#ödüllü filmler
aksiyon / drama / suç / kara mizah
7 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

övgülere doyamayan sosyal medya sinefillerinin fularının tozunu akıtan pta filmi.

ulan şu sitede beni adam yerine koyan iki üç kişi varsa lütfen sözümü dinlesin ve sinemaya gidecekse kendini çok yükseltmesin. sakın film sitelerinin verdiği puanlara abartılı yorumlara anlam yüklemeyin gaza gelmeyin. çıtayı düşürüp giderseniz çok keyifli bir film izleyeceksiniz.

hayır üç beş sosyal medya film yazarı övse tamam diyeceğim ama koskoca ünlü sinema eleştirmenleri öve öve bitiremeyince seke seke gittim sinemaya. sonra tabii ki beklentime göre hüsrana uğradım.

film çok güzel ama övgüler kadar değil. eli yüzü düzgün hicivle dolu bir amerikan eleştirisi. sol sağ mevzularının keskin hatta iki uç olduğu bir anlatım tercih edilmiş. bence yönetmen haklı olarak hakem pozisyonundan ziyade bir tarafa yanaşmış. haklı adam. resmen trump olmasa bu film olmazdı öyle söyleyeyim.

di caprio filmin ilk yarısında başka ikinci yarısında başka oynamış beğendim. sean penn büyük oynamış ama bu ifadeyi övmek için söylemiyorum biraz abartılı bir performans sergilemiş.* bence filmin en tatlı performansı del toro ağabeyden gelmiş. tabii ki gelecekte adından çokça bahsettirecek chase infiniti karakterini unutmayalım. helal olsun.

uzun süre sonra kısık ışıklı sinema perdesinde şaşalı film izleyince keyiflendim. gerçekten gümbürtülü filmlere ihtiyacımız var. sinemaya giden toplu halde insan görmek hoş bir şey. tamam sanat filmleri severiz sayarız ama gümbürtülü filmler bir başka.

filmin son demlerinde izlediğimiz araba sahnesi gerçekten inanılmaz bir seviyeye ulaşmış. abartmıyorum seyirciye uçuyorum hissi yaşatıyor müziklerle beraber çok başarılı bir 20-25 dakika yaşatıyor. sırf o sahne için bile sinemaya gidilir.

şimdilik keyifli bir başyapıt izlediğim hissi var üzerimde. filmi sindirdikçe neler olacak göreceğiz. thank you pta.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

paul thomas anderson tarafından yönetilen ekim başında vizyona giren aksiyon filmi.

filmin başrollerinde leonardo dicaprio ve sean penn oynuyor.
filmde ayrıca teyana taylor, chase infiniti, benicio del toro oynuyor.

film çok hızlı başlıyor. meksika sınırında eylemler yapan bir çete var. eylemleri çok dikkat çekici. eylemler esnasında gruptaki güzel ve fazla çılgın bir kadının orta yaşlı bir askere yaptığı saçma eziyet ile hem hızlı hem da fazlasıyla cinsellik ile başlıyor.

sonrasında film biraz duruluyor. leoanardo ve sevgilisi bebek sahibi oluyorlar. iyi bir çete üyesi olan leonardo şahane de bir baba oluyor. aynı şeyi aynı çetenin üyesi olan kadun yapamıyor. kadın leonardo’suz gittiği bir eylemde bir banka çalışanını öldürüyor. polis peşlerine düşüyor ve film o güzel kadının kötü bir özelliğini daha gösteriyor.

filmin üçüncü kısmında leonardo’nun kızı 16 yaşında oluyor. anne piyasalarda yok. zamanında annenin uğraştığı polis tekrar devreye giriyor, çünkü kız leoanardo’nun kızı olmayabilir.

leonardo filmin üçüncü kısmında tatlı, komik ve uyuşuk bir çete üyesini çok güzel oynuyor. bence leonardo yaşının coolluğu ile daha yakışıklı daha sempatik olmuş. zaten zamanında da baby face idi.

filmi 4xd salonda izledim. ekstra keyif verdi.

sinema ile hayat daha farklı, arada sinemaya gidilmeli diyorum.
devamını gör...
normalde sinemadayken telefonumu açıp saat kaç diye baktığım ya da face/instagramda mesaj gelmiş mi diye baktığım çok az olmuştur yani 1 elimin parmaklarını geçmez bu filmler.. evet bu filmde de öyle oldu. eğer 3 saat gerçekten çok sıkılıp yazık oldu parama demek istiyorsanız bu film size ideal..

hani iyi malzemeyle kötü yemek yapmanın film versiyonu için cuk diye oturuyor bu film.. öncelikle oyunculara aldanmayın yok sean penn varmış falan filmden gerçekten hiçbir bok anlaşılmıyor önce ben mi takip etmeyi beceremiyorum dedim de yönetmenlik sinema anlatımı gerçekten sıfır yani filmin montajı gidişatı inanılmaz kafa karıştırıcı kim kime ne yapıyo neden yapıyo hiç anlaşılmıyo sadece ırkçılıkla ilgili bir mevzu var bunu anlıyoruz ve filmin başlangıcı filmin geri kalanına nazaran daha heyecanlı olup gitgide baymaya başlıyo ve 2.yarısında tam bir soap operaya dönüşüyor.. 2.yarının sonlarına doğru artık offffffff demeye başlamıştım bir viski olsa da içsem diyordum. kesinlikle senaryosu 3 saatlik bir film değildi ki aynı oppenheimer'da olduğu gibi gereksiz sahnelerle dolu olup sırf 3 saatlik bir film çıkartmak için boş boş şeylerle zaten filmi doldurmaya çalışmışlar zaten 2.yarısında araba kovalamaca sahnesi de epey sıkıcıydı. yani film hakkında söyleyeceğim en iyi şey filmin creditsi oldu oh be deyip çıktık..

eve gidince "kim ne yazmış lan sadece ben böyle düşünüyo olamam" dedim ve google'da türkçe yorumlarda çoğu kişi benim gibi yazarken ortalama puanı 2.5 iken, imdb'de 8.2 almış yuh dedim ve yorumlara bakınca da böyle acayip acayip subjektif polyanamsı yorumlar gördüm sanki "ya filmi kötülemek istemiyorum ama 10 vermek de istemiyorum eee film aslında iyi miydi o kadar değildi ama işte şey kem küm sean penn var yani hem şu kısmı da belki iyiydi ama belki değildi" gibisinden yorumlar gördüm abi neyin peşindesiniz ya beğendim deyin ya beğenmedim deyin bariz yandaş eleştirmen yorumu olunca subjektif olmaktan da kurtulamıyorlar zaten.

eğer uzun süredir sinemaya gitmeyip de bu filme bir gideyim mi diye düşünüyorsanız bence farklı bir film deneyin yani eski sevdiğiniz klasikler tekrar vizyona girdiyse onlara para verin pişman olmayacaksınız..

sinema sektörü gerçekten bitmiş.
devamını gör...
sinematografik olarak aşırı güzel. hele sonlara doğru bir sekans var ki tam seyir zevki. onun haricinde sean penn ve leo abimiz gayet akıcı oynamışlar. hikaye de güzel lakin öyle çok ilgi çekici değil maalesef. yine de 7.5/10 film.

“you like black girls?
i love’em
i love them!”
devamını gör...
daha başından şunu söylemek gerekirse, film çok iyi değil; iyi. yılın en iyi filmi söylemlerinin sebebi de, herkes makarna yapınca kısır yapan öne çıkmış gibi olmuş, o kadar. ilk tanımı yapan arkadaş güzel demiş: sakın yükselerek gitmeyin filmi izlemeye. süresine göre sıkıcı mıydı, orasına diyecek sözüm yok; çünkü ben filmin nasıl bittiğini anlamadım. filmin sonunu beğenmediğim için belki bilmiyorum; benim için orası son değil. son dediğin öyle olmaz. orası resmen bir dizinin ilk bölümünün biterken seyirciyi diğer bölüme çeken kısmı gibiydi.

yönetmen bir şeyleri eleştirmek için bir kitaptan uyarladığı bu filmden biraz fazla uçlarda gezmiş diyebilirim. neyse buraya kadar izlemeyenleri üzmemek için üstten konuştum birazda derinlemesine gireceğim aşağıda buluşuruz izlediysen.

birçok noktada benim için sorun var. özellikle bu bir filmse eğer ve filmin kötüsü de izlediğimiz kötü, en azından o kadar salak şekilde ölmemeliydi. ben öleceğini anladım; yani o adama bir şey vermezlerdi, hele sondaki o çirkin hâline hiçbir şey vermezlerdi ki yalanı da çok uç bir yalandı. o adam ölmeyip sapa sağlam adamların karşısına dikiliyorsa, madem o adamlardan intikamını alsın ya da vurulduğu yerde ölsün. öyle hem ölmeyip hem de gelip öyle aptal gibi ölmesin.

ikincisi, sonu yine gruplara dahil olmalarıyla bitmesi. bu da benim açımdan filmin sonunun iyi bitmediği hissini verdi. peki neden? tamam, kızı grup kurtardı; ancak ondan sonra koruyamadılar ve neredeyse ölüyordu. önce insaflı bir adama denk geldi, sonra kendi hayatını kendi kurtardı. yani o gruba dönmek için bir bahane olmamalıydı bu; ve zaten başlarına ne geldiyse o grup yüzünden geldi. insanları çetelere teşvik gibi bir film olmuş resmen. film her ne kadar iğrenç başlasa da sonrasında bir yere gidecek gibiyken gitmedi ya da gidemedi. babası kızını kurtarmaya giderken kurtaramıyor; ne bileyim, kötü adam tam öldü diyorum, ölmüyor; üstüne ölmeyip gidip salak gibi ölüyor. anne ortalarda yok zaten; yani bir yerde öldüyse öldüğünü bilelim, yoksa sadece bir mektup çıktı ortaya sonda, onun da durumu meçhul. filmi her ne kadar sıkılmadan izlesem de bana sonda verdiği bu saçmalıklardan sebeple beğenemedim. kötü sağlam bir kötüydü ama sonda salak bir kötü oldu. asıl kötülere zaten bir şey olmadı. bilmiyorum, çok abartılmış bir film bana göre. kötü olmadığı aşikâr ama çok iyi değil.

keşke kız, peşinden gelen adamı öldürdükten sonra baba–kız sarılınca film bitseydi ve kötü adam da arabasında ölseydi. o zaman filmden alacağım zevk farklı olabilirdi.
filmi izlemeyi düşünenler çok acele etmesin, zaten uzun bir film bom boş bir zamanınızı ayırın en azından o bu ne be duygusunu yaşamazsınız. iyi seyirler.
devamını gör...
yönetmenin başka filmlerini de izledim ama bu film fazlasıyla köşeli olmuş. izler izlemez de tanım yazdım ama aradan biraz zaman geçti ve soğuk baktığımda da film abartılıyor gibi geldi bana. ödül alır mı bilmiyorum ama izlemediğim ve korku filmi havasındaki rakiplerini destekledim resmen umarım ödül almaz da ilerde başımıza bela olmaz. kötü film değil lakin abartılması da güzel değil.
devamını gör...
yani ben bu ara film beğenmekte çok zorlanıyorum o yüzden konuşulduğu gibi vaow bir yapım değil bence. bir de leonun sıkıysa yakala ve para avcısı filmlerini andırdı sanki, kurgusal anlamda değil ama tür olarak biraz benzettim. başrolde ki abla da brazilian buttın vücut bulmuş hali sanırım o nasıl bir tip maşallah.
itici karakterlere sahip bir dizi temposu yüksek olsa da zor izledim.
devamını gör...
sjw'leri merkeze koyan ve onları haklı göstermeye çalışan, ancak tam aksine kendilerini karikatürize eden ve yerin dibine sokan bir film olmuş. yaşayan en iyi yönetmenlerden paul anderson bunu amaçladıysa helal olsun derim kendisine. ama böyle bir şeyi aklından bile geçirmemiştir muhtemelen.

benicio del toro ve sean penn gerçekten büyük oyuncular. filmdeki tek aklı başında kişi de kaçırılan kız.

film hakkında çok fazla konuşmaya gerek yok. yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı bizlere gösteren yapımlardan biri.

-- filmle ilgisiz --

eski dünyada önce kurgusal bir şeyler üretilirdi... sanat eserleri. roman, öykü, şiir, tv ya da internet dizisi, sinema filmleri elbette. önceden kurgulanmış olanı gerçek gibi gösterirdik. hala yapıyoruz, işim bu. yeni dünyada gerçeğin sahtesini, kurgulanmış olanını satacağız. bu ,insani ve ahlaki değil.

-- filmle ilgisiz --
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"one battle after another" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim