1.
yunanlar tarafından tripoliçe kuşatması sırasında 23 eylül 1821 günü müslümanlar ile yahudilerin katledilme olayıdır. çeşitli tarihçilere ve askerlere göre 8.000 ile 10.000 arasında sivilin katledildiğini belirtiyor. yunan komutan teodoros kolokotronis anılarında 32.000 kişinin öldürüldüğünü yazmıştır. bu katliamdan sonra da mora'da katliamlar devam etmiş ve 20.000'in üzerinde müslüman katledilmiştir. birçok kişinin öldürülmeden önce işkenceye maruz kaldığını o dönemin kayıtları göstermektedir.
ingiliz tarihçi william st. clair katliam sırasında tripoliçe'de bulunan yabancı subayların gördüklerini böyle anlatmıştır:
"10 bin üzerinde türk öldürüldü. paralarını sakladığı şüphe edilen tutsaklar işkence edildi. kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar. hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu. cumadan pazara kadar hava cığlık sesleriyle doluydu.... bir yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu. yahudi topluluğu sistemli bir şekilde işkenceden geçirildi.... haftalarca aç bırakılan türk çocukları çaresiz yıkıntıların arasında koşarken yunanlar tarafından yere atıldılar sonra vuruldular.... su kuyuları cesetlerle dolduruldu..."
"yunanistan'daki türkler arkalarında az iz bıraktılar. 1821 ilkbaharında dünyanın geri kalanı tarafından arkalarından gözyaşı dökülmeden ve farkedilmeden aniden yok oldular. bir zamanlar yunanistan'ın bütün ülkenin etrafına dağılmış büyük bir türk nüfusuna sahip olduğuna bile inanmak zordu. bu ailelerin arasında varlıklı çiftçiler, tüccarlar, memurlar yaşıyordu ve yüzlerce yıl boyunca burada yaşamış ve buraları kendi yurtları olarak kabul etmişlerdi... kasıtlı ve acımasızca öldürüldüler ve hiçbir zaman pişmanlık gösterilmedi."
ingiliz tarihçi william st. clair katliam sırasında tripoliçe'de bulunan yabancı subayların gördüklerini böyle anlatmıştır:
"10 bin üzerinde türk öldürüldü. paralarını sakladığı şüphe edilen tutsaklar işkence edildi. kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar. hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu. cumadan pazara kadar hava cığlık sesleriyle doluydu.... bir yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu. yahudi topluluğu sistemli bir şekilde işkenceden geçirildi.... haftalarca aç bırakılan türk çocukları çaresiz yıkıntıların arasında koşarken yunanlar tarafından yere atıldılar sonra vuruldular.... su kuyuları cesetlerle dolduruldu..."
"yunanistan'daki türkler arkalarında az iz bıraktılar. 1821 ilkbaharında dünyanın geri kalanı tarafından arkalarından gözyaşı dökülmeden ve farkedilmeden aniden yok oldular. bir zamanlar yunanistan'ın bütün ülkenin etrafına dağılmış büyük bir türk nüfusuna sahip olduğuna bile inanmak zordu. bu ailelerin arasında varlıklı çiftçiler, tüccarlar, memurlar yaşıyordu ve yüzlerce yıl boyunca burada yaşamış ve buraları kendi yurtları olarak kabul etmişlerdi... kasıtlı ve acımasızca öldürüldüler ve hiçbir zaman pişmanlık gösterilmedi."
devamını gör...