1.
itilaf devletleri ile osmanlı imparatorluğu arasında imzalanan ve çok ağır şartlar içeren antlaşma. neyse ki milli mücadele sayesinde geçerliliğini kaybetmiştir.
devamını gör...
2.
10 ağustos 1920 tarihli antlaşma. cihan harbinde merkez güçlerin asıl karakteri olan almanlarla imzalanan versay antlaşmasının tarihinin 28 haziran 1919 olması, çoğu tarihçi tarafından, itilaf güçleri arasındaki osmanlı bölüşme çekişmelerine dayandırılır. örneğin italyaya vaadedilen toprakların (bkz: izmir) yunanistana verilmesi, kurtuluş savaşında italyanların neredeyse bize destek verecek duruma gelmesine yol açmıştır.
ayrıca antlaşma 433 madde içerir ve 24 temmuz 1923 lozan antlaşması ile de tarihe gömülmüştür. iyi ki de gömülmüştür.
ayrıca antlaşma 433 madde içerir ve 24 temmuz 1923 lozan antlaşması ile de tarihe gömülmüştür. iyi ki de gömülmüştür.
devamını gör...
3.
ölü doğan antlaşma diye de bilinir. nedeni ise sevr’in osmanlı mebuslar meclisi tarafından onaylanmamasıdır.
devamını gör...
4.
30-40 maddeli asgari ücretli iş ilanları
devamını gör...
5.
lozan'a hezimet diyenlerin imzalamak zorunda kalacağı antlaşmadır. aynı şekilde lozan'a hezimet diyenler zamanında mondros'u imzalamış olanlardır.
devamını gör...
6.
aslında türklerin hak ettikleri bölge iç anadolu ve orta karadeniz bölgesidir. toprak büyüdükçe başkalarına da sebep oluyorsun maalesef. yine doğu anadolu'da petrol bulunmayışı da kurdlerin bir başka şanssızlığıdır.
devamını gör...
7.
sevr antlaşması, 10 ağustos 1920 tarihinde itilaf devletleri ile ittifak devletleri'nden osmanlı imparatorluğu ile imzalanmış en ağır antlaşmadır. sevr antlaşması'nı vahdettin ile onun gözetimindeki istanbul hükümeti'nin elebaşı damat ferid paşa'yla birlikte imzalamasına rağmen mustafa kemal paşa liderliğindeki ankara hükümeti; haklı bir şekilde ilgili antlaşmayı imzalayanı vatan haini olarak ilan etmiş ve 433 maddeden oluşan sevr antlaşması, ölü olarak doğmuştur yani yürürlüğe hiç girmemiştir.
24 temmuz 1923 tarihinde lozan barış antlaşması'nın imzalanmasıyla birlikte sevr antlaşması, hak ettiği bir şekilde tarihin çöplüğünü boylamıştır.
24 temmuz 1923 tarihinde lozan barış antlaşması'nın imzalanmasıyla birlikte sevr antlaşması, hak ettiği bir şekilde tarihin çöplüğünü boylamıştır.
devamını gör...
8.
üzeri kalem niyetine türk silahı, mürekkep niyetine türk kanı ile çizilen ve kaldırılıp atılan hainlik anlaşmasıdır.
gizli sandıkları ajandalarında ve kendilerince gizli gündemlerinde tuttuklarını zanneden alçakların, şerefsizlerin unutmaması gereken ise ilk cümlede yazandır.
o destekçileriniz nasılsa işlerine gelmeyince ardınıza geçtikleri yerden çekilecek ve kucaklarından atacak.
bakalım o zaman kime feryat edeceksiniz.
bu daha önce de oldu, gene olacak.
"amariğaa nerdesiiin" feryatları yükseliyordu daha 10 sene önce.
şimdi geceye sçmık bırakmaya kaldığınız yerden devam ediniz.
gizli sandıkları ajandalarında ve kendilerince gizli gündemlerinde tuttuklarını zanneden alçakların, şerefsizlerin unutmaması gereken ise ilk cümlede yazandır.
o destekçileriniz nasılsa işlerine gelmeyince ardınıza geçtikleri yerden çekilecek ve kucaklarından atacak.
bakalım o zaman kime feryat edeceksiniz.
bu daha önce de oldu, gene olacak.
"amariğaa nerdesiiin" feryatları yükseliyordu daha 10 sene önce.
şimdi geceye sçmık bırakmaya kaldığınız yerden devam ediniz.
devamını gör...
9.
1. dünya savaşı sonunda mondros ateşkes antlaşması imzalanıyor fakat osmanlı’nın topraklarını kendi aralarında bölmek hayli uzun sürdüğünden henüz barış antlaşmasını hazırlamıyor itilaflar. mondros’un 7. maddesi resmen işgallere açık izin olduğundan mustafa kemal atatürk “beyni yakan zehir”e benzetiyor. ateşkes imzalanmasına rağmen ülkenin dört bir yanında haksız işgallere devam ediliyor. izmir işgali’ne tepki göstereceği düşünülen kişiler damat ferit tarafından görevden alınıyor. halk ise sakin olsun diye nasihat heyetleri kuruluyor.
sonra ata’m ne yapıp edip 9. ordu müfettişliğine gelerek aldığı yetki ile 16 mayıs 1919’da kayserili ismail hakkı durusu kaptanlığında, bandırma vapuru ile samsun’a çıkıyor ve milli mücadeleyi başlatıyor. istanbul hükümeti tarafından ilk çağrılışında zaman kazanmak için “gelmek isterim ama bandırma vapurunun kömürü yok” cevabını veriyor. ikinci çağrılışında ise “istanbul, anadolu’ya egemen değil tabi olmak zorundadır” diyerek resti çekip istifa ediyor. kazım karabekir’e atatürk’ü yakalama emri verilse de sağ olsun, ben ve 15. kolordum emrinizdeyiz gibi bir cevapla bağlılığını gösteriyor mustafa kemal paşa’ya. bu süreçlerde anadolu’da akıl almaz katliamlar yapılıyor yunanlar ve ermeniler tarafından. örneğin adana’da her girdikleri evleri yakıyorlar. insanlar yaşlı ailelerini bırakarak kaçmak zorunda kalıyorlar. biraz uzaklaştıktan sonra içlerinde yaşlı anne babalarının olduğu evin yakılmasını kim bilir nasıl bir acıyla karşılamışlardır. tabii bu saldırılara anadolu’da direniş gösteriliyor ancak pek yeterli olmuyor. bu süreçte 1. tbmm kuruluyor ve işgallere sessiz kalan istanbul hükümeti, tbmm’nin kurulmasına karşılık çıkarılan bazı isyanların arkasındaki isim oluyor. isyanlara önlem alınıp istiklal mahkemeleri kuruluyor derken taslağı san remo konferansı’nda hazırlanan sevr antlaşması‘nı osmanlı adına imzalamak için önce tevfik paşa gidiyor fakat şartlar çok ağır olduğundan daha doğrusu resmen ülkeyi elleriyle itilaflara veren bir antlaşma olduğu için imzalamadan geri dönüyor. imzalanmadığını gören ingiltere, yunanistan’a işgallerin hinterlandını genişletmesini emrediyor. bunun üzerine istanbul’da saltanat şurası toplanıyor ve şura’da sevr imzalanmamalı diyen tek kişi topçu feriği rizeli rıza paşa oluyor. tabii ki kendisi dinlenmiyor ve istanbul hükümeti adına:
- bağdatlı hadi
- reşat halis
- rıza tevfik
adlı 3 kişi, fransa’nın sevr kasabasında imza atıyorlar.
sevr’i çok kısa özetleyecek olursak ülkenin birçok toprağı ingiliz, fransa, italya ve yunanistan arasında paylaşılacak olmasıyla birlikte istanbul’da istedikleri gibi işgal çıkarabilecekleri (azınlık hakları korunmazsa -yersen-), boğazlar’da türk’ün olmadığı komisyon kurulması, kapitülasyonların genişletilmesi gibi maddeler de yer alıyor.
mustafa kemal atatürk, silah arkadaşları ve ülkeyi kurtarmak için en ufak hakkı geçen herkesten allah razı olsun. onurumuzu, gururumuzu, şerefimizi, namusumuzu, dilimizi, dinimizi, özgürlüğümüzü kurtardılar. vatan hainleri ülkeyi satarken milli mücadele kahramanları ülkemizi kurtarmak için çok emek verdi. insan düşmanın yaptıklarını bu bizden değil deyip bir nebze hazmeder de, kendi milletinden kişilerin ülkeyi gözden çıkarıp, hainlik yaparak sevr’i imzalamaları eminim ülkemizi kurtarmaya çalışanların çok gücüne gitmiştir. sevr’i etkisiz kıldığınız ve onlarca emeğiniz için hakkınız ödenmez. yattığınız yer incitmesin.
sonra ata’m ne yapıp edip 9. ordu müfettişliğine gelerek aldığı yetki ile 16 mayıs 1919’da kayserili ismail hakkı durusu kaptanlığında, bandırma vapuru ile samsun’a çıkıyor ve milli mücadeleyi başlatıyor. istanbul hükümeti tarafından ilk çağrılışında zaman kazanmak için “gelmek isterim ama bandırma vapurunun kömürü yok” cevabını veriyor. ikinci çağrılışında ise “istanbul, anadolu’ya egemen değil tabi olmak zorundadır” diyerek resti çekip istifa ediyor. kazım karabekir’e atatürk’ü yakalama emri verilse de sağ olsun, ben ve 15. kolordum emrinizdeyiz gibi bir cevapla bağlılığını gösteriyor mustafa kemal paşa’ya. bu süreçlerde anadolu’da akıl almaz katliamlar yapılıyor yunanlar ve ermeniler tarafından. örneğin adana’da her girdikleri evleri yakıyorlar. insanlar yaşlı ailelerini bırakarak kaçmak zorunda kalıyorlar. biraz uzaklaştıktan sonra içlerinde yaşlı anne babalarının olduğu evin yakılmasını kim bilir nasıl bir acıyla karşılamışlardır. tabii bu saldırılara anadolu’da direniş gösteriliyor ancak pek yeterli olmuyor. bu süreçte 1. tbmm kuruluyor ve işgallere sessiz kalan istanbul hükümeti, tbmm’nin kurulmasına karşılık çıkarılan bazı isyanların arkasındaki isim oluyor. isyanlara önlem alınıp istiklal mahkemeleri kuruluyor derken taslağı san remo konferansı’nda hazırlanan sevr antlaşması‘nı osmanlı adına imzalamak için önce tevfik paşa gidiyor fakat şartlar çok ağır olduğundan daha doğrusu resmen ülkeyi elleriyle itilaflara veren bir antlaşma olduğu için imzalamadan geri dönüyor. imzalanmadığını gören ingiltere, yunanistan’a işgallerin hinterlandını genişletmesini emrediyor. bunun üzerine istanbul’da saltanat şurası toplanıyor ve şura’da sevr imzalanmamalı diyen tek kişi topçu feriği rizeli rıza paşa oluyor. tabii ki kendisi dinlenmiyor ve istanbul hükümeti adına:
- bağdatlı hadi
- reşat halis
- rıza tevfik
adlı 3 kişi, fransa’nın sevr kasabasında imza atıyorlar.
sevr’i çok kısa özetleyecek olursak ülkenin birçok toprağı ingiliz, fransa, italya ve yunanistan arasında paylaşılacak olmasıyla birlikte istanbul’da istedikleri gibi işgal çıkarabilecekleri (azınlık hakları korunmazsa -yersen-), boğazlar’da türk’ün olmadığı komisyon kurulması, kapitülasyonların genişletilmesi gibi maddeler de yer alıyor.
mustafa kemal atatürk, silah arkadaşları ve ülkeyi kurtarmak için en ufak hakkı geçen herkesten allah razı olsun. onurumuzu, gururumuzu, şerefimizi, namusumuzu, dilimizi, dinimizi, özgürlüğümüzü kurtardılar. vatan hainleri ülkeyi satarken milli mücadele kahramanları ülkemizi kurtarmak için çok emek verdi. insan düşmanın yaptıklarını bu bizden değil deyip bir nebze hazmeder de, kendi milletinden kişilerin ülkeyi gözden çıkarıp, hainlik yaparak sevr’i imzalamaları eminim ülkemizi kurtarmaya çalışanların çok gücüne gitmiştir. sevr’i etkisiz kıldığınız ve onlarca emeğiniz için hakkınız ödenmez. yattığınız yer incitmesin.
devamını gör...
10.
günümüzde daha ağır koşullarla benzeri uygulanmaya çalışılan, avrupalıların 1000 yıllık düşmanı olan biz türk milletini katliamlarla anadolu'dan defetme amaçlı ortaya çıkmış antlaşma. ülkemizdeki milyonlarca parazitin atatürk bu anlaşmayı itinayla bir taraflarına yerleştirdiği için hazımsızlıkları halen devam ediyor. kimisi düşmanların yalanlarıyla kendi milletine karşı duracak kadar akli melekelerini kaybetmiş.
bu antlaşmayı yok sayıp vatanımızı ve milletimizi hem yabancı işgalinden hem de osmanlı denen miadını doldurmuş hanedanlıktan kurtaran atatürk ve silah arkadaşlarına kin kusmaları kabul edilemez. (akp, mhp, dem gibi partilerin ne mal oldukları belli) chp'liler bile türk düşmanlarına çanak tutuyorlar, açıkça savunuyorlar. ona rağmen chp'nin her mitinginde iki atatürk lafı edilince kullanışlı aptallar hemen tav oluyor. gerçekten utanç verici günlerden geçiyoruz. uyanmamız ve uyanık olmamız şart. zira su uyur düşman uyumaz. bizim birbirimizden başka kimsemiz yok. hiçbir sebeple milletine ve vatanına ihanet edenleri affetmemeliyiz. bize merhamet göstermeyenlere biz de merhamet göstermemeliyiz. dünya kurtlar sofrası.
bu antlaşmayı yok sayıp vatanımızı ve milletimizi hem yabancı işgalinden hem de osmanlı denen miadını doldurmuş hanedanlıktan kurtaran atatürk ve silah arkadaşlarına kin kusmaları kabul edilemez. (akp, mhp, dem gibi partilerin ne mal oldukları belli) chp'liler bile türk düşmanlarına çanak tutuyorlar, açıkça savunuyorlar. ona rağmen chp'nin her mitinginde iki atatürk lafı edilince kullanışlı aptallar hemen tav oluyor. gerçekten utanç verici günlerden geçiyoruz. uyanmamız ve uyanık olmamız şart. zira su uyur düşman uyumaz. bizim birbirimizden başka kimsemiz yok. hiçbir sebeple milletine ve vatanına ihanet edenleri affetmemeliyiz. bize merhamet göstermeyenlere biz de merhamet göstermemeliyiz. dünya kurtlar sofrası.
devamını gör...
11.
uygulanamayan bu plan, ingilizlere öyle dokunmuştur ki; hala her türlü dini cemaati palazlandırmak yolu ile bu planın içeriğini hayata geçirmeye çalışmaktadırlar.
fetö kifayetsizleriyle yapılmak istenen buydu. başaramadılar. sulh hükümeti kurulsaydı planları, anadolu federe islam cumhuriyetiydi ve orta anadoluda kurulacaktı bu cumhuriyet.
hala bu hayallerinde devam ediyorlar. şimdi de menzilcileri londra'ya yerleştirmişler. oradan yönetiyorlar cemaati.
fetö kifayetsizleriyle yapılmak istenen buydu. başaramadılar. sulh hükümeti kurulsaydı planları, anadolu federe islam cumhuriyetiydi ve orta anadoluda kurulacaktı bu cumhuriyet.
hala bu hayallerinde devam ediyorlar. şimdi de menzilcileri londra'ya yerleştirmişler. oradan yönetiyorlar cemaati.
devamını gör...
12.
bu milletin boynuna vurulmak istenen bir kölelik fermanı, anadolu’nun bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. tarihin gördüğü en büyük aşağılama vesikalarından biri olan bu metinle, türk milletini almanların versay ile düştüğü o onur kırıcı çukura hapsetmek istediler.
ancak bir yiğit çıktı ve o kağıt parçasını parçalayarak tarihin çöp sepetine attı. o yiğit, bu milleti sadece toprağını değil, haysiyetini de kurtararak almanlar gibi nesiller boyu sürecek bir eziklikten çekip çıkardı.
şimdi ise sözde 'barış komisyonları' adı altında aynı mandacı zihniyetin pkk ile kol kola girdiğini, o gün yırtılan sevr'i bugün modern kılıflarla yeniden bu millete dayatmaya çalıştığını görüyoruz. bir terör örgütüyle masaya oturup vatanın birliğini pazarlık konusu yapanlar, o günün işbirlikçilerinin bugün küllerinden doğmuş halidir. o yiğidin mirası, bugün barış maskesiyle teröre kapı açanlara karşı aynı sert ve tavizsiz duruşu gerektirir. bu millet sevr'i yırtıp attı, bugün onun kırıntılarını barış diye yutturmaya çalışanları da elbet tarihin karanlığına gömecektir.
ancak bir yiğit çıktı ve o kağıt parçasını parçalayarak tarihin çöp sepetine attı. o yiğit, bu milleti sadece toprağını değil, haysiyetini de kurtararak almanlar gibi nesiller boyu sürecek bir eziklikten çekip çıkardı.
şimdi ise sözde 'barış komisyonları' adı altında aynı mandacı zihniyetin pkk ile kol kola girdiğini, o gün yırtılan sevr'i bugün modern kılıflarla yeniden bu millete dayatmaya çalıştığını görüyoruz. bir terör örgütüyle masaya oturup vatanın birliğini pazarlık konusu yapanlar, o günün işbirlikçilerinin bugün küllerinden doğmuş halidir. o yiğidin mirası, bugün barış maskesiyle teröre kapı açanlara karşı aynı sert ve tavizsiz duruşu gerektirir. bu millet sevr'i yırtıp attı, bugün onun kırıntılarını barış diye yutturmaya çalışanları da elbet tarihin karanlığına gömecektir.
devamını gör...