı.
melih cevdet anday bize bu kitabında salt bir şair değil, aynı zamanda felsefeden beslenen bir âlim olduğunu da hissettiriyor, " doğum mu öncedir?
ölüm mü? " dizesinde olduğu gibi.
" gerçeğe dokunur gibi oldum " sözü de bence oldukça farklı ve düşündürücüydü.
seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

geleceği onaramıyorum.
ama gerçekdışıydı sabah,
doğallığını yitirmiş bir ölüm gibi.
hem yaşıyordum, hem yaşamıyordum.
kutsa onu, hiç bir şey deme
insan öğrenmek için yaşar.
ölünce görkemli bir korkuluk olurum.
dünyanın sonuyum, başlangıcıyım.
duvar geçmişi yadsır, zamanı hiçler.
insanın en acımasız buluşudur o.
duvar ancak düşle aşılabilir.
sözü yakmakla olur kurtuluş.
çekmecelere kilitlediklerimizi arıyoruz.
bir olanı ikiye ayırmak acı vericidir.
acı çekerek de olsa yaşıyordu,
buydu önemli olan.
acı insana sonradan verilmiş yaşama gücüdür.
yok edebilecektim kendimi.
böylece var edebilecek de.
hep yeni bir şey aradım.
her kar yağışta buldum sanırdım.
bir gerçeğin düşünü sonsuzca görmek ise, gerçeği yadsımaktan başka anlama gelmez.
ölüm uyumaksa, büyük bir işkence demektir. cehennem uyumaktır..
her şeyi yitirdiğimi anladım.
bu bir umutsuzluk değildi, çok iyi biliyorum. alışkanlıklarımın yer değiştirme istenci idi.
rüzgâr geçmişten kalmadır.
geleceği görürler, sonra unuturlar bunu. çünkü gelecek ve şimdi birdir.
yansımıyordu,
çünkü değişmeyen yansıyamaz.
bütün yaşamımın "yaratma"dan başka bir şey olmadığını anlıyordum.
kimse bilmez.
bilmenin bilinmesi olanaksızdır.
anlat bana onun ikinci kez ağlayışını.
ardışık günleri zaman sanmışım...
devamını gör...
"ölümsüzlük ardında gılgamış" ile benzer başlıklar
gılgamış
6
