1.
senaryosu cennet filiz tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; kadrosunda idil mina yıldırım, andıcan numanoğlu, dise atalan, yağmur ekmen gibi oyuncular rol almış iken film ise 2026 yapımlı olarak karşımıza çıkmaktadır.

bazen insana en büyük zararı en yakınının, en sevdiğinin verebileceği üzerine farklı bir hikâye sunuyor.
damla yirmili yaşlarının başlarında bir genç kız, üniversite öğrencisi olduğu görülüyor, arkadaş grubu var ve normal bir hayat sürdürüyor, bir gün bir genç onu takip etmeye başlıyor, internetten tanıştığı bu sanal arkadaş aslında onun en yakını olabilir, ona zarar vermeyi amaçlamış, varlığını saplantı hâline getirmiş ve "cehenneme kadar seninle geleceğim" benzeri şeyler söylüyor.
genç kıza farklı bir isim kullanarak ulaşıyor ve genç kız bu durumdan, onun sürekli ilgi bekleyen yanından, özgürlüğüne ket vuran tavrından ve iyi niyetini suistimâl etmesinden rahatsızlık duyup onu engelliyor, onu saplantı hâline getiren bu kişinin onu sevdiğine inanmıyor, bunun bir sevgi değil takıntı olduğunu biliyor.
genç kız onu her adımda takip eden bu kişinin gerçek kimliğini öğreniyor ve filmimiz onların yüzleşmesiyle sona doğru yaklaşıyor.
görsel açıdan iyi bulduğum bir kısa filmdi,
açılar ve çekim teknikleri, renkler bence iyiydi.
konusunu olağanüstü bulmasam da kendini izleten bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
bazen insana hiç kimse zarar veremez, özellikle de en yakınındaki kadar...
hiç kimse seni sana özür borcu olan biri kadar yakından izlemez...

bazen insana en büyük zararı en yakınının, en sevdiğinin verebileceği üzerine farklı bir hikâye sunuyor.
damla yirmili yaşlarının başlarında bir genç kız, üniversite öğrencisi olduğu görülüyor, arkadaş grubu var ve normal bir hayat sürdürüyor, bir gün bir genç onu takip etmeye başlıyor, internetten tanıştığı bu sanal arkadaş aslında onun en yakını olabilir, ona zarar vermeyi amaçlamış, varlığını saplantı hâline getirmiş ve "cehenneme kadar seninle geleceğim" benzeri şeyler söylüyor.
genç kıza farklı bir isim kullanarak ulaşıyor ve genç kız bu durumdan, onun sürekli ilgi bekleyen yanından, özgürlüğüne ket vuran tavrından ve iyi niyetini suistimâl etmesinden rahatsızlık duyup onu engelliyor, onu saplantı hâline getiren bu kişinin onu sevdiğine inanmıyor, bunun bir sevgi değil takıntı olduğunu biliyor.
genç kız onu her adımda takip eden bu kişinin gerçek kimliğini öğreniyor ve filmimiz onların yüzleşmesiyle sona doğru yaklaşıyor.
görsel açıdan iyi bulduğum bir kısa filmdi,
açılar ve çekim teknikleri, renkler bence iyiydi.
konusunu olağanüstü bulmasam da kendini izleten bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
bazen insana hiç kimse zarar veremez, özellikle de en yakınındaki kadar...
hiç kimse seni sana özür borcu olan biri kadar yakından izlemez...
devamını gör...