1.
külaha toplu igne koyan bit yavrusu arkadaşlarım vardı.
ayrıca tüftüf en iyi elektirik borusu, külah da kuşe kağıt dergi ile yapılır.
ayrıca tüftüf en iyi elektirik borusu, külah da kuşe kağıt dergi ile yapılır.
devamını gör...
2.
afrika kökenli bir oyun olduğunu hissettirir. afrika'da geçen filmlerde şahit olmuşsunuzdur, kamışın içine zehirli bir ok sürülüp üflenir. bu zehirli ok ile hedef, daha çok boyundan vurulur. belki de kökeni buradan gelmektedir.
devamını gör...
3.
ben külah sarma konusunda çok beceriksizdim. bir kere sarma işini hızlı yapamıyordum. yaptığım külahlarda pek ince olmuyordu. bu konuda çeşitli denemelerim oldu. tabiri caizse kırk fırın ekmek yedim ama nafile... baktım olmayacak, kendime küçük bir külah çantası yaptım. daha doğrusu anneme yaptırdım. bu çantayı yanlamasına takar, muazzam şekilde yapılmış külahları içine koyar ve böylece rekabeti dengelerdim. aksi halde şişen külahlar lordu olarak anılacaktım ki, kök tengri kimseyi bizim mahallenin çocuklarının diline düşürmesin. külahı iyi yapamıyordum ama boruyu üflemek ve hedefi vurmak konusunda gayet başarılıydım. allah bir yerden almış bir yerden vermiş işte. özetle benim meselem lojistikti ve onu da çözmüştüm.
yalnız bu külah işi tehlikelidir. yani normalde gayet stabil bir oyundur ama mahallenin piçleri * bu oyunu bir anda cehennem azabına çevirebilir. aslında kurallar baştan konulmuştur. herkes bu kuralları bilir. kimse kimsenin tavuğuna kışt demez, maksat eğlenmektir ama istisnasız bir tane sivri zeka muhakkak çıkar ve oyunu sabote ederdi. ha o nasıl oluyordu derseniz, şöyle oluyordu; bu sivri zekalar külahların ucuna iğne takıyor ve külahın isabet ettiği çocuk yandım anam nidaları ile canı yanmış bir şekilde diğerinin üzerine çullanıyordu. sıkıntı şu ki, iğneli külah tehlikeli yerlere de isabet edebilirdi. misal göz gibi. işte o yüzden de bu işi yapanlar genelde bir daha oyuna alınmazlardı. ama nasıl oluyorsa o iğneli külah bir şekilde atılırdı. bana da isabet etmişliği vardır. bir kaç kere bacaktan, bir kaç kere de kaba etimden vurulmak sureti ile gazilik unvanına erişmiştim.
güzel zamanlardı cidden. sürekli kendimize eğlenecek bir şeyler bulur ve onları hayata geçirirdik. ha laf aramızda ben halen adam gibi külah saramıyorum. çantayı da kaybettik, o yüzden düelloya davet etmeyin asla icabet etmem *
bizim zamanlar için şöyle modernize edilmiş halleri vardı. havalı dururlardı.

tanım: çocukluk zamanlarımızın en keyifli oyunlarından birisidir. elektrik borusu ve kağıttan yapılan külahlar marifetiyle oynanırdı. ayrıca fişek oynamak olarak da bilinir.
yalnız bu külah işi tehlikelidir. yani normalde gayet stabil bir oyundur ama mahallenin piçleri * bu oyunu bir anda cehennem azabına çevirebilir. aslında kurallar baştan konulmuştur. herkes bu kuralları bilir. kimse kimsenin tavuğuna kışt demez, maksat eğlenmektir ama istisnasız bir tane sivri zeka muhakkak çıkar ve oyunu sabote ederdi. ha o nasıl oluyordu derseniz, şöyle oluyordu; bu sivri zekalar külahların ucuna iğne takıyor ve külahın isabet ettiği çocuk yandım anam nidaları ile canı yanmış bir şekilde diğerinin üzerine çullanıyordu. sıkıntı şu ki, iğneli külah tehlikeli yerlere de isabet edebilirdi. misal göz gibi. işte o yüzden de bu işi yapanlar genelde bir daha oyuna alınmazlardı. ama nasıl oluyorsa o iğneli külah bir şekilde atılırdı. bana da isabet etmişliği vardır. bir kaç kere bacaktan, bir kaç kere de kaba etimden vurulmak sureti ile gazilik unvanına erişmiştim.
güzel zamanlardı cidden. sürekli kendimize eğlenecek bir şeyler bulur ve onları hayata geçirirdik. ha laf aramızda ben halen adam gibi külah saramıyorum. çantayı da kaybettik, o yüzden düelloya davet etmeyin asla icabet etmem *
bizim zamanlar için şöyle modernize edilmiş halleri vardı. havalı dururlardı.

tanım: çocukluk zamanlarımızın en keyifli oyunlarından birisidir. elektrik borusu ve kağıttan yapılan külahlar marifetiyle oynanırdı. ayrıca fişek oynamak olarak da bilinir.
devamını gör...