1.
“satranç aklın jimnastiğidir.”
(s. decker)
satranç sadece bir oyun değil, ciddi matematik bilgisinin bir oyun tahtasına yansımasıdır. nasıl mı? konuya 180 derecelik bir açıdan bakalım.
iyi satranç oyuncularının taşlara sayısal değerler verdiklerini biliyoruz. örnek olarak; iki piyonunuzu feda edip, rakibinizin kalesini alıyorsanız, rakibin kalesi üç piyon değerindedir. ancak bu değer, oyun sırasında değişebilir ve iki piyon, bir kale veya attan daha değerli olabilir. satrançı acımasız bir oyun yapanda budur. sayısal değerlerin yani matematiksel bakışın oyun sırasında değişmesidir. tam karşılığı olmasada buna “değişkenlik” diyebiliriz.
bir başka matematiksel durum ise; örüntü.
tahtanın tamamına hakim olmanız. örüntü belli değerlerde ki sayıların bir kurala uygun olarak devam etmesi demektir. satranç dinamik bir oyun ve matematiksel olarak “değişkenlik” gösterdiği için, örüntü hesabını oyun sırasında yenileyerek yapmak gerekir. iyi bir satranç oyuncusu, bu hesabı her hamle sonrası yapar. kötü bir oyuncuda bu hesabı yapar ama farkında olmaz. mesele burada kaç hamle sonrasını görüyor veya tahmin ediyor olmanızda.
satranç tahtasında 2 taraf 1 er hamle yaptığında 400 , 2 taraf 2şer hamle yaptığında 72.084 ve 2 taraf 3 er hamle yaptığında 4 milyondan fazla seçenek vardır. 2 tarafın yaptığı 4 er hamleden sonra 318 milyar seçenek vardır. hamle sayısı arttıkça, çarpan sayısı katlanır ve matematik bile çileden çıkabilir.
satranç tahtasında atın turlayabileceği 122 milyon hamle vardır. oyun başlangıcından itibaren 2. hamleden sonra mat etmenin 8 farklı yolu, 3. hamleden sonra mat etmenin 355 farklı yolu vardır. hamle sayısı arttıkça, 128 milyar dolara doğru ilerlersiniz.
ve en önemli matematiksel bakışa gelelim; olasılık!
oyun sırasında sıkça aklınızdan geçen kelime bir olasılık hesabıdır. “eğer” bu vezir şu konumda olsaydı kazanmıştım. eğer rakip hamleyi h8’e yapsaydı, şah mat. olasılık hesabı, satrançın ana fikridir demek yanlış olmaz. mesele burada bir oyunu kazanmaktan öte, kimin daha doğru ve daha çok olasılık hesabını yapmasıdır. bu oyunda şans yoktur. ya kötü oyuncu vardır ya da yanlış hamle yapmış oyuncu.
bu oyun sırasında ne kadar çok “eğer” diyorsanız o kadar iyidir. kazanmak için eğer kelimesini doğru planlarsanız, şahı öldürürsünüz.
ve son olarak; şah mat, pers dilinde “kral öldü” anlamına gelir.
matematik affetmez!
(s. decker)
satranç sadece bir oyun değil, ciddi matematik bilgisinin bir oyun tahtasına yansımasıdır. nasıl mı? konuya 180 derecelik bir açıdan bakalım.
iyi satranç oyuncularının taşlara sayısal değerler verdiklerini biliyoruz. örnek olarak; iki piyonunuzu feda edip, rakibinizin kalesini alıyorsanız, rakibin kalesi üç piyon değerindedir. ancak bu değer, oyun sırasında değişebilir ve iki piyon, bir kale veya attan daha değerli olabilir. satrançı acımasız bir oyun yapanda budur. sayısal değerlerin yani matematiksel bakışın oyun sırasında değişmesidir. tam karşılığı olmasada buna “değişkenlik” diyebiliriz.
bir başka matematiksel durum ise; örüntü.
tahtanın tamamına hakim olmanız. örüntü belli değerlerde ki sayıların bir kurala uygun olarak devam etmesi demektir. satranç dinamik bir oyun ve matematiksel olarak “değişkenlik” gösterdiği için, örüntü hesabını oyun sırasında yenileyerek yapmak gerekir. iyi bir satranç oyuncusu, bu hesabı her hamle sonrası yapar. kötü bir oyuncuda bu hesabı yapar ama farkında olmaz. mesele burada kaç hamle sonrasını görüyor veya tahmin ediyor olmanızda.
satranç tahtasında 2 taraf 1 er hamle yaptığında 400 , 2 taraf 2şer hamle yaptığında 72.084 ve 2 taraf 3 er hamle yaptığında 4 milyondan fazla seçenek vardır. 2 tarafın yaptığı 4 er hamleden sonra 318 milyar seçenek vardır. hamle sayısı arttıkça, çarpan sayısı katlanır ve matematik bile çileden çıkabilir.
satranç tahtasında atın turlayabileceği 122 milyon hamle vardır. oyun başlangıcından itibaren 2. hamleden sonra mat etmenin 8 farklı yolu, 3. hamleden sonra mat etmenin 355 farklı yolu vardır. hamle sayısı arttıkça, 128 milyar dolara doğru ilerlersiniz.
ve en önemli matematiksel bakışa gelelim; olasılık!
oyun sırasında sıkça aklınızdan geçen kelime bir olasılık hesabıdır. “eğer” bu vezir şu konumda olsaydı kazanmıştım. eğer rakip hamleyi h8’e yapsaydı, şah mat. olasılık hesabı, satrançın ana fikridir demek yanlış olmaz. mesele burada bir oyunu kazanmaktan öte, kimin daha doğru ve daha çok olasılık hesabını yapmasıdır. bu oyunda şans yoktur. ya kötü oyuncu vardır ya da yanlış hamle yapmış oyuncu.
bu oyun sırasında ne kadar çok “eğer” diyorsanız o kadar iyidir. kazanmak için eğer kelimesini doğru planlarsanız, şahı öldürürsünüz.
ve son olarak; şah mat, pers dilinde “kral öldü” anlamına gelir.
matematik affetmez!
devamını gör...
"satranç ve matematik" ile benzer başlıklar
satranç
230