1989 yılında yayınlanan amerikan korku filmidir. bir futbolcu rüyasında ailesinin cani bir katil tarafından öldürüldüğünü görür, uyandığında ise her şey gerçektir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "dahlvier" tarafından 14.10.2022 16:25 tarihinde açılmıştır.
1.
80'ler denen fütüristik dönemin sonundaki çılgın parti
1989'da gösterime giren, abd yapımı, bol eğlenceli korku filmidir. biz çıktığı zamanlarda bunun vhs kasetini almış ve defalarca kez izlemiştik. sonra ben bunun dvd'sini aldım 2000'lerde ve gene izledim; bugün bir kere daha izledim bu yapıtı ve burada tanıtımını yapacağım. öncelikle biraz 80'lerden bahsedeyim...
1981 doğumlu olsam da başıma gelen travmatik bir olay gözlerimi erken açmama sebep oldu ve 1983 ve sonrasını cam gibi hatırlıyorum. yani benim 80'lerden hatırladığım şeyleri normalde 1975 doğumlular falan net hatırlar, yaşıtlarım benim gibi hatırlayamaz. 80'ler adeta bir mısır patlaması gibiydi. yani 50'ler, 60'lar ve 70'lerin lineer gidişatını ve kümülatif yapısını analiz etmek kolaydır ama 80'ler sanki gökten zembille inmiş fütüristik, vahşi ve çılgın bir dönem gibidir. bana göre "gerçek seksenler" 1983 ve 1987 arasında yaşanmıştır; yani bu dönemin en enerjik periyodu bu aralıktır. shocker filmi ise 1989'dan bizi selamlıyor ve bir nevi bu muhteşem döneme çılgın bir partiyle veda ediyor.
evet, bu döneme çılgın diyorum o yüzden bu tür filmlerde çok da mantık aramamak lazım. ghost in the machine (1993) bundan bile saçmaydı gerçi; yani her dönemde her tür film çıkabilir demek ki, heheh. buradaki psikopat karakterimiz olan horace pinker, the machinist'teki ivan'ı pek de aratmıyor. filmin eğlenceli şeylerinden biri, horace tarafından "sahiplenilen" (bkz: demonic possession) bedenlerin/kişilerin uçuk mimiklerini, vücut hareketlerini (aksayan bacak) ve yaptığı konuşmaları izlemek kesinlikle. bu arada filmdeki en iyi oyunculuğu da pinker'ı oynayan mitch pileggi göstermiş bence. başroldeki, jonathan parker'ı canlandıran peter berg'ün çok da süper bir oyunculuk sergilediğini söyleyemem. yakışıklı çocuk ve bazı zor ve hatta tehlikeli sahnelerde iyi iş çıkartmış ama rol yapışında çok da etkileyici bir dramatiklik yok. bu arada alison'ı oynayan camille cooper aşırı güzel bir kadın.
filmin fantastik boyutu o kadar uçuk ki, bunu kimisi komedi filmi niyetine de izleyebilir. ben şahsen hiç kahkaha atmadım izlerken ama belki siz öyle yapabilirsiniz. pinker ve parker'ın televizyonun içine girip yayınlara ışınlanmaları ve o yayınlardaki kişileri (sunucu, jüri vs.) dumur etmeleri görmeye değer. bol kanlı ve acayip trajedili bir film olsa da shocker (şok), bu durum bende hiç acıma veya dehşet hissi uyandırmadı. burada da "neyi dediğin değil, nasıl dediğin önemlidir." felsefesi akla gelebilir ve burada kesinlikle "nasıl?"ın cevabı "eğlenceli." olur.
shocker'ın inanılmaz değerli müzikleri var. gerilim ve entrika enjekte eden "korku müzikleri" zaten olmazsa olmaz ama dahası var... yani mod yükselten 80'ler popu tınılarından tut, enerji yükleyen rock ve gaza getiren metal pasajlara kadar çok etkileyici ve mühimsenesi bir müzikal boyutu var filmin. yani kimler yok ki soundtrack albümünde?.. megadeth ve iggy pop bile var... bu soundtrack albümünden güzel kısımları da tam da sahnelere uygun yerlerde kullanmışlar ve bu konuda bu filmi çok takdir ediyorum. hatta biz bu filmi 32-33 sene önce falan vhs kasetten izlerken, film bittikten sonra yapımda yer alanların isimleri yazılı olarak akarken kapatmazdık ve orada çalan rock parçasını da sonuna kadar dinlerdik.
bugün ilk defa izleseydim veya z kuşağından olsaydım, bu filmi berbat bulabilirdim belki veya 10 üzerinden en fazla 7 puanı yapıta layık görebilirdim ama bunu yapamam çünkü bu, benim için özel bir eser. anısı çok; bir de tam bir 80'ler çocuğuyum. hiç acımadan 8.5/10 u yapıştırıyorum. pişman değilim hakim bey!
1989'da gösterime giren, abd yapımı, bol eğlenceli korku filmidir. biz çıktığı zamanlarda bunun vhs kasetini almış ve defalarca kez izlemiştik. sonra ben bunun dvd'sini aldım 2000'lerde ve gene izledim; bugün bir kere daha izledim bu yapıtı ve burada tanıtımını yapacağım. öncelikle biraz 80'lerden bahsedeyim...
1981 doğumlu olsam da başıma gelen travmatik bir olay gözlerimi erken açmama sebep oldu ve 1983 ve sonrasını cam gibi hatırlıyorum. yani benim 80'lerden hatırladığım şeyleri normalde 1975 doğumlular falan net hatırlar, yaşıtlarım benim gibi hatırlayamaz. 80'ler adeta bir mısır patlaması gibiydi. yani 50'ler, 60'lar ve 70'lerin lineer gidişatını ve kümülatif yapısını analiz etmek kolaydır ama 80'ler sanki gökten zembille inmiş fütüristik, vahşi ve çılgın bir dönem gibidir. bana göre "gerçek seksenler" 1983 ve 1987 arasında yaşanmıştır; yani bu dönemin en enerjik periyodu bu aralıktır. shocker filmi ise 1989'dan bizi selamlıyor ve bir nevi bu muhteşem döneme çılgın bir partiyle veda ediyor.
evet, bu döneme çılgın diyorum o yüzden bu tür filmlerde çok da mantık aramamak lazım. ghost in the machine (1993) bundan bile saçmaydı gerçi; yani her dönemde her tür film çıkabilir demek ki, heheh. buradaki psikopat karakterimiz olan horace pinker, the machinist'teki ivan'ı pek de aratmıyor. filmin eğlenceli şeylerinden biri, horace tarafından "sahiplenilen" (bkz: demonic possession) bedenlerin/kişilerin uçuk mimiklerini, vücut hareketlerini (aksayan bacak) ve yaptığı konuşmaları izlemek kesinlikle. bu arada filmdeki en iyi oyunculuğu da pinker'ı oynayan mitch pileggi göstermiş bence. başroldeki, jonathan parker'ı canlandıran peter berg'ün çok da süper bir oyunculuk sergilediğini söyleyemem. yakışıklı çocuk ve bazı zor ve hatta tehlikeli sahnelerde iyi iş çıkartmış ama rol yapışında çok da etkileyici bir dramatiklik yok. bu arada alison'ı oynayan camille cooper aşırı güzel bir kadın.
filmin fantastik boyutu o kadar uçuk ki, bunu kimisi komedi filmi niyetine de izleyebilir. ben şahsen hiç kahkaha atmadım izlerken ama belki siz öyle yapabilirsiniz. pinker ve parker'ın televizyonun içine girip yayınlara ışınlanmaları ve o yayınlardaki kişileri (sunucu, jüri vs.) dumur etmeleri görmeye değer. bol kanlı ve acayip trajedili bir film olsa da shocker (şok), bu durum bende hiç acıma veya dehşet hissi uyandırmadı. burada da "neyi dediğin değil, nasıl dediğin önemlidir." felsefesi akla gelebilir ve burada kesinlikle "nasıl?"ın cevabı "eğlenceli." olur.
shocker'ın inanılmaz değerli müzikleri var. gerilim ve entrika enjekte eden "korku müzikleri" zaten olmazsa olmaz ama dahası var... yani mod yükselten 80'ler popu tınılarından tut, enerji yükleyen rock ve gaza getiren metal pasajlara kadar çok etkileyici ve mühimsenesi bir müzikal boyutu var filmin. yani kimler yok ki soundtrack albümünde?.. megadeth ve iggy pop bile var... bu soundtrack albümünden güzel kısımları da tam da sahnelere uygun yerlerde kullanmışlar ve bu konuda bu filmi çok takdir ediyorum. hatta biz bu filmi 32-33 sene önce falan vhs kasetten izlerken, film bittikten sonra yapımda yer alanların isimleri yazılı olarak akarken kapatmazdık ve orada çalan rock parçasını da sonuna kadar dinlerdik.
bugün ilk defa izleseydim veya z kuşağından olsaydım, bu filmi berbat bulabilirdim belki veya 10 üzerinden en fazla 7 puanı yapıta layık görebilirdim ama bunu yapamam çünkü bu, benim için özel bir eser. anısı çok; bir de tam bir 80'ler çocuğuyum. hiç acımadan 8.5/10 u yapıştırıyorum. pişman değilim hakim bey!
devamını gör...
