yazar: murat gülsoy
yayım yılı: 2019
kaybolan yaşlı komşusunu aramak için bildiği mahallenin tekinsiz ve ıssız sokaklarına çıkan bir adam, karşılaştığı şeylerle yaşam üzerine tekrar tekrar düşüncelere dalacaktır.
yayım yılı: 2019
kaybolan yaşlı komşusunu aramak için bildiği mahallenin tekinsiz ve ıssız sokaklarına çıkan bir adam, karşılaştığı şeylerle yaşam üzerine tekrar tekrar düşüncelere dalacaktır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "cruel estel" tarafından 25.06.2022 20:23 tarihinde açılmıştır.
1.
özellikle romanın giriş bölümü çok iyi yazılmış. kullanılan anlatım tekniği okuyucunun anlatıcı baş karakter ile duygusal ve ruhsal bir bağ kurma amacına hizmet eden bir yapıda tasarlanmış. o yeni bir şey keşfettikçe sanki biz de aynı şeyi deneyimliyormuşuz gibi hissediyoruz. murat gülsoy’un daha önceki eserlerinde de görmeye alıştığımız okuyucu ve karakterler arasındaki bu kuvvetli bağ, ve ateş bizi tüketiyor da daha da büyük bir öneme sahip. işin ilginç yanı, murat gülsoy un hemen hemen her eserinde deneysel bir çalışma yapmaktan çekinmiyor oluşu...
”biliyorsunuz dostlarım, cahiller sürüler halinde dolaşır, çabuk öfkelenirler. çirkin, ahlaksız ve kibirlidirler. konuşmaları homurdanmaya benzer, gülmeleri rezildir. yalnızken kaypak, sürünün içindeyken gaddardırlar. korktuğunuzu anlarlarsa saldırabilirler. uzağı göremezler ancak burunları iyi koku alır, dikkatli olun. ne olursa olsun, onlardan uzak durun, kendilerini acındırabilirler, vicdanınızı sızlatacak pozları iyi bilirler, zayıf yönünüzü hayvani bir içgüdüyle keşfedip sizi ele geçrebilirler.
”örneğin benim hayalimdeki tanrı uyuyan bir çocuktur. bizler, tüm dünya onun rüyasından başka bir şey değiliz. nasıl ama?”
içimizde o kadar çok şeyi yakıp kül ederiz ki bu yaktıklarımızla zamanla bir ateş büyür. büyüyen ateşi bir süre sonra kontrol edememeye başlarız ve o ateşin bizi yakmaya başladığını fark ettiğimizde çok geç olur. çünkü mutlaka kendimize ait kayıplar vermişizdir....
”biliyorsunuz dostlarım, cahiller sürüler halinde dolaşır, çabuk öfkelenirler. çirkin, ahlaksız ve kibirlidirler. konuşmaları homurdanmaya benzer, gülmeleri rezildir. yalnızken kaypak, sürünün içindeyken gaddardırlar. korktuğunuzu anlarlarsa saldırabilirler. uzağı göremezler ancak burunları iyi koku alır, dikkatli olun. ne olursa olsun, onlardan uzak durun, kendilerini acındırabilirler, vicdanınızı sızlatacak pozları iyi bilirler, zayıf yönünüzü hayvani bir içgüdüyle keşfedip sizi ele geçrebilirler.
”örneğin benim hayalimdeki tanrı uyuyan bir çocuktur. bizler, tüm dünya onun rüyasından başka bir şey değiliz. nasıl ama?”
içimizde o kadar çok şeyi yakıp kül ederiz ki bu yaktıklarımızla zamanla bir ateş büyür. büyüyen ateşi bir süre sonra kontrol edememeye başlarız ve o ateşin bizi yakmaya başladığını fark ettiğimizde çok geç olur. çünkü mutlaka kendimize ait kayıplar vermişizdir....
devamını gör...
