1.
sami aldeeb(sami ezzib), 1949 doğumlu arap bir hukuk pırofesörü olup filistin'de hristiyan bir köylü ailenin çocuğu olarak dünya'ya gelmiştir. sami ezzib; üniversiteden mezun olup doktorasını yaptıktan sonra, almanca olan isviçre anayasası'nı arapça'ya çevirmiştir. tıpkı sherif gaber gibi din eleştirisi yapan sami ezzib, kur'an'daki dilbilgisi hatalarını ve kur'an'ın hahamlar tarafından yazıldığı teorisini ilk kez ortaya atan kişidir.
aynı zamanda bir yayıncı olan sami elzib, gig tv gibi türk nonteist kanallarıyla youtube'da saatlerce islam eleştirisi yapmıştır. sami elzib, şu anda isviçre'de yaşamaktadır.
resmi internet sitesi: www.sami-aldeeb.com/
aynı zamanda bir yayıncı olan sami elzib, gig tv gibi türk nonteist kanallarıyla youtube'da saatlerce islam eleştirisi yapmıştır. sami elzib, şu anda isviçre'de yaşamaktadır.
resmi internet sitesi: www.sami-aldeeb.com/
devamını gör...
2.
görüşleri son derece saçma ve ciddiye alınmayacak düzeyde. arapça'ya biraz aşina olan herkes bilir ki kur'an'ın dil, belagat ve üslubu, o döneme kadar arapların medeniyete dair sahip oldukları tek güçlü unsur olan dillerinde yazılmış zirve düzeydeki hiçbir şiir yahut söyleve benzememektedir.
imr-ul kays başta olmak üzere cahiliyye devrinde yaşamış 6 büyük arap şairinin, üsluptaki özellikleri, dil alanında bir deha gösterisidir. süslü, cafcaflı ve afili olmaya çalışan, şiiri entelektüel bir caka satma aracı olarak gören, dalları meyve ve dikenlerle iç içe geçmiş, güzel görünümlü ama karmakarışık bir ağaç gibi.
oysa kur'an'ın esas olayı az ve öz kelime ile en geniş anlamı muhatabına verme becerisidir. yani belagat sanatında zirve. tabi hz. muhammed, hayatında buna benzer bir şiir söylemediği, şair yahu hatip olarak bilinmediği için bu sefer mevzuyu olmayan hahamların üzerine atıyorlar.
arabistan yarımadasında hangi haham, arap dilinin inceliklerine bu kadar vakıf olacak ve bedevi arapları bile ( onlar arapçayı en fasih konuşanlardı) aciz bırakacak, görülmemiş bir üslupta bunu kaleme alacak. üstelik, bir çok vahiy hz peygambere eşinin yahut aile efradının yanındayken gelmiş, o an vahiy katibine bunu yazdırmıştır. ortada haham olsa, adamın geldiğini ve peygamberlik iddiasındaki bu şahısla gizli gizli görüştüğünü gören olur, yahut bir mektup alışverişine herkes şahit olur ve mekkeli müşrikler bunu ifşa ederler.
bu nasıl bir hahammış ki, israiloğullarının tarihte işlediği bir sürü suçtan ötürü onları suçluyor, hain olarak kabul edilen hz isa'yı övüp, ona allah'ın resulu diyor, yahudi ve hristiyanları bir tek tevhid inancına davet ediyor. yahudilikteki bazı emir ve yasakları kaldırıp, yerine yenilerini koyuyor. haham dediğin adam yahudiyse sonuçta kendi dini için çalışır. neden bir arabı peygamber olarak finanse etsin ? din kuracak olsa, yahut mesih inancı olsa, yardım ettiği kişi ben peygamber değilim, gerçek mesihin habercisiyim der ve o hahamı işaret eder. kaldı ki yahudilerde bir beklenen mesih inancı vardı.
bizim aklı evvel sami'nin saçmalıkları burada bitmiyor. kur'an'da 2500 dil bilgisi hatası var diyor ki bu mushafta sayfa başına 4 hataya tekabül eder. hani ertuğrul kürkçü gibi çıkar göster diyeceğim ama konunun ciddiyetine binaen diyemiyorum. ama sami'nin hata derken iki dayanağı var. birinci kur'an'daki tekrarlar. bunlar arap dilinde söylemi kuvvetlendirmek için zaten yapılırdı. kur'an'ın retoriği budur. öteki iddiası ise kur'an'ın kronolojik bır sıraya sahip olmamasıymış. kutsal kitap, herodot'un tarihi değildir ki. bu da anlamsız bir suçlama.
sami abinin filistinli bir hristiyan olması, bu iddiaların ardında israil'in varlığına dair şüpheler uyandırıyor. zira hristiyan filistinliler edward said'te olduğu gibi filistin ulusal mücadelesinde ırkdaşları olan müslüman filistinlilerle dayanışma içinde oldular. yasir arafat da hristiyan bir filistinliyle evliydi ki bu politik bir evlilikti. belki de israil, bu surda bir gedik açmak için sami'yi kullanmıştır.
imr-ul kays başta olmak üzere cahiliyye devrinde yaşamış 6 büyük arap şairinin, üsluptaki özellikleri, dil alanında bir deha gösterisidir. süslü, cafcaflı ve afili olmaya çalışan, şiiri entelektüel bir caka satma aracı olarak gören, dalları meyve ve dikenlerle iç içe geçmiş, güzel görünümlü ama karmakarışık bir ağaç gibi.
oysa kur'an'ın esas olayı az ve öz kelime ile en geniş anlamı muhatabına verme becerisidir. yani belagat sanatında zirve. tabi hz. muhammed, hayatında buna benzer bir şiir söylemediği, şair yahu hatip olarak bilinmediği için bu sefer mevzuyu olmayan hahamların üzerine atıyorlar.
arabistan yarımadasında hangi haham, arap dilinin inceliklerine bu kadar vakıf olacak ve bedevi arapları bile ( onlar arapçayı en fasih konuşanlardı) aciz bırakacak, görülmemiş bir üslupta bunu kaleme alacak. üstelik, bir çok vahiy hz peygambere eşinin yahut aile efradının yanındayken gelmiş, o an vahiy katibine bunu yazdırmıştır. ortada haham olsa, adamın geldiğini ve peygamberlik iddiasındaki bu şahısla gizli gizli görüştüğünü gören olur, yahut bir mektup alışverişine herkes şahit olur ve mekkeli müşrikler bunu ifşa ederler.
bu nasıl bir hahammış ki, israiloğullarının tarihte işlediği bir sürü suçtan ötürü onları suçluyor, hain olarak kabul edilen hz isa'yı övüp, ona allah'ın resulu diyor, yahudi ve hristiyanları bir tek tevhid inancına davet ediyor. yahudilikteki bazı emir ve yasakları kaldırıp, yerine yenilerini koyuyor. haham dediğin adam yahudiyse sonuçta kendi dini için çalışır. neden bir arabı peygamber olarak finanse etsin ? din kuracak olsa, yahut mesih inancı olsa, yardım ettiği kişi ben peygamber değilim, gerçek mesihin habercisiyim der ve o hahamı işaret eder. kaldı ki yahudilerde bir beklenen mesih inancı vardı.
bizim aklı evvel sami'nin saçmalıkları burada bitmiyor. kur'an'da 2500 dil bilgisi hatası var diyor ki bu mushafta sayfa başına 4 hataya tekabül eder. hani ertuğrul kürkçü gibi çıkar göster diyeceğim ama konunun ciddiyetine binaen diyemiyorum. ama sami'nin hata derken iki dayanağı var. birinci kur'an'daki tekrarlar. bunlar arap dilinde söylemi kuvvetlendirmek için zaten yapılırdı. kur'an'ın retoriği budur. öteki iddiası ise kur'an'ın kronolojik bır sıraya sahip olmamasıymış. kutsal kitap, herodot'un tarihi değildir ki. bu da anlamsız bir suçlama.
sami abinin filistinli bir hristiyan olması, bu iddiaların ardında israil'in varlığına dair şüpheler uyandırıyor. zira hristiyan filistinliler edward said'te olduğu gibi filistin ulusal mücadelesinde ırkdaşları olan müslüman filistinlilerle dayanışma içinde oldular. yasir arafat da hristiyan bir filistinliyle evliydi ki bu politik bir evlilikti. belki de israil, bu surda bir gedik açmak için sami'yi kullanmıştır.
devamını gör...