orijinal adı: shibumi
yazar: trevanian
yayım tarihi: 1979
yarı rus yarı alman asıllı nicholai'nin annesi savaş yıllarında buhrandan kaçarak shangay'a yerleşir. burada bir ss ajanıyla birlikte olur ve nicholai burada doğar. annesinden ve babasından aldığı genler ve yaşadığı çevrede öğrendiği sanatlarla bir üst varlık ve amerikan düşmanına dönüşür. uzakdoğu'nun mistik felsefesini en iyi anlatan kitaplardandır.
yazar: trevanian
yayım tarihi: 1979
yarı rus yarı alman asıllı nicholai'nin annesi savaş yıllarında buhrandan kaçarak shangay'a yerleşir. burada bir ss ajanıyla birlikte olur ve nicholai burada doğar. annesinden ve babasından aldığı genler ve yaşadığı çevrede öğrendiği sanatlarla bir üst varlık ve amerikan düşmanına dönüşür. uzakdoğu'nun mistik felsefesini en iyi anlatan kitaplardandır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "yere düşen dondurma" tarafından 11.11.2020 20:31 tarihinde açılmıştır.
1.
trevanian en iyi romanlarından biridir.
hatta o kadar iyi ve incelikli yazılmıştır ki alexander nicholai hel ve volvosuna neden tekme attığını bilirsiniz.
arkasından infazcı okunmalıdır.
edit: kitabı yeniden okudum trevanian ın tipik batı kültürüne olan tiksintisini satır aralarında görebiliyorsunuz. hatta o kadar ileri gidip o kadar doğru teşhisler koyuyor ki hana ile olan ilişkisinde batının aslında ne kadar basit temeller üstüne ilişkiler inşa ettiğini anlatıyor. anlayan için çok derinlikli ve felsefesi olan bir kitap.
bir de hel karakteri aslında gerçeğe yakın bir karakter siz de uzun süre dövüş sporları ile uğraştığınız zaman belli bir eşiği geçiyorsunuz o eşik geçildikten sonra da bir nevi robotlaşıyorsunuz. hel dede kısmen bu var. ruhunu canlı tutmak için mağaralara inmesi gibi.
hatta o kadar iyi ve incelikli yazılmıştır ki alexander nicholai hel ve volvosuna neden tekme attığını bilirsiniz.
arkasından infazcı okunmalıdır.
edit: kitabı yeniden okudum trevanian ın tipik batı kültürüne olan tiksintisini satır aralarında görebiliyorsunuz. hatta o kadar ileri gidip o kadar doğru teşhisler koyuyor ki hana ile olan ilişkisinde batının aslında ne kadar basit temeller üstüne ilişkiler inşa ettiğini anlatıyor. anlayan için çok derinlikli ve felsefesi olan bir kitap.
bir de hel karakteri aslında gerçeğe yakın bir karakter siz de uzun süre dövüş sporları ile uğraştığınız zaman belli bir eşiği geçiyorsunuz o eşik geçildikten sonra da bir nevi robotlaşıyorsunuz. hel dede kısmen bu var. ruhunu canlı tutmak için mağaralara inmesi gibi.
devamını gör...
2.
“bildiğin gibi şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. şöyle düşün: o kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. o kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. o kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. ifade dolu bir sessizlik demek. kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek. sanatta şibumi zarif bir basitliği ifade eder. buna sabi denir. felsefedeyse kendini wabi olarak gösterir. büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir. bir insanın kişiliğindeyse...nasıl söylemeli... hakimiyet peşinde olmayan otorite mi? onun gibi bir şey.” (s.84)
“amerikalılar hayat standardını, yaşamın kalitesiyle karıştırıyorlardı. fırsat eşitliğini örgütlenmiş beceriksizler ordusuyla, ataklığı cesaretle, sertliği erkeklikle, özgürlüğü serbestlikle, çok laf etmeyi canlılıkla, eğlenceyi zevkle karıştırdıkları gibi. bütün bu karışıklıkların sonucu olarak da tabii adaletin yanlızca eşit olanlar arasında eşitlik sağlayacağı gerçeğini göremiyor, herkes arasında eşitlik sağlayabileceği hayaline kapılıyorlardı.”
japon kültürünü, japon strateji oyunu go'yu, shibumi felsefesini, sakuralar eşliğinde çıplak elle adam öldürme sanatını, nikolai hel'i tanıyoruz bu kitapta . gerilim, aksiyon, felsefe ve hepsinden biraz var.
yıllar önce okumuştum. çok çok sevmiştim. yeniden okuma zamanı gelmiş.
“amerikalılar hayat standardını, yaşamın kalitesiyle karıştırıyorlardı. fırsat eşitliğini örgütlenmiş beceriksizler ordusuyla, ataklığı cesaretle, sertliği erkeklikle, özgürlüğü serbestlikle, çok laf etmeyi canlılıkla, eğlenceyi zevkle karıştırdıkları gibi. bütün bu karışıklıkların sonucu olarak da tabii adaletin yanlızca eşit olanlar arasında eşitlik sağlayacağı gerçeğini göremiyor, herkes arasında eşitlik sağlayabileceği hayaline kapılıyorlardı.”
japon kültürünü, japon strateji oyunu go'yu, shibumi felsefesini, sakuralar eşliğinde çıplak elle adam öldürme sanatını, nikolai hel'i tanıyoruz bu kitapta . gerilim, aksiyon, felsefe ve hepsinden biraz var.
yıllar önce okumuştum. çok çok sevmiştim. yeniden okuma zamanı gelmiş.
devamını gör...
3.
ilk kez 1979 yılında yayınlanan trevanian'nın kült kitabı. türkçeye şibumi adıyla çevrilmiştir.
go oyunu, bask kültürü, çıplak elle adam öldürme, yakınlık hissi, hayatta kalma güdüsü hakkında yeni bir şeyler öğrenmek isterseniz okumalısınız.
benim bu kitapta en çok ufkumu açan, hayal gücümü geliştiren kısımlardan biri jilet masajı oyununun anlatıldığı kısımdı. sansürlü hali ne yazık ki aşağıdaki kısım. ama bence yine de güzel anlatım.
işte o kısım;
hana ve nicholai aşk yapmaya hem fiziksel hem de zihinsel olarak başlarlardı. ikisi de sevişme konusunda dördüncü dereceye ulaşmış kimselerdi. hana çok iyi eğitilip yetiştirildiği için, nicholai de gençken edindiği zihin kontrolünün, yakınlık duygusunun yardımıyla. bu duygu ona sevgilisinin durumu hakkında bilgi veriyor, onun doruğa ne kadar uzaklıkta bulunduğunu iyice anlatabiliyordu.
oynadıkları oyun, karşıdakini daha önce doruğa getirme oyunuydu. her türlü hareket ve teknik serbestti. kazanana jilet masajı yapılıyordu. yani kollarına, bacaklarına, göğsüne, sırtına, karnına ve kasıklarına iyice bilenmiş bir jiletle masaj yapılıyordu.
çok dinlendirici bir masajdı bu. bir yandan iç gıcıklayan duygu, bir yandan jiletin kayma tehlikesinin verdiği korku birleşerek kişinin kendini tümüyle rahat bırakmasını gerekli kılıyordu. aksi halde dayanılmaz bir gerilim ve aşırı zevk içine sürüklenmekten kaçınılmazdı.
masajın tipik yönü, vücudun dış uçlarından başlayıp, zevk dalgalarını ortaya doğru toplamasını, tahrik yörelerine doğru yavaş yavaş kaymasının, korku gölgesi altında daha başka oluşundaydı. duyarlı yörelere yaklaşıldıkça uygulanan bazı teknik yöntemler de vardı ama ayrıntılı tarifi tehlikeli olabilecek şeylerdi bunlar.
go oyunu, bask kültürü, çıplak elle adam öldürme, yakınlık hissi, hayatta kalma güdüsü hakkında yeni bir şeyler öğrenmek isterseniz okumalısınız.
benim bu kitapta en çok ufkumu açan, hayal gücümü geliştiren kısımlardan biri jilet masajı oyununun anlatıldığı kısımdı. sansürlü hali ne yazık ki aşağıdaki kısım. ama bence yine de güzel anlatım.
işte o kısım;
hana ve nicholai aşk yapmaya hem fiziksel hem de zihinsel olarak başlarlardı. ikisi de sevişme konusunda dördüncü dereceye ulaşmış kimselerdi. hana çok iyi eğitilip yetiştirildiği için, nicholai de gençken edindiği zihin kontrolünün, yakınlık duygusunun yardımıyla. bu duygu ona sevgilisinin durumu hakkında bilgi veriyor, onun doruğa ne kadar uzaklıkta bulunduğunu iyice anlatabiliyordu.
oynadıkları oyun, karşıdakini daha önce doruğa getirme oyunuydu. her türlü hareket ve teknik serbestti. kazanana jilet masajı yapılıyordu. yani kollarına, bacaklarına, göğsüne, sırtına, karnına ve kasıklarına iyice bilenmiş bir jiletle masaj yapılıyordu.
çok dinlendirici bir masajdı bu. bir yandan iç gıcıklayan duygu, bir yandan jiletin kayma tehlikesinin verdiği korku birleşerek kişinin kendini tümüyle rahat bırakmasını gerekli kılıyordu. aksi halde dayanılmaz bir gerilim ve aşırı zevk içine sürüklenmekten kaçınılmazdı.
masajın tipik yönü, vücudun dış uçlarından başlayıp, zevk dalgalarını ortaya doğru toplamasını, tahrik yörelerine doğru yavaş yavaş kaymasının, korku gölgesi altında daha başka oluşundaydı. duyarlı yörelere yaklaşıldıkça uygulanan bazı teknik yöntemler de vardı ama ayrıntılı tarifi tehlikeli olabilecek şeylerdi bunlar.
devamını gör...
4.
edebi açıdan zirve noktası, dağ tırmanışı sırasında geçen düşünce ve izlenimlerin bulunduğu bölüm olan trevanian romanı. usta yazar nitelikli malzeme teşkil eden bir kamyon ayrıntıyı öyle iyi harmanlanmış ki, insanın sıkıldıkça okuyası geliyor.
inci sokağı'nı okumamış şahıslar da sağda solda gerinerek dolaşmasın.
inci sokağı'nı okumamış şahıslar da sağda solda gerinerek dolaşmasın.
devamını gör...
5.
o kadar kitap okudum ama çok azı için filmi çıksın diye site site gezindim. çok iyiydi be dostum. hele volvo ile arasındaki o bağ...
devamını gör...
6.
bu kitaptan bir çok şey kalabilir aklınızda.
1. volvo'nun sağlamılı ve hel'in devamlı arabasını tekmelemesi.
2. aramanın gücü. neyi nerde nasıl arayacağını bilmenin önemi.
3. seks ile nelerin yapılabileceği.
4. bir insanı öldürmenin 1001 yolu.
yazarın bir başka akılda kalan kitabı için
(bkz: katya'nın yazı)
1. volvo'nun sağlamılı ve hel'in devamlı arabasını tekmelemesi.
2. aramanın gücü. neyi nerde nasıl arayacağını bilmenin önemi.
3. seks ile nelerin yapılabileceği.
4. bir insanı öldürmenin 1001 yolu.
yazarın bir başka akılda kalan kitabı için
(bkz: katya'nın yazı)
devamını gör...
7.
bir trevanian kitabıdır.
asıl adı rodney william whitaker olan ama trevanian mahlası ile yazan amerika birleşik devletleri doğumlu yazarın en iyi iki kitabından biridir şibumi ve muhtemelen de en ünlüsü. benim de çok sevdiğim kitaplardan biridir şibumi. ama nedense tanım yazmak aklıma gelmemiş. kısmet bugüneymiş.
kitabın baş kahramanı olan nicholai hel belki doğaüstü günleri olmayan bir süper kahraman. önüne çıkan fırsatları iyi değerlendirmiş, kendisini zihinsel olarak da çok iyi yetiştirmiş, dil yeteneği olan, dövüş sanatları konusunda uzman, mağaralar konusunda çok bilgili ve muhteşem bir gizlenme yeteneğine sahip.
nicholai hel'in yeniden sahalara inip suçlularla mücadele etmek için verdiği amansız savaşı, mağaralarda geçen sahneleri, bir filozof olan nicholai hel'in japon ezgileri taşıyan felsefesini sayfa sayfa okumak çok keyifli idi benim için.
yazar eline geçirdiği her şeyle, mesela bir kurşun kalemle nasıl insan öldürdüğü konusunda biraz ketum davranmış ve bunun nedenini de daha önce bir kitabında anlattığı banka soygununun birebir kopyalanması olarak açıklamış bir dip notte.
bence çok iyi bir kitaptır.
asıl adı rodney william whitaker olan ama trevanian mahlası ile yazan amerika birleşik devletleri doğumlu yazarın en iyi iki kitabından biridir şibumi ve muhtemelen de en ünlüsü. benim de çok sevdiğim kitaplardan biridir şibumi. ama nedense tanım yazmak aklıma gelmemiş. kısmet bugüneymiş.
kitabın baş kahramanı olan nicholai hel belki doğaüstü günleri olmayan bir süper kahraman. önüne çıkan fırsatları iyi değerlendirmiş, kendisini zihinsel olarak da çok iyi yetiştirmiş, dil yeteneği olan, dövüş sanatları konusunda uzman, mağaralar konusunda çok bilgili ve muhteşem bir gizlenme yeteneğine sahip.
nicholai hel'in yeniden sahalara inip suçlularla mücadele etmek için verdiği amansız savaşı, mağaralarda geçen sahneleri, bir filozof olan nicholai hel'in japon ezgileri taşıyan felsefesini sayfa sayfa okumak çok keyifli idi benim için.
yazar eline geçirdiği her şeyle, mesela bir kurşun kalemle nasıl insan öldürdüğü konusunda biraz ketum davranmış ve bunun nedenini de daha önce bir kitabında anlattığı banka soygununun birebir kopyalanması olarak açıklamış bir dip notte.
bence çok iyi bir kitaptır.
devamını gör...
8.
ittire ittire okuduğum bir kitaptı.
zaten kitap boyunca, felsefe adı altında erkek hegamonyası okuyorsunuz. bir kadın geliyor, öbürü gidiyor.
yani kötü bir kitap diyemem. ama neden bu denli efsane olduğunu da anlamış değilim.
anlamamışsıncılar gelmeden kaçayım ben.
zaten kitap boyunca, felsefe adı altında erkek hegamonyası okuyorsunuz. bir kadın geliyor, öbürü gidiyor.
yani kötü bir kitap diyemem. ama neden bu denli efsane olduğunu da anlamış değilim.
anlamamışsıncılar gelmeden kaçayım ben.
devamını gör...
