1.
otlukbeli savaşı'nın kaybedeni. akkoyunlu hükümdarı. fatih sultan mehmet'e savaşta yenilince akkoyunlu devleti etkisini yitirmiş, kısa zamanda da tarihten silinmiştir. 1478 yılında tebriz'de ölmüştür.
şah ismail'in (hatayi) dedesidir.
prusyadaki kral'ın ukdesi
şah ismail'in (hatayi) dedesidir.
prusyadaki kral'ın ukdesi
devamını gör...
2.
uzun hasan özellikle fatih sultan mehmet hanla giriştiği bir dizi mücadeleden ötürü bilinen bir karakterdir . peki uzun hasanın tüm olayı fatihle tarihin sadece bir sahnesinde mücadele etmesi midir ?
kısaca uzun hasandan bahsetmek gerekirse : uzun hasan'ın soyu kara yülük osman beye dayanır. (karayülük osman bey timur'un diyarbakır , mardin , sivas ve erzincana atadığı yöneticidir ve akkoyunlu devletinin kurucu hükümdarıdır.) uzun hasan 1453 yılında tahta oturmuş 1467 yılında o zamanki en büyük rakibi şii karakoyunlu devletini yenmiş ve ortadoğuda büyük bir güç odağı haline gelmiştir.
osmanlı akkoyunlu mücadelesi , osmanlı-dülkadir(zülkadr) müttefikliğine karşı karamanoğlu-akkoyunlu ittifakına dayanır . fatihin özellikle trabzonu almasıyla işler karışır(çünkü uzun hasan trabzon imparatorunun damadıdır). kızışma devam ederken karamanoğlu mehmet beyin ölümü üzerine fatih halasının oğlu pir ahmedi uzun hasan ise ishak beyi destekler bir dizi savaştan sonra pir ahmed yönetimi ele geçirir ve ishak bey çok geçmeden ölür(fatih sonrasında pir ahmedlede mücadele etmek zorunda kalacaktır).
artık çatışma kaçınılmaz haldedir zira uzun hasan bu dönemde venedikle bile askeri ittifak kurmuş beraber bir işgal planı yapmıştır. uzun hasan venedik elçisi zeno'ya "fatihe ; her taraftan aynı zamanda saldırı olunsun , o şekilde ki bir daha kalkınamasın ve adı dünya yüzünden sonsuza dek kalksın." sözleriyle güttüğü politikasını yeterice açık bir şekilde belirtmiştir .
lafı fazla uzatmazsak hepimizin bildiği otlukbeli savaşı meydana gelir(daha öncesindeki malatya muharebesini uzun hasan kazanmıştır.) bu savaşta da ağır bir yenilgi alan uzun hasanın tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu "imparatorluk" çöküş dönemine girmiştir. peki uzun hasan başlarken söylediğimiz gibi tek özelliği otlukbelinde fatihe yenilen bir türkmen beyi olması mıdır ?
bu konuda -hakkında fazla konuşulan bir konu olmasada- uzun hasanın giriştiği enerjik fetih hareketleriyle imparatorluğunu timurun imparatorluğuyla kendisini de timurla kıyasladığını görüyoruz. bu konuda bize ışık tutan en önemli belge şüphesiz şarabdâr hamza bey'in mektubudur. mektuptan alıntı yapmak luzüm ederse :
"timur ,alıncak kalesini 70 sene kuşattığı halde alamamıştır. bu padişahımız kaleyi kolayca ele geçirmiştir. emir timur sert olup hizmetkarları ondan kaçarlardı halbuki şahımız onun sarayına baş koymaktadırlar . timur halkın malına ırzına tamah ederdi etrakin (türkler) kendisine dönmüşlerdir. timur suriye ve anadolu etrakten haraç alırlardı onlar şahın şimdi huzuruna geldiler. şahımız aslı dolayısıyla bütün türkler kendisinin emri altına girmişler. suriye ve anadolu'daki türkleri dinsiz görmediler ve kendilerinden haraç almadılar ve bu şahımıza gelen türklere ülke ve yakınlık gösterdi ve haraçtan kurtardı."
başka bir örnek olarak :
" bizim şahımızın ülkesi sizin ülkenize komşudur şah ise iki ırak ile beraber azerbaycan, fars ,kirman'dan hindistan huduna kadar ülkenin padişahıdır . bu arada sari ülkesi ki ,emir timur alamamıştı ,allah'ın inayetiyle şahımız onu ele geçirmiştir . şah'ın ele geçirdiği diğer memleketler kürdistan ve luristan şahı tanımışlardır. diğer taraftan emir timur'un askeri yaya idi halbuki şimdiki şahımızın askerleri ata binmekte şahımız anadolu'ya gittiği zaman osmanlı padişahının raiyyetinin tamamı şaha dua etmektedir kendisi reaya üzerine vergi koymamış ve sonradan çıkarılmış resim ,rusüm ve bid'atleri kaldırmıştır. timur altın orda da cicu(cuci)emirlerine gereken saygıyı göstermemiştir buna karşı şahımız kendilerine ülke ve hediyeler göndermiştir."
tabiki mektubu okuduğumuz da bazı şeylerin timuru anlamsızca yeren bazı şeylerin ise uzun hasanı hiç olmadığı bir noktaya çekmeye çalıştığı açıktır. lakin yinede söz konusu mektup da uzun hasanın döneminde bir dizi askeri seferle oluşturduğu imparatorluğun hangi noktalara ulaşıp belki otlukbeli savaşı olmasa (elbetteki bu gibi cümleler tarih-bilim açısından kabul görmez) imparatorluğunun nasıl bir düzeye ulaştığını ve nasıl bir potansiyele sahip olduğunu biraz abartılı bir dilde olsada kanıtlar niteliktedir.
kısaca uzun hasandan bahsetmek gerekirse : uzun hasan'ın soyu kara yülük osman beye dayanır. (karayülük osman bey timur'un diyarbakır , mardin , sivas ve erzincana atadığı yöneticidir ve akkoyunlu devletinin kurucu hükümdarıdır.) uzun hasan 1453 yılında tahta oturmuş 1467 yılında o zamanki en büyük rakibi şii karakoyunlu devletini yenmiş ve ortadoğuda büyük bir güç odağı haline gelmiştir.
osmanlı akkoyunlu mücadelesi , osmanlı-dülkadir(zülkadr) müttefikliğine karşı karamanoğlu-akkoyunlu ittifakına dayanır . fatihin özellikle trabzonu almasıyla işler karışır(çünkü uzun hasan trabzon imparatorunun damadıdır). kızışma devam ederken karamanoğlu mehmet beyin ölümü üzerine fatih halasının oğlu pir ahmedi uzun hasan ise ishak beyi destekler bir dizi savaştan sonra pir ahmed yönetimi ele geçirir ve ishak bey çok geçmeden ölür(fatih sonrasında pir ahmedlede mücadele etmek zorunda kalacaktır).
artık çatışma kaçınılmaz haldedir zira uzun hasan bu dönemde venedikle bile askeri ittifak kurmuş beraber bir işgal planı yapmıştır. uzun hasan venedik elçisi zeno'ya "fatihe ; her taraftan aynı zamanda saldırı olunsun , o şekilde ki bir daha kalkınamasın ve adı dünya yüzünden sonsuza dek kalksın." sözleriyle güttüğü politikasını yeterice açık bir şekilde belirtmiştir .
lafı fazla uzatmazsak hepimizin bildiği otlukbeli savaşı meydana gelir(daha öncesindeki malatya muharebesini uzun hasan kazanmıştır.) bu savaşta da ağır bir yenilgi alan uzun hasanın tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu "imparatorluk" çöküş dönemine girmiştir. peki uzun hasan başlarken söylediğimiz gibi tek özelliği otlukbelinde fatihe yenilen bir türkmen beyi olması mıdır ?
bu konuda -hakkında fazla konuşulan bir konu olmasada- uzun hasanın giriştiği enerjik fetih hareketleriyle imparatorluğunu timurun imparatorluğuyla kendisini de timurla kıyasladığını görüyoruz. bu konuda bize ışık tutan en önemli belge şüphesiz şarabdâr hamza bey'in mektubudur. mektuptan alıntı yapmak luzüm ederse :
"timur ,alıncak kalesini 70 sene kuşattığı halde alamamıştır. bu padişahımız kaleyi kolayca ele geçirmiştir. emir timur sert olup hizmetkarları ondan kaçarlardı halbuki şahımız onun sarayına baş koymaktadırlar . timur halkın malına ırzına tamah ederdi etrakin (türkler) kendisine dönmüşlerdir. timur suriye ve anadolu etrakten haraç alırlardı onlar şahın şimdi huzuruna geldiler. şahımız aslı dolayısıyla bütün türkler kendisinin emri altına girmişler. suriye ve anadolu'daki türkleri dinsiz görmediler ve kendilerinden haraç almadılar ve bu şahımıza gelen türklere ülke ve yakınlık gösterdi ve haraçtan kurtardı."
" bizim şahımızın ülkesi sizin ülkenize komşudur şah ise iki ırak ile beraber azerbaycan, fars ,kirman'dan hindistan huduna kadar ülkenin padişahıdır . bu arada sari ülkesi ki ,emir timur alamamıştı ,allah'ın inayetiyle şahımız onu ele geçirmiştir . şah'ın ele geçirdiği diğer memleketler kürdistan ve luristan şahı tanımışlardır. diğer taraftan emir timur'un askeri yaya idi halbuki şimdiki şahımızın askerleri ata binmekte şahımız anadolu'ya gittiği zaman osmanlı padişahının raiyyetinin tamamı şaha dua etmektedir kendisi reaya üzerine vergi koymamış ve sonradan çıkarılmış resim ,rusüm ve bid'atleri kaldırmıştır. timur altın orda da cicu(cuci)emirlerine gereken saygıyı göstermemiştir buna karşı şahımız kendilerine ülke ve hediyeler göndermiştir."
tabiki mektubu okuduğumuz da bazı şeylerin timuru anlamsızca yeren bazı şeylerin ise uzun hasanı hiç olmadığı bir noktaya çekmeye çalıştığı açıktır. lakin yinede söz konusu mektup da uzun hasanın döneminde bir dizi askeri seferle oluşturduğu imparatorluğun hangi noktalara ulaşıp belki otlukbeli savaşı olmasa (elbetteki bu gibi cümleler tarih-bilim açısından kabul görmez) imparatorluğunun nasıl bir düzeye ulaştığını ve nasıl bir potansiyele sahip olduğunu biraz abartılı bir dilde olsada kanıtlar niteliktedir.
devamını gör...
3.
otlukbeli savaşı başlamazdan önce düzen alan osmanlı ordusunu seyrederken "bre osmanoğlu bu ne deryadır?" sözünü buyuran akkoyunlu hükümdarı. ilginç olan şudur ki benzer hatta çok daha büyük endişeler osmanoğlu tarafında da vardır, timur travması sürmektedir netekim. fatih ordusunu ve paşalarını bu harbe çok zor ikna edebilmiş, savaş ise aşırı zorlu geçmiştir. fatih'in ortanca oğlu şehzade mustafa savaşın kazanılabilmesinde büyük pay sahibidir. yine de bu galibiyet osmanlı'nın doğudan çekinme huyunu kurutmamıştır, akkoyunlu ordusu bozguna uğramasına rağmen osmanlılar'ın çekilip gitme sebebi de budur. doğudan çekinme âdetini ortadan kaldıran ise çaldıran savaşı ile yavuz olmuştur, yine de o da iran'ın içlerine gidememiştir çünkü yol çok zorludur ve coğrafya bilinmediktir*.
iran'ı yöneten son sünni devlet uzun hasan'ın devleti olan akkoyunlu devletidir, onların ardından şah ismail'in kurduğu safeviler peydah olmuştur ki şah da uzun hasan'ın torunudur; bir aktör olarak ortaya çıkmasını kolaylaştıran bir akrabalıktır bu. uzun hasan'dan sonra devletin bir nevi fetret devri'ne girmesinden ötürü kendisine iran'ın son sünni hükümdarı da denebilir.
iran'ı yöneten son sünni devlet uzun hasan'ın devleti olan akkoyunlu devletidir, onların ardından şah ismail'in kurduğu safeviler peydah olmuştur ki şah da uzun hasan'ın torunudur; bir aktör olarak ortaya çıkmasını kolaylaştıran bir akrabalıktır bu. uzun hasan'dan sonra devletin bir nevi fetret devri'ne girmesinden ötürü kendisine iran'ın son sünni hükümdarı da denebilir.
devamını gör...
4.
uzun malboro içer inşaat bitince akşam üstü menemeni yedikten sonra
devamını gör...