türkiye'de insanlara bakış açısını değiştiren en önemli etkendir. tarihte de günümüzde de birçok örneği mevcuttur.

mesela 28 şubat'ı ele alalım. 28 şubat sürecinde mağdur olanlar "çok kötü mağdur ettiler bizi, hep uf olduk :(" tarzında açıklamalar yaparken halktaki karşılığı "bravo be, işte mağdur! yüklenin beyler" tadında olmuştur. dönemin siyasetçilerinden -seküler olmasına rağmen- en dik duranı ise besim tibuk olmuştur. bu konuda mahkemeye çıkmışlığı ve geri adım atmamışlılığı vardır(videoları internette mevcut). ancak halktaki karşılığı bindelik dilimlerde oy almak olmuştur. yani 28 şubat'a direneni değil 28 şubatta kaçanlar övülmüştür hala övülmektedir.

iş hayatında ve başarı konusunda da bu algı her zaman işe yarar. doğru bir planlama, doğru bir çalışma ya da yetenekle başarılı olmak takdir edilmez. her zaman tırnaklarınızla kazımanız, yokluklar içinden gelmeniz, sıfır bile değil eksiden başlamanız beklenir.

ikili ilişkilerde bile "ben hep sevdim, hep aldatılan, hor görülen, aşağılanan taraf oldum" edebiyatı tutar. kimse "sen aptal mısın? madem böyle bir ilişkin vardı neden 5 sene sürdürdün?" demez. "demek mağdur oldun, ne kadar da iyi bir insansın" tadında tepki gösterir.

bu memlekette ne mağdur edebiyatı biter ne de mağdur sevdası.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"türkiye'deki mağdur sevdası" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim