1.
2.
şairlik yönü de kuvvetlidir, "son hayaller" şiiri;
(servet avcı ağabeyin nakli ile;)
“başucumda yağlı kement /ruhuma kelepçe geçmiş/
her devir bir kurban seçer ya hani/ bu devir de beni seçmiş...
dünyaya son kez bakarken/ ellerimi semâya kaldırıp/ haykırmak istiyorum/
lâkin bağlı ellerim/ sesler düğümlenir boğazımda/ kanlı meydanlara akar hayallerim...
hayallerim kan göllerine dalar/ bir yiğit görürüm ıslak kaldırımda/
ve ölümler, ölümler, ölümler/ gözlerimin önüne kıpkızıl bir dünya serer...
kırmızı gül yârin dudağını hatırlatır on beşindeki gence/
bizler hep ölümü hatırladık kırmızı denince...
koştuk mu, koşturulduk mu/ bilmiyorum/
ne yükler yüklendi çelimsiz omuzlarımıza/
ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza/
belki kırlarda çiçek toplayamadık/
belki yârimiz olmadı çiçek verecek/
ama ölümüne sevdalandık vallahi/
vallahi solduk hasretin şiddetinden/ çiçek çiçek...
analarım babalarım/ ah garip, yetim, sabiler/ kaç akşamlar allah’ım/
kaç akşamlar yaşlı gözlerle/ yolları gözlediler...
bir eylül sabahı, bir ana kesit/
bir düdük/ haramiler bastı kervanımızı/ kan göllerinde yüzdürüldük...
şimdi kan gölünün ortasında/ beyefendiler oturur/
yüzü kapalı bir adam/ sandalyeme tekme vurur...”
(90'larda "bizim ocak" dergisinde yayınlanmıştır)
(servet avcı ağabeyin nakli ile;)
“başucumda yağlı kement /ruhuma kelepçe geçmiş/
her devir bir kurban seçer ya hani/ bu devir de beni seçmiş...
dünyaya son kez bakarken/ ellerimi semâya kaldırıp/ haykırmak istiyorum/
lâkin bağlı ellerim/ sesler düğümlenir boğazımda/ kanlı meydanlara akar hayallerim...
hayallerim kan göllerine dalar/ bir yiğit görürüm ıslak kaldırımda/
ve ölümler, ölümler, ölümler/ gözlerimin önüne kıpkızıl bir dünya serer...
kırmızı gül yârin dudağını hatırlatır on beşindeki gence/
bizler hep ölümü hatırladık kırmızı denince...
koştuk mu, koşturulduk mu/ bilmiyorum/
ne yükler yüklendi çelimsiz omuzlarımıza/
ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza/
belki kırlarda çiçek toplayamadık/
belki yârimiz olmadı çiçek verecek/
ama ölümüne sevdalandık vallahi/
vallahi solduk hasretin şiddetinden/ çiçek çiçek...
analarım babalarım/ ah garip, yetim, sabiler/ kaç akşamlar allah’ım/
kaç akşamlar yaşlı gözlerle/ yolları gözlediler...
bir eylül sabahı, bir ana kesit/
bir düdük/ haramiler bastı kervanımızı/ kan göllerinde yüzdürüldük...
şimdi kan gölünün ortasında/ beyefendiler oturur/
yüzü kapalı bir adam/ sandalyeme tekme vurur...”
(90'larda "bizim ocak" dergisinde yayınlanmıştır)
devamını gör...
