pragmatizm akımını pragta sürdürmek
başlık "kırk küp kırkının da kulpu kırık küp" tarafından 30.10.2025 20:28 tarihinde açılmıştır.
1.
bir gün biri çıkıp, pragmatizmi prag’da sürdürmek lazım dedi. çünkü her şey adrese teslim olmalıydı. gerçekçi düşünce, gerçek bir şehirde filizlenmeliydi; prag kelimesinin kökünde pratiklik yoktu belki ama google translate öyle demiyordu, bu yüzden biz de inandık.
prag sokaklarında felsefi yürüyüşler başladı. ellerinde latte, dillerinde william james...
herkes işe yarayanın peşindeydi ama işe gitmiyordu. ben işe yaramıyorum ama içimde işe yarayan bir potansiyel var, diyen sanatçılar, charles sanders peirce’in mezarına mektup abi seni özledik, verim düşüyor.
bir grup pragmatist, kafka müzesi’nin önünde kamp kurdu. işe yarayan kabus en güzel kabustur diye slogan attılar. turistler fotoğraf çekti, biri yanlışlıkla nft yaptı. prag belediye’si olaya el attı, yararlı mısınız? diye sordu. grup sözcüsü yararlılık görecelidir deyince hepsini işe aldı; temizlik departmanında deneysel felsefi performans adı altında çalıştırdı.
bir yandan pragmatistlerin başkenti oldu prag. her köşede gerçek, sonuç verir yazılı duvar yazıları belirdi. ama kimse o sonuçları almak istemedi çünkü fatura gibiydi: her ay gelen, ama kimsenin ödemek istemediği bir şey.
bir akşamüstü, charles peirce’in hologramı karl köprüsü’nde belirdi.
çocuklar, dedi, pragmatizm eylemle ölçülür.
grup hemen o cümleyi tişörte bastı, ama tişörtü giyen olmadı çünkü ütü yoktu, ütü almak pahalıydı, ve herkes ütü almak eylem değildir, sonuçtur diye tartıştı.
sonunda prag’ın belediye başkanı bu kadar faydacılık bana fazla faydasız geldi diyerek tüm pragmatistleri charles üniversitesi’ne stajyer olarak gönderdi. orada hala sabah 9’da işe yarayıp, akşam 6’da varoluşsal sorgulama molasına çıkıyorlar.
ve belki de haklılar: çünkü hayatta her şey işe yaradığı sürece anlamlıdır.
ama prag’da hava soğuk, kimse işe yaramıyor, herkes sadece yarar umudu ile ısınıyor.
prag sokaklarında felsefi yürüyüşler başladı. ellerinde latte, dillerinde william james...
herkes işe yarayanın peşindeydi ama işe gitmiyordu. ben işe yaramıyorum ama içimde işe yarayan bir potansiyel var, diyen sanatçılar, charles sanders peirce’in mezarına mektup abi seni özledik, verim düşüyor.
bir grup pragmatist, kafka müzesi’nin önünde kamp kurdu. işe yarayan kabus en güzel kabustur diye slogan attılar. turistler fotoğraf çekti, biri yanlışlıkla nft yaptı. prag belediye’si olaya el attı, yararlı mısınız? diye sordu. grup sözcüsü yararlılık görecelidir deyince hepsini işe aldı; temizlik departmanında deneysel felsefi performans adı altında çalıştırdı.
bir yandan pragmatistlerin başkenti oldu prag. her köşede gerçek, sonuç verir yazılı duvar yazıları belirdi. ama kimse o sonuçları almak istemedi çünkü fatura gibiydi: her ay gelen, ama kimsenin ödemek istemediği bir şey.
bir akşamüstü, charles peirce’in hologramı karl köprüsü’nde belirdi.
çocuklar, dedi, pragmatizm eylemle ölçülür.
grup hemen o cümleyi tişörte bastı, ama tişörtü giyen olmadı çünkü ütü yoktu, ütü almak pahalıydı, ve herkes ütü almak eylem değildir, sonuçtur diye tartıştı.
sonunda prag’ın belediye başkanı bu kadar faydacılık bana fazla faydasız geldi diyerek tüm pragmatistleri charles üniversitesi’ne stajyer olarak gönderdi. orada hala sabah 9’da işe yarayıp, akşam 6’da varoluşsal sorgulama molasına çıkıyorlar.
ve belki de haklılar: çünkü hayatta her şey işe yaradığı sürece anlamlıdır.
ama prag’da hava soğuk, kimse işe yaramıyor, herkes sadece yarar umudu ile ısınıyor.
devamını gör...