haketmeyene kullanıldığında, içten geçirilen duygu.

sen içinde bir kelebek heyecanıyla, özledim dersin, karşındaki kalas gibi sadece durur. o zaman daha da nefret edersin özlemekten. kontrol etmeyi öğrenirseniz yenilmez olursunuz. reddedip kontrolü kaybederseniz , güçsüz olmaya mahkumsunuz . öyle bir duygudur özlemek.

özlemek, özlediğini zannetmediğin bir anda da hissedebileceğin bir duygu. geçti zannettiğinde, bitti dediğinde, özlemiyorum diye düşündüğünde de hissedebileceğin bir duygu. özlemek aniden sana saldırıyor ve yapabileceğin hiçbir şey yok, özlemekten başka...

özlüyorsun ama elinden bişey gelmiyor. sonra farklı bir boyuta geçiyor özlemin ve acı çekmeye başlıyorsun. yine elinden bişey gelmiyor. gecelerin uykusuz gündüzlerin ise dalgın geçiyor. özlemek hafife alınacak bir eylem değil.
özlemek eşittir yavaş yavaş yok olmak.

ne güzel demiş nazım hikmet;

gelememeyi sen anlat,
gidememeyi ben anlatayım,
gözüm değil gönlüm kaldı.
beklemek değil özlemek yordu.
hani derler ya;
aşk arafta bir yoldu,
giden gitti dönen yoktu...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
aklıma jim carrey ve kate winslet’in başrollerini paylaştığı the eternal sunshind of the spotless mind (lekesiz zihnin sonsuz günışığı) filmini getirdi bu başlık.


özlememek için, bir daha hatırlamamak için hafızasını sildiriyordu kadın. hafızasından sadece sevgilisiyle olan kısımlar siliniyordu. bu sayede sadece o’nunla olan anıları silinecekti. peki sonuç? işe yaramadı. peki neden?


hadi diyelim gerçekten de hafızandan sildin, artık özlemiyorsun. özlemek kelimesinden dahi nefret ediyorsun. peki kalbinden silebilir misin? işte bunun cevabı yok. filmde de bir cevabı olmadı.

eğer kalbinden çıkaramıyorsan, aklından çıkaramıyorsan özlersin, nefret bile ediyorum desen yine özlersin.

kalbinden de çıkarabilmek için sanırım zamanın geriye doğru akması gerekiyor ki, zaman makinesi henüz icat edilmedi.


1984 filmini izlediyseniz hatırlayacaksınız, orada da winston smith’in aklından julia’yı silmeye çalışıyorlardı. olmadı, ne kadar işkence de etseler başaramadılar. hala winston smith ve julia’nın bir yerlerinde birbirlerine dair duydukları özlem kaldı, sevgi kaldı.



o yüzden özledim kelimesinden nefret etmek diye bişey olamaz bana göre.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"özledim kelimesinden nefret etmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim