#ödüllü filmler
drama / kült-efsane / dönem / psikoloji
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

2012 tarihli paul thomas anderson filmi. izleme imkanını yeni buldum ve eskiden beri farklı anlatım tarzına sahip bu ilginç yönetmenin sinema diline karşı izleyici olarak yabancılık çeken birisi olarak eseri çok beğendim. zannedersem kendisinden sonra benzer üsluba sahip çalışmalar, gerek öykünme, gerekse kötü birer kopya olarak sinema zihnimize öyle nüfuz etti ki, anderson bizi tarzına alıştırdı.

tabi yakın zamanda scientology tarikati hakkında kapsamlı bir belgesel izlemiş olduğum için philip seymour hoffman'ın canlandırdığı lancaster dodd karakterinin tarikatın kurucusu olanron hubbard'dan mülhem yaratıldığını anlamam zor olmadı. ana hatlarıyla karakter ve tarikatın işleyişi benzeşse de söz konusu yönetmen anderson olunca psikanalizi de içeren çok katmanlı bir anlatım olduğunu söylemek yersiz olmaz.

filmi analiz etmek hem oldukça uzun süreceği hem de tüm alegorilere ve psikanalitik göndermelere vakıf olamadığımdan şunu söylemekle yetineyim, joaquin phoenix ve philip seymoır hoffman filmi alıp götürmüşler. özellikle ülkemiz gibi duygusal zekanın düşük olduğu toplumlarda gerek dini, gerek siyasi liderlere, otorite figürlerine bağlanma, hayli körü körüne olduğu için, bir zamanlar ''kesin inançlılar'' zümresine dahil olup, kendi iç hesaplaşmasını gerçekleştirmiş veya yüzleşmeyi geciktiren herkesin kendisinde bir şeyler bulacağı bir film. ancak efendi-master bay dodd ile mürit-bağlısı rolündeki freddie'nin aslında ego ve id arasındaki bağımlı ancak sorunlu beraberliği açısından da filmi ele almak icap ediyor. birisinde yetersiz idrak ve mantığa mukabil, muazzam bir cinsel arzu ve kontrolsüz öfke varken diğerinde ise arzuyu sınırlayan bir cinsellik eksikliği mevcut. özellikle freddie'nin, efendisinin sahtekarlığı veya tezlerinin tutarsızlığını dile getiren itirazcılar veya septik akıllılara had bildirmesi, hatta bu had bildirmeyi the master'in oğluna kadar götürmesi, savaş sonrası dağılmış amerikan toplumu- özellikle de travma sonrası stres bozukluğunun henüz adı konmamış iken- bu semptomları güçlü şekilde taşıyan bir adamın, otorite- tanrı-baba tarzı bir figüre bağlanma, onu yanılmaz ve sarsılmaz bir güç olarak görmesi bana çok tanıdık geldi. hepimiz az ya da çok bir takım putlara bağlanmaya meyilliyiz. güvendiğimiz duvarın aslında çürük olduğuna hatta orada bir duvar bile olmadığına inanmak istemeyiz. bu filmi en fazla fethullahçıların izlemesini isterdim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"the master" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim