orijinal adı: professor andersens natt
yazar: dag solstad
yıl: 1996
kitap noel gecesi profesör andersen'in tanık olduğu bir cinayet ile başlar. cinayeti polise ihbar edip etmemek arasında kalan andersen kendi içinde iç hesaplaşmalar yaşar.
yazar: dag solstad
yıl: 1996
kitap noel gecesi profesör andersen'in tanık olduğu bir cinayet ile başlar. cinayeti polise ihbar edip etmemek arasında kalan andersen kendi içinde iç hesaplaşmalar yaşar.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 02.11.2021 12:54 tarihinde açılmıştır.
1.
bir dag solstad kitabıdır.
bana iskandinav edebiyatını sevdiren yazarlardan biridir dag solstad. üçüncü kitabının türkçeye çevrildiğini görünce nasıl mutlu olduğumu anlatamam. verdiğim, elimdeki kitaplar bitene kadar yeni kitap almama sözüme istisna teşkil eden bir andı bu kitabı almaya karar verdiğim an.
kitapta bir edebiyat profesörü ile tanışıyoruz: pal andersen. pal andersen karakteri bana elias canetti’nin körleşme isimli başyapıtındaki başkahraman profesör kien’i hatırlattı bazı yönleriyle.
ancak bu profesör hayattan o kadar kopuk değil. elli beş yaşın ve yalnız yaşamamanın verdiği bir inzivaya rağmen dışarıda zaman geçirmeyi, arkadaşları ile takılmayı seviyor. tek derdi modern bir insan olmak için verdiği amansız mücadele. bir de geçmiş ile gelecek arasındaki ölümsüzlük hissinin kaybolmaya başlaması karşısındaki umutsuzluğu.
noel gecesi pencereden dışarı bakarken şahit olduğu cinayet ile modern insan olmak, başkalarının işine karışmamak, insanlarla empati kurabilmek, ölümsüzlük, suç ve ceza kavramları arasında kendini kaybeder profesörümüz.
ve roman bizi kimsenin kişisel bir tanrısı olamayacağı fikrine taşır, ateistler dahil.
bana iskandinav edebiyatını sevdiren yazarlardan biridir dag solstad. üçüncü kitabının türkçeye çevrildiğini görünce nasıl mutlu olduğumu anlatamam. verdiğim, elimdeki kitaplar bitene kadar yeni kitap almama sözüme istisna teşkil eden bir andı bu kitabı almaya karar verdiğim an.
kitapta bir edebiyat profesörü ile tanışıyoruz: pal andersen. pal andersen karakteri bana elias canetti’nin körleşme isimli başyapıtındaki başkahraman profesör kien’i hatırlattı bazı yönleriyle.
ancak bu profesör hayattan o kadar kopuk değil. elli beş yaşın ve yalnız yaşamamanın verdiği bir inzivaya rağmen dışarıda zaman geçirmeyi, arkadaşları ile takılmayı seviyor. tek derdi modern bir insan olmak için verdiği amansız mücadele. bir de geçmiş ile gelecek arasındaki ölümsüzlük hissinin kaybolmaya başlaması karşısındaki umutsuzluğu.
noel gecesi pencereden dışarı bakarken şahit olduğu cinayet ile modern insan olmak, başkalarının işine karışmamak, insanlarla empati kurabilmek, ölümsüzlük, suç ve ceza kavramları arasında kendini kaybeder profesörümüz.
ve roman bizi kimsenin kişisel bir tanrısı olamayacağı fikrine taşır, ateistler dahil.
devamını gör...
