1.
18. yüzyılda herkesi satrançta yenen robot: türk’ün gizemli hikâyesi!
mekanik satranç oyuncusu olarak da bilinen the turk (türk), 18. yüzyılın sonlarında icat edilen bir satranç robotuydu. sırrı zamanında kimse tarafından çözülemeyen robot, 1770 yılında macar mühendis ve mucit baron (bkz: wolfgang von kempelen) tarafından tasarlanmıştı. bir satranç masasının önünde oturan, başında kavuğu ve burma bıyıklarıyla bir türk figürünün bulunduğu robot, en güçlü rakiplerini bile yenebilen bir satranç otomatı olarak kısa sürede ünlendi.
otomatın ilk performansı 1770 yılında habsburg’ta gerçekleşti. daha sonraki 84 yıl boyunca görkemli gösterilere dönüşecek satranç oyunları oynamayı sürdürdü. baron wolfgang von kempelen'in 1804'teki ölümünden sonra, otomat bavyeralı şovmen johann nepomuk maelzel tarafından satın alındı.
1809’a gelindiğinde ise the turk’ün ününe ün katan bir olay yaşandı. satranç tutkusu ile bilinen ve iyi bir satranç oyuncusu olan napolyon bonapart, wagram seferi sırasında viyana'da the turk’e karşı oynadı ve yenildi. böylece birçok ülkede ses getirmeye başlayan the turk, 1817'de maelzel tarafından tekrar satın alınana kadar bir süre prens eugene de beauharnais'in özel koleksiyonunun bir parçası oldu.
the turk aslında mekanik bir illüzyon olabilir miydi?
insanları şaşırtmayı sürdüren the turk başka performanslar sergiledikçe dünya çapında ünlü oldu. oynadığı rakipleri kimi zaman onu test etmek için kural dışı hamleler yapıyor, ancak the turk hatalı oynanan taşı kaldırıp eski yerine koyuyordu. the turk’ü ilgiyle izleyenler yıllar boyunca sırrını çözmeye çalıştı. bazıları çok ilginç teoriler ürettiler ve bu teorilere dönemin gazetelerinde dahi geniş yer ayrıldı.
1854 yılında çıkan bir yangında yok olduğu güne kadar, the turk onu satın alan kişiler tarafından sık sık satranç müsabakalarına sokuldu. ancak sonunda, robotun sahip olduğu karmaşık mekanizmanın ustaca tasarlanmış bir aldatmaca içerdiği ortaya çıktı.
the turk’ün başında oturduğu geniş masanın içinde, makineyi yönetmek için saklanan bir satranç ustası yer alıyordu. bu yetenekli satranç ustasının özel bir mekanizmayla içeriden yönlendirdiği the turk, 84 yıl boyunca avrupa ve amerika'da sayısız satranç oyunu oynadı ve bu oyunların çoğunu kazandı. the turk, napoleon bonaparte dışında satranç tutkusuyla bilinen rus çarı ı. paul ve benjamin franklin gibi devlet adamlarını yenmeyi başarmıştı.
the turk’ü gizlice yöneten satranç ustaları arasında johann allgaier, boncourt, aaron alexandre, william lewis, jacques mouret ve william schlumberger gibi isimler vardı. bununla birlikte, wolfgang von kempelen'in gerçekleştirdiği ilk gösteri turu sırasında mekanizma içinde yer alan satranç ustalarının kim olduğu bugün bile bir sır olarak kalmış durumda.
the turk gösterisine başlamadan önce, satranç tahtasının durduğu geniş masanın altında kimsenin olmadığını göstermek için dolap kapakları sırayla açılırdı. bunu yaparken dolabın içinde saklanan satranç ustası, makinenin içinde pozisyon değiştirip kendisini yeniden konumlandırıyor ve izleyiciler tarafından hiçbir şekilde görülemiyordu. makinenin içi de çok karmaşıktı ve onu gözlemleyen herkesi yanıltmak için ustaca tasarlanmıştı. kapaklar soldan açıldığında, kabinin ön kapıları, saat dişlilerine benzer bir dizi dişliyi ortaya çıkarıyordu.
kabinin diğer tarafında karmaşık makineler yoktu; bunun yerine bazı çıkarılabilir parçalar ve pirinç yapılar içeriyordu. bu alan, makine boyunca net bir görüş hattı sağlamak üzere tasarlanmıştı. the turk’ün osmanlı cübbesinin altına iki kapı daha gizlenmişti. kapaklar kapatılıp da oyun başladıktan sonra içerideki satranç oyuncusu yukarıdaki tahtayı görebiliyor ve the turk’ün bir kolunu içerideki karmaşık bir mekanizmayla yönlendirerek uygun hamleyi yapıyordu.
the turk, ne yazık ki 1854 yılında philadelphia'daki çin müzesi'nde çıkan bir yangında yanarak yok oldu. ancak 18. yüzyıl avrupa’sında binlerce kişiyi şaşkına çevirerek adını tarihe yazdırmayı da başardı.
devamını gör...