1.
amma çok anlamı var dedirten sözcüktür.
tdk:
1. -i bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek:
"gözlüğünü takıp masaya eğildi." - refik halit karay
2. -e, nesnesiz düğün vb. törenlerde takı armağan etmek:
geline pırlanta yüzük takmışlar.
3. -e, -i ad, lakap koymak:
"ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor." - haldun taner
4. nesnesiz —> kuşanmak:
kılıç takmak.
5. -i kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek:
"arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar." - yusuf ziya ortaç
6. -e, mecaz biriyle olumsuz olarak uğraşmak:
matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.
7. -i, argo borç bırakmak:
"bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu." - peyami safa
8. -i, argo önemsemek, önem vermek; tınmak:
"dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların şalvarlı nuriyesi'ni takar mıyım?" - adalet ağaoğlu
9. -den, -i, argo, -de sınavını başaramamak:
bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.
ben yüzük takıyorum, siz ne takıyorsunuz?
(bkz: hoca bana taktı)
tdk:
1. -i bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek:
"gözlüğünü takıp masaya eğildi." - refik halit karay
2. -e, nesnesiz düğün vb. törenlerde takı armağan etmek:
geline pırlanta yüzük takmışlar.
3. -e, -i ad, lakap koymak:
"ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor." - haldun taner
4. nesnesiz —> kuşanmak:
kılıç takmak.
5. -i kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek:
"arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar." - yusuf ziya ortaç
6. -e, mecaz biriyle olumsuz olarak uğraşmak:
matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.
7. -i, argo borç bırakmak:
"bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu." - peyami safa
8. -i, argo önemsemek, önem vermek; tınmak:
"dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların şalvarlı nuriyesi'ni takar mıyım?" - adalet ağaoğlu
9. -den, -i, argo, -de sınavını başaramamak:
bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.
ben yüzük takıyorum, siz ne takıyorsunuz?
(bkz: hoca bana taktı)
devamını gör...