kızılderililer kızıl bulut önderliğinde iki yıl boyunca savaşmış ve 1868' de amerikan askerlerini topraklarından kovmuş, kalelerini yakmışlardı. amerika barış istemiş, bu topraklarda hakkı olmadığını kabul etmiş, ama antlaşma için tek bir şart koşmuştu. antlaşma beyaz adamın başkenti washington'da imzalanacaktı. düşmana karşı ezici bir zafer kazanan reisler kendilerinden emindiler ve başkente gitme konusunda bir problem görmediler.
beyaz adamlarla beraber yola çıkan reisler en yakın kasabaya gittiler ve savaşırken saldırdıkları trene bindiler. tren, washington'a kadar her kasabada, her şehirde durdu. kasaba ve şehirlerde yaşayan insanlara, trende vahşi kızılderililerin olduğu haber verilmiş ve onları görmek isteyen müthiş bir kalabalığın oluşması sağlanmıştı. uzun süren yolculuktan sonra nihayet başkente geldiler ama amerikan gösterisi bitmemiş, antlaşma imzalamadan önce görmeleri gereken başka yerlerinde olduğu söylenmişti. deniz kuvvetlerinin gemileri top atışları eşliğinde gezdirildi, kara topçu birlikleri kulakları sağır eden silahları sergilediler. yüksek binalarla dolu kalabalık şehirler gezdirildi.
kızılderililer artık o zafer kazanmış, kendine güvenen insanlar değildi. kendi topraklarında iken sadece ticaret yapan beyazları, kürk avcılarını ve kalelerdeki beyaz askerleri görüyorlar ve eğer kaleleri ele geçirirsek, askerleri öldürür yada kovarsak ülkemizi kurtarırız diye düşünüyorlardı. ama artık görüyorlardı ki kendileri bir ağacın yaprakları kadarsa, beyaz adamlar ormandaki bütün ağaçların yaprakları kadar çoktu ve öldür, öldür bitecek gibi değildi.
bu kadar gösterinin yeterli olduğunu, kızılderililerin istenilen kıvama geldiğini anlayan amerikan yönetimi kızılderililere, eğer barış istiyorlarsa belirlenen rezervasyonlarda yaşamak zorunda olduklarını, çocuklarını okula göndermelerini, bizon avını bırakmalarını... istediler. kızılderililer antlaşmayı mecburen imzaladılar ve başları eğik ülkelerine döndüler.
devamını gör...
hitlerin gbryi dünyada yanlız kaldın mesajı vermek için kukla fransayı kurması
devamını gör...
türk deniz kuvvetleri yüzer birlik personeli ve ailelerinin şu anda verdiğidir. --! spoiler !--

deniz kuvvetleri personeli tam 10 aydır karantinada. kimse bundan bahsetmiyor. şaka değil 10 aydır karantinadalar korona olmasınlar diye. tabii ki ruh sağlıkları artık yerinde değil... haberiniz var mı? bu sesi duyan var mı?

--! spoiler !--
devamını gör...
"kendinizi kötü hissetmeyin. hissettirmeye çalışacaklar. hissetmeyin. sizin haklı davanızı başka kişiler çok yanlış davranışlarla zedeliyormuş gibi yapanlar da olacak. ahlaki olarak yara aldığınıza inandırmak isteyecekler. buna da inanmayın. yaşananların sebebi bellidir. bitti."

catay


bu süreçte moral bozmak için her tür taktik denenecek. bunları önceden bilmek, oyuna gelmemek için önemli. karşılaşabileceğiniz başlıca manipülasyon yöntemleri:

- eşitleme: "her iki taraf da hatalı." *böylece adaletsizlik normalleştirilir. haklıyı haksızla eşitleyip mücadeleyi bulanıklaştırırlar.
- whataboutism: "ama siz de şöyle yapmıştınız" diyerek gündemi değiştirirler. haksızlığı meşrulaştırmaya çalışırlar.
- provokasyon: aşırı tepkiler yaratmak isterler. sizi öfkeye sürükleyip "bakın, onlar da saldırgan" dedirtmeye çalışırlar.
- ahlaki üstünlüğü çökertme: "siz de artık kirlendiniz" diyerek vicdanınıza oynarlar. ahlaki üstünlüğünüzü sorgulatıp sizi içten çökertmek isterler.
- umut kırma: "bir şey değişmez", "boşuna uğraşıyorsunuz" gibi cümlelerle pasiflik aşılarlar. bu da bir silahtır.
- yalan kurgular: olmamış olayları olmuş gibi gösterebilirler. sahte mesajlar, sahte videolar, sahte ifadeler... gerçekle kurgu iç içe geçirilir. (bunu islamcılar çok kullanır, son bir buçuk yılda hamas özellikle)
- karşı tarafı kirletme: bizzat kendileri bir provokasyon yapıp suçu karşı tarafa atabilirler. amaç: haklı mücadeleyi karalamak.
bu taktikler bilinçli şekilde uygulanır. amaç moralinizi bozmak, enerjinizi tüketmek, safınızı bulanıklaştırmak. manipülatörler, troller, sinsiler devrede olacak. bunları bilin, hazırlıklı olun. davanız haklıysa dik durun.

***

psikolojik yıpratma savaşının bir diğer kulvarı da ahlaki üstünlüğünüzü kırmak, sizi sürekli savunmaya zorlamaktır. amaç haklı mücadeleyi bulanıklaştırmak, sizi suçlu gibi hissettirmektir. sıkça başvurulan "ahlaki tuzak" teknikleri:

- kutsal üzerinden tuzak kurma: küçük bir kimliği belirsiz grubu işaret ederek, "şuraya saygısızlık ettiler", "şuna küfrettiler" gibi çıkışlarla mücadele değil semboller tartıştırılır. gerçek adaletsizlik ve ana sorun görünmez hale gelir.
- temsil krizi yaratma: karşı taraftan gözüken (ve bazen de karşı taraftan bile olmayan provokatör olabilecek) tek bir kişinin bir yanlış davranışı öne çıkarılır, tüm hareket onunla özdeşleştirilir. "bakın, kimlerle aynı saftasınız" diyerek kolektif mücadele lekelemeye çalışılır.
- ahlaki zorlama: kendi etik facialarını örtbas etmek için sürekli kınamalarla sizi savunmaya çekme taktiği uygularlar. "peki bunu neden kınamadınız?", "niye sessiz kaldınız?" gibi sorularla sizi sürekli suçlanan konuma iterler. kendilerine uygulamadıkları etik standartları iyi niyetinizi suistimal etmek için size uygularlar. gündemi siz belirleyemezsiniz artık, sadece tepki verirsiniz.
- yön kaydırma: ana gündem dışındaki bir olay büyütülür. "asıl mesele bu değil mi?" denir. hak ihlalleri yerine, "tarz" ve "üslup" tartışılır. tali meseleler üzerinden kafalar bulandırılmaya çalışılır. "bunun bu olaylarla ne alakası var?" şeklinde sorular sorulur.
- tiksindirme ve ahlaki bıkkınlık üretme: sürekli kaynağı belirsiz ve gerçekliği şaibeli olan küçük grupların kriz, kavga ve çirkinlik görüntülerini yayarak halkı mücadeleden soğuturlar. "hepsi birbirinden beter" dedirtmek isterler.
- empatiyi silme: parmakla gösterdikleri buldukları birkaç kötü örnek üzerinden "bunlara üzülüyorsan sen de kötüsün" mantığı pompalanır. dayanışmayı kırar, yalnızlaştırır.
- içten saldırı: "sen de kirlendin" hissi yaratılır. "bu yolda her şey mübah mı?", "siz de artık onlar gibisiniz" denerek içten içe inancınız aşındırılır, duygu sömürüsü yapılır, vicdanınıza oynarlar.


kemal büyükyüksel

(yukarıda alıntılanan yöntemleri kemal de gazze meselesinde kullananlardan bu arada)

sjw'ler ve islamcılar ile onları piyon olarak gören çin, rusya, iran, katar, türkiye gibi ülkeler çok kullanır bu taktikleri.

takım elbise giyip kravat takan radikal islamcılar bu yöntemleri cihadın bir parçası olarak görürler ayrıca. bu psikolojik saldırılar da islami terörün bir parçasıdır. tam da bu yüzden herhangi bir mağduriyet söylemi dikkate alınmamalıdır. gerçek olsa bile.
devamını gör...

ateşkes çağrıları kulağa ahlaki gelebilir. ama öyle değil. zafer elde edilmeden bir ateşkes anlaşması, savaş suçlarını ödüllendirir: toplu rehin alma, işkence, sakatlama, tecavüz, canlı kalkanların kasıtlı kullanımı ve sivillerin katledilmesi. bunlar çaresizliğin getirdiği taktikler değil; dayatma-zorbalık stratejileridir. bu tür yöntemlerin başarılı olduğu görülürse, dünyadaki tüm terör örgütleri, milisler ya da düşman rejimler için bir örnek model haline gelecektir.

bu aynı zamanda modern savaştaki tehlikeli bir dönüşümü de meşrulaştıracak ve kalıcı hale getirecektir: savaş hukukunun bir silah olarak sistematik bir şekilde kötüye kullanılması. hamas tüm doktrinini bunun üzerine inşa etmiştir: uluslararası insancıl hukukun her ilkesini kasıtlı olarak ihlal ederken, düşmanını sınırlandırmak için aynı yasalara güvenmektedir. bu sadece ikiyüzlülük değildir. bu, bazen hukuk savaşı olarak da adlandırılan hesaplanmış bir savaş biçimidir: okulları, hastaneleri, camileri ve sivil mahalleleri askeri tesislere dönüştürmek, komuta merkezlerini ve silahları korunaklı alanların altına yerleştirmek ve ardından sivil kayıpları politik bir silah olarak kullanmak. bu siviller kaçınılmaz olarak zarar gördüğünde, hamas küresel düzeyde sempati kazanmak ve terörist altyapısını ortadan kaldırmaya çalışan ülkeyi kınamak için görüntülerden ve istatistiklerden yararlanmakta.

hamas'ın kazanacağı bir zafer yeni ve korkunç bir norm oluşturacaktır: savaşın her kuralını yeterince stratejik bir acımasızlıkla ihlal ederseniz - kendi halkınızı kalkan olarak kullanmak, kliniklere roket depolamak, minarelere keskin nişancılar yerleştirmek ve maksimum sayıda sivilin tehlikeye maruz kalmasını sağlamak - o zaman uluslararası öfke size değil, sizi durdurmaya çalışan devlete yönelecektir. bu, her coğrafyadaki rejimlere ve terör gruplarına, koruma altındaki yaşam alanlarının artık korunmadığını, istismar edilebilir olduğunu öğretecektir. sivil ölümlerinin sadece trajik değil, aynı zamanda politik zafer için kullanışlı, hatta elzem olduğunu öğretir. bu stratejinin ödüllendirilmesinin sonuçları gazze'nin çok ötesinde ses getirecektir: kötü diktatörlerin veya devlet dışı silahlı aktörlerin kontrolü altındaki her sivil nüfusu daha da büyük bir risk altına sokacaktır.



john spencer

uluslararası ceza mahkemesi: #3546583
devamını gör...
sözlüğümüzün yahudi terör örgütü üyesi çıfıtı gelmiş, jenosidi savunuyor.
hoşt ulan.
devamını gör...

israel'in itibarsızlaştırılması, diğer batılı ülkeleri, hayatta kalmalarına yönelik iç ya da dış tehditlerle karşı karşıya kaldıklarında benzer bir duruş sergilemekten caydırmak amacıyla, kendini savunan bir ulusun meşruiyetini zayıflatmayı hedefleyen yıkıcı bir ilerlemeci (woke) gündeme hizmet etmektedir.

ayrıca bu söylem, demokratik devletlerin terör örgütleriyle bir tutulduğu bir ahlaki görecelilik kültürünü de beslemektedir. sonuç sadece çarpıtılmış bir kamuoyu algısı değil, aynı zamanda stratejik gereklilikler yerine ideolojik tutarlılığa öncelik verilmesi yönünde artan bir baskıdır.


zineb riboua
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"psikolojik harp" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim