orijinal adı: rappaccini’s daughter
yazar: nathaniel hawthorne
yayım yılı: 1844
bir tıp öğrencisi, öğrenim görmek için geldiği şehirde, bir oda tutar. tuttuğu oda, bitkilerle deneyler yapan bir profesörün bahçesinin üst katıdır. aynı zamanda profesörün çok güzel bir de kızı vardır. bitkilerle yapılan esrarengiz deneyler, aşk ve olağanüstü bir anlatım.
yazar: nathaniel hawthorne
yayım yılı: 1844
bir tıp öğrencisi, öğrenim görmek için geldiği şehirde, bir oda tutar. tuttuğu oda, bitkilerle deneyler yapan bir profesörün bahçesinin üst katıdır. aynı zamanda profesörün çok güzel bir de kızı vardır. bitkilerle yapılan esrarengiz deneyler, aşk ve olağanüstü bir anlatım.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 26.04.2022 08:52 tarihinde açılmıştır.
1.
bir nathaniel hawthrone kitabıdır.
can yayınlarının kısa klasikler serisinin elli birinci kitabı olan bu eser karanlık romantizm ve gotik edebiyatın devlerinden biri olan nathaniel hawthrone soy isimine bir w harfi ekledikten sonra yazdığı öykülerden biridir.
kızıl harf’i okuduğum zamandan beri nathaniel hawthrone adını duyduğum ve okuduğum her seferinde sırtımdan soğuk bir ürperti geçer. korku değil bu elbette ama her cümlesi beni tedirgin ediyor. sanki kitaplarını okurken arka planda tedirgin edici bir müzik çalarmış gibi.
bu kitabında yazar, bir nevi doktor moreau hikayesi anlatır bize. ama bu biliminsanı bitkilerle çalışmaktadır sadece. daha da daraltmak gerekirse sadece zehirli bitkilerle çalışmaktadır. ve bu adam için bilim her şeyden üstündür.
hatta o kadar özel bir yerdedir ki bilim, onun uğruna insanların hayatını hiçe saymaktan çekinmez. doğal olarak da yaptığı deneyler çevresindeki insanlar üzerinde sakınımlı bir korku ve tedirgin edici bir saygı uyandırır. bir erkek hariç. o korkusuna rağmen biliminsanının bahçesine girer ve bunu aşk için yapar. dünyanın en zehirli aşkı için.
can yayınlarının kısa klasikler serisinin elli birinci kitabı olan bu eser karanlık romantizm ve gotik edebiyatın devlerinden biri olan nathaniel hawthrone soy isimine bir w harfi ekledikten sonra yazdığı öykülerden biridir.
kızıl harf’i okuduğum zamandan beri nathaniel hawthrone adını duyduğum ve okuduğum her seferinde sırtımdan soğuk bir ürperti geçer. korku değil bu elbette ama her cümlesi beni tedirgin ediyor. sanki kitaplarını okurken arka planda tedirgin edici bir müzik çalarmış gibi.
bu kitabında yazar, bir nevi doktor moreau hikayesi anlatır bize. ama bu biliminsanı bitkilerle çalışmaktadır sadece. daha da daraltmak gerekirse sadece zehirli bitkilerle çalışmaktadır. ve bu adam için bilim her şeyden üstündür.
hatta o kadar özel bir yerdedir ki bilim, onun uğruna insanların hayatını hiçe saymaktan çekinmez. doğal olarak da yaptığı deneyler çevresindeki insanlar üzerinde sakınımlı bir korku ve tedirgin edici bir saygı uyandırır. bir erkek hariç. o korkusuna rağmen biliminsanının bahçesine girer ve bunu aşk için yapar. dünyanın en zehirli aşkı için.
devamını gör...
