yazar: umay umay
yayım yılı: 2014
şairin az sözle çok şey anlattığı şiirlerinin yer aldığı eseridir.
yayım yılı: 2014
şairin az sözle çok şey anlattığı şiirlerinin yer aldığı eseridir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 30.04.2024 23:44 tarihinde açılmıştır.
1.
1967 doğumlu türk şarkıcı ve şair umay umay'ın yazmış olduğu 70 sayfalık eser olup şiirsel metinlerinden oluşuyor ve 2008'de yayınlanmış.
kitap pdf olarak mevcut olup şiirleri hakkında konuşmam gerekirse; metinler birer monolog gibi, sıkıcı değil ancak mükemmel de bulmadım.
umay umay'dan daha iyisini beklerdim.
onda ne görmüşsem onu söküp alıyor.
yani konuşamayan fotoğrafları, ucuz tualleri, aynaları ve duvar kağıtlarını.
s.f/ 11
kitap pdf olarak mevcut olup şiirleri hakkında konuşmam gerekirse; metinler birer monolog gibi, sıkıcı değil ancak mükemmel de bulmadım.
umay umay'dan daha iyisini beklerdim.
onda ne görmüşsem onu söküp alıyor.
yani konuşamayan fotoğrafları, ucuz tualleri, aynaları ve duvar kağıtlarını.
s.f/ 11
devamını gör...
2.
türk şair ve şarkıcı umay umay imzalı eser; 70 sayfa olan kitap şiir türünde yer almaktadır.
kitabın adında öpüşme sözcüğü geçiyor olsa da şiirlerde erotizm faktörünün sık işlendiği belki söylenemez.
umay umay aşkın bedensel bir şey olmadığını biliyor, birini sevdiğinde onun belki başkaları tarafından dikkat edilmeyen özelliklerini daha keskin görüyor, örneğin birinin ellerini veya kirpiklerini sevmek gibi,
uzun yolda yürüyüşünü izlemek gibi.
duyguları bu denli güçlü olan birinin yıkımı da çoğu kişiden daha sarsıcı olacaktır, onun yazdıklarının güçlü olma nedeni belki de yıkımı derinden hissedebiliyor olmasından ötürü olabilir.
sevdiklerini sonsuz bir merhametle kucaklıyor, geçmişte kalan mutluluklarını hatırlamak ona acı veriyor ve bu da şiirlerinden, karalamalarından anlaşılıyor.
aşkı ve acıyı, yalnızlığı ve ayrılıkta açılan derin uçurumları derinden hissettiren bir biçimde yazıyor umay umay
onu okurken duygusal olarak etkilenmek oldukça mümkün olduğu gibi güldüren bir üslubu da var, komik bir kadın olduğunu da unutturmuyor.
seçmiş olduğum birkaç dize bırakarak burada bitiriyorum.
şairin hayata dair yıkımları ve duygularını kendine has biçimde yansıtması oldukça iyiydi.

kimsenin anlayamayacağı dertlerle, gerçeklerle başımız dertteyken ve kendimizden daha yalan bir tanrı bulamıyorken; bekleyen, bekleyen, bekleyen sessizlik.
onda ne görmüşsem onu söküp alıyor.
yani konuşamayan fotoğrafları, ucuz tualleri, aynaları ve duvar kağıtlarını.
saçlarımdan anlıyor kim olduğumu...
yıkılmayacak kadar yalnızım.
onu binlerce yıl fazla sevdim, artık onu bulamam..
boğulamıyorum, zaten hep kandırıldım.
artık bir kalbin yok
tanınmaz olana dek devam edecek
bu işkence.
hani sen ölmeyecektin?
kitabın adında öpüşme sözcüğü geçiyor olsa da şiirlerde erotizm faktörünün sık işlendiği belki söylenemez.
umay umay aşkın bedensel bir şey olmadığını biliyor, birini sevdiğinde onun belki başkaları tarafından dikkat edilmeyen özelliklerini daha keskin görüyor, örneğin birinin ellerini veya kirpiklerini sevmek gibi,
uzun yolda yürüyüşünü izlemek gibi.
duyguları bu denli güçlü olan birinin yıkımı da çoğu kişiden daha sarsıcı olacaktır, onun yazdıklarının güçlü olma nedeni belki de yıkımı derinden hissedebiliyor olmasından ötürü olabilir.
sevdiklerini sonsuz bir merhametle kucaklıyor, geçmişte kalan mutluluklarını hatırlamak ona acı veriyor ve bu da şiirlerinden, karalamalarından anlaşılıyor.
aşkı ve acıyı, yalnızlığı ve ayrılıkta açılan derin uçurumları derinden hissettiren bir biçimde yazıyor umay umay
onu okurken duygusal olarak etkilenmek oldukça mümkün olduğu gibi güldüren bir üslubu da var, komik bir kadın olduğunu da unutturmuyor.
seçmiş olduğum birkaç dize bırakarak burada bitiriyorum.
şairin hayata dair yıkımları ve duygularını kendine has biçimde yansıtması oldukça iyiydi.

kimsenin anlayamayacağı dertlerle, gerçeklerle başımız dertteyken ve kendimizden daha yalan bir tanrı bulamıyorken; bekleyen, bekleyen, bekleyen sessizlik.
onda ne görmüşsem onu söküp alıyor.
yani konuşamayan fotoğrafları, ucuz tualleri, aynaları ve duvar kağıtlarını.
saçlarımdan anlıyor kim olduğumu...
yıkılmayacak kadar yalnızım.
onu binlerce yıl fazla sevdim, artık onu bulamam..
boğulamıyorum, zaten hep kandırıldım.
artık bir kalbin yok
tanınmaz olana dek devam edecek
bu işkence.
hani sen ölmeyecektin?
devamını gör...
