#ekonomi-emek-iş dünyası
yazar: murat ağırel
yayın tarihi: 2020
murat ağırel, kitapta siyasi görüşüne de büyük yer vererek kanıtlarıyla beraber varlığımızın-ülkemizin derneklere, vakıflara, cemaatlere nasıl ekonomik kaynak olarak paylaşıldığından bahsetmiş. "bürokrasi" ve "siyasal islam" üzerinde de durarak görüşlerine yer vermiştir kitabında.
yayın tarihi: 2020
murat ağırel, kitapta siyasi görüşüne de büyük yer vererek kanıtlarıyla beraber varlığımızın-ülkemizin derneklere, vakıflara, cemaatlere nasıl ekonomik kaynak olarak paylaşıldığından bahsetmiş. "bürokrasi" ve "siyasal islam" üzerinde de durarak görüşlerine yer vermiştir kitabında.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "docendodiscitur" tarafından 22.06.2021 01:32 tarihinde açılmıştır.
1.
gazeteci murat ağırel'in güzel bir araştırma kitabı. ben sıradan vatandaşların büyük resmi görme , dış güçler gibi olaylarla ilgilenmemesi gerektiğini düşünüyorum. işimiz bu değil. bizim işimiz şuanı görmek ve cebimizdeki üç lira nerede bunu sormak. eğer şuan cebimizde üç lira değilde bir lira varsa kalan iki lira nerede ? işte bunu öğrenmek için bu kitabı okumak gerekir.
kendisine pek sempati duymasam da , imamoğlu seçildiğinde , derneklere ,vakıflara peşkeş dönemi bitmiştir demişti. bunun ne demek olduğunu bu kitabı okumadan anlayamayız.
kitap komplo teorilerine girmeden , cumhuriyet döneminden itibaren ülke sermayesi nasıl paylaşılmış , kimler yemiş ve hala yiyor belgeleriyle bunu anlatıyor. spoiler vermek gerekirse , en başından beri hep aynı kişiler , farklı kimlikler , örgütler altında yemiş ve hala yiyor. bir azınlığın eline düşmüş bütün sermaye , herkes birbirine peşkeş çekiyor. çok fazla isim olduğu için biraz sıkıcı gelebilir lakin murat ağırel akıcı bir üslupla bunun önüne geçmeye çalışmış.
kitapla ilgili tek eleştirim hep muhafazakar-sağ ideolojinin örgütlenmelerini , derneklerini , vakıflarını anlatmış. sol kesime hiç toz kondurmamış. yazarın ideolojik bakış açısı burada yansımış. ama şu konuda hak vermek gerekirse , her zaman güçlü olan, sermayeyi yiyen sağ kesim olmuştur. bundan dolayı neden böyle yaptığını anlıyorum.
kendisine pek sempati duymasam da , imamoğlu seçildiğinde , derneklere ,vakıflara peşkeş dönemi bitmiştir demişti. bunun ne demek olduğunu bu kitabı okumadan anlayamayız.
kitap komplo teorilerine girmeden , cumhuriyet döneminden itibaren ülke sermayesi nasıl paylaşılmış , kimler yemiş ve hala yiyor belgeleriyle bunu anlatıyor. spoiler vermek gerekirse , en başından beri hep aynı kişiler , farklı kimlikler , örgütler altında yemiş ve hala yiyor. bir azınlığın eline düşmüş bütün sermaye , herkes birbirine peşkeş çekiyor. çok fazla isim olduğu için biraz sıkıcı gelebilir lakin murat ağırel akıcı bir üslupla bunun önüne geçmeye çalışmış.
kitapla ilgili tek eleştirim hep muhafazakar-sağ ideolojinin örgütlenmelerini , derneklerini , vakıflarını anlatmış. sol kesime hiç toz kondurmamış. yazarın ideolojik bakış açısı burada yansımış. ama şu konuda hak vermek gerekirse , her zaman güçlü olan, sermayeyi yiyen sağ kesim olmuştur. bundan dolayı neden böyle yaptığını anlıyorum.
devamını gör...
