1.
edward hopper'ın 1951 tarihli tablosu.

sanatçı stüdyosunun arkasındaki odayı resmetmiş. ilk bakışta yorumlayacak çok şey yok, hatta hiçbir şey yok, herhangi bir olayın geçmediği boş bir oda sadece.
ama hopper ışıkla oynamayı seven ve yalnızlığı çok iyi resmeden bir sanatçı. zaten odadaki boşluğun amacı da bu olsa gerek. bir objenin bulunmadığı ya da bir olayın gelişmedigi bu eser yine de sizde dinginlik ve yalnızlık hislerini uyandırabiliyor. deniz boşuna resmedilmemiş olsa gerek, kapıdan az biraz gördüğümüz manzara bile değişik hisler uyandırmaya yetiyor.
bana biraz da çocukluğumda odama vuran güneşin ışıklarını seyrettiğim zamanları hatırlattı. sanatçı şehir hayatında yalnızlığı resmettiği pek bilinen eserlerinin yanında hiçbir şeyi merkeze koymadan sadece ışık oyunuyla uzun uzun yorumlanacak bir tablo ortaya çıkarmış. pek ilginç bulduğum bir eser sonuç olarak.

sanatçı stüdyosunun arkasındaki odayı resmetmiş. ilk bakışta yorumlayacak çok şey yok, hatta hiçbir şey yok, herhangi bir olayın geçmediği boş bir oda sadece.
ama hopper ışıkla oynamayı seven ve yalnızlığı çok iyi resmeden bir sanatçı. zaten odadaki boşluğun amacı da bu olsa gerek. bir objenin bulunmadığı ya da bir olayın gelişmedigi bu eser yine de sizde dinginlik ve yalnızlık hislerini uyandırabiliyor. deniz boşuna resmedilmemiş olsa gerek, kapıdan az biraz gördüğümüz manzara bile değişik hisler uyandırmaya yetiyor.
bana biraz da çocukluğumda odama vuran güneşin ışıklarını seyrettiğim zamanları hatırlattı. sanatçı şehir hayatında yalnızlığı resmettiği pek bilinen eserlerinin yanında hiçbir şeyi merkeze koymadan sadece ışık oyunuyla uzun uzun yorumlanacak bir tablo ortaya çıkarmış. pek ilginç bulduğum bir eser sonuç olarak.
devamını gör...