1.
yemenin fethinden sonra, adamlar bakmışlar ki yemende kahve denilen bir şey var.
bu kahve öyle bir mübarek bişe ki içen kişiyi canlandırıyor, uyanık tutuyor.
bu sebeple tarikatler, ibadetlerini ve zikirlerini, kahve içerek gerçekleştiriyor.
almışlar bu kahveyi osmanlı merkezine, yani istanbul'a getirmişler.
istanbul'da tüketimi yaygınlaşmış. hatta avrupa'da bile yayılmaya başlamış.
böylelikle ''lüx içecek'' olan kahve, devlete inanılmaz bir vergi geliri getirmeye başlamış.
böylelikle, yemenden gelen çuval çuval gelen kuru hahveler, pişirilip işlenmeye başlamış.
işte, kahvenin kavrulup dövülerek satıldığı yere tahmishane denilir efem.
tahmis, kurukahveci anlamına gelmektedir.
(bkz: kahvehane)
(bkz: kahve)
bu kahve öyle bir mübarek bişe ki içen kişiyi canlandırıyor, uyanık tutuyor.
bu sebeple tarikatler, ibadetlerini ve zikirlerini, kahve içerek gerçekleştiriyor.
almışlar bu kahveyi osmanlı merkezine, yani istanbul'a getirmişler.
istanbul'da tüketimi yaygınlaşmış. hatta avrupa'da bile yayılmaya başlamış.
böylelikle ''lüx içecek'' olan kahve, devlete inanılmaz bir vergi geliri getirmeye başlamış.
böylelikle, yemenden gelen çuval çuval gelen kuru hahveler, pişirilip işlenmeye başlamış.
işte, kahvenin kavrulup dövülerek satıldığı yere tahmishane denilir efem.
tahmis, kurukahveci anlamına gelmektedir.
(bkz: kahvehane)
(bkz: kahve)
devamını gör...