#ödüllü filmler
michael glawogger tarafından yazılıp yönetilen ve kendisine 2011 venedik film festivali'nde orizzonti jüri özel ödülü'nü kazandıran avusturya ve almanya ortak yapımı olan belgeseldir. belirli bölgelerdeki seks işçilerinin hayatlarının, ihtiyaçlarının, problemlerinin ve umutlarının incelendiği yapım üç ayrı bölümden oluşmaktadır; sırasıyla bangkok (tayland), faridpur (bangladeş) ve reynosa (meksika) ve buralardaki seks işçilerinin durumları bu belgeselde mercek altına alınmıştır. yapım, eleştirmenlerden hem saygı görmüş hem de övgüler almıştır.
yönetmen:
michael glawogger
michael glawogger
*venedik film festivali (2011) - orizzonti jüri özel ödülü [michael glawogger]
*avusturya film ödülleri (2012) - en iyi belgesel / en iyi sinematografi [wolfgang thaler]
*indielisboa uluslararası bağımsız film festivali (2012) - en iyi film: seyirci ödülü [michael glawogger]
*avusturya film ödülleri (2012) - en iyi belgesel / en iyi sinematografi [wolfgang thaler]
*indielisboa uluslararası bağımsız film festivali (2012) - en iyi film: seyirci ödülü [michael glawogger]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "vladivostok" tarafından 08.07.2024 13:29 tarihinde açılmıştır.
1.
avusturyalı yönetmen michael glawogger tarafından çekilmiş 2011 yapımı belgesel. tayland, bangladeş ve meksika'daki seks işçilerinin günlük yaşamlarını konu alıyor. her bir ülkenin kendine özgü kültürel ve sosyal dinamiklerini yansıtıyor. seks işçiliğinin küresel boyutlarını ve kadınların sektördeki deneyimlerini anlatıyor.
glawogger bu belgeselini aslında sadece bir belgesel olarak sınırlamaktan ziyade sosyal bir yorum gibi işliyor. çünkü film, izleyiciyi seks isçiliği kavramının üzerine farklı perspektifler sunarak düşünmeye itiyor. bu kadınların yaşamlarına samimi, insancıl ve içten bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz, aynı zamanda seks işçiliğinin arkasındaki ekonomik ve toplumsal gerçeklikleri de sorgulamamızı sağlıyor. glawogger, kadınları yargılamadan, onların hikayelerini dürüst ve empatik bir şekilde izleyiciye sunuyor.
içten ve cesur anlatımıyla eski bir seks işçisi olan beni etkilemeyi başardı ve anlatılarla bağ kurmamı sağladı. sektörü nesnel bir şekilde tüm şeffaflığıyla ele alması ve her bir kadının kendine has hikayesiyle farklı perspektifleri sunması belgeseli özel kılıyor.
glawogger bu belgeselini aslında sadece bir belgesel olarak sınırlamaktan ziyade sosyal bir yorum gibi işliyor. çünkü film, izleyiciyi seks isçiliği kavramının üzerine farklı perspektifler sunarak düşünmeye itiyor. bu kadınların yaşamlarına samimi, insancıl ve içten bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz, aynı zamanda seks işçiliğinin arkasındaki ekonomik ve toplumsal gerçeklikleri de sorgulamamızı sağlıyor. glawogger, kadınları yargılamadan, onların hikayelerini dürüst ve empatik bir şekilde izleyiciye sunuyor.
içten ve cesur anlatımıyla eski bir seks işçisi olan beni etkilemeyi başardı ve anlatılarla bağ kurmamı sağladı. sektörü nesnel bir şekilde tüm şeffaflığıyla ele alması ve her bir kadının kendine has hikayesiyle farklı perspektifleri sunması belgeseli özel kılıyor.
devamını gör...
2.
michael glawogger imzalı bir belgesel.
kim izlemiş diye baktım, favını da bastım. en son geçen sene yazmış. aklı olan biri olduğu her halinden belli.
dün gece izledim kazak örerken. biraz gündemden uzaklaşayım dedim * örgü örerken bunu açtım. listeme eklemişim, mubiden kalkmasına da 12 gün kalmış. aradan çıksın dedim. nereden bilirdim? meğerse belgeselmiş ya. listedeyse bi bildiğim vardır dedim pataküte açtım. allah kahretsin, ağzıma sıçtı...
tayland, bangladeş ve meksika'daki seks işçilerinin günlük yaşamlarını konu alıyor.
üstten direkt aldım. çok enteresan her şey. normlar falan çok enteresan. her şeyin bölgesel olması çok korkutucu. bu üç ülkede şartlar, amaçlar ve insanların duruma ve kendilerine bakışı çok farklı. bu gün terapi konumuz da buydu: herkesin delirmesi ve sadece benim akıllı olmam :d
tayland'da hatunlar vitrinlerde mesela. baya numaraları var oturuyorlar. beyaz eşya alır gibi garantili iadeli hatun seçiyor adamlar. kızlar diyo daha çok kazanmak için masaj mı öğrensem? kredi kartıyla ödeme yapılıyor. şaka gibi.
şaka.
gibi.
bangladeş'te vaziyet korkunç. burası hep kenar mahalleler, sefil halk. eminim elit genelev de vardır da o kısmı göstermemişler. daha detaylı, buradaki kadınlarla daha derin röportajlar da yapılmış. iki kadın arasında şöyle bir diyalog geçiyor, bitirdi beni:
-gülme, gülmek hüznü getirir.
+ neden ağlayayım ki? bir ömür yetecek kadar ağladım.
yemin ederim oturup ben de ağlayacaktım.
meksika'da da herkes için her şey biraz daha normal. burada karşımıza daha barışık hanımlar çıkıyor. zaten biri deli ve nemfoman mı yoksa yaşayabilmek için kendini deli ve nemfoman olduğuna ikna etmek mi zorunda anlamadım. madde & alkol kullanımı zaaaaten.
inanılmaz sarsıcı oldu benim için.
ya tabi insan yaşamayınca uzaktan bu işi yapacağına öl aminyum diyebilir. ölmek de çok kolay değil maalesef. bunların içinde "hayat çok boş, çok acı çekiyorum, keşke ölsem" diye ağlayan deliler varsa ölmeye kendileriyle başlasınlar madem o kadar kolay ölmek.
çok feci tetiklendim çok.
dün ağlamak üzereydim yattığımda.
kim izlemiş diye baktım, favını da bastım. en son geçen sene yazmış. aklı olan biri olduğu her halinden belli.
dün gece izledim kazak örerken. biraz gündemden uzaklaşayım dedim * örgü örerken bunu açtım. listeme eklemişim, mubiden kalkmasına da 12 gün kalmış. aradan çıksın dedim. nereden bilirdim? meğerse belgeselmiş ya. listedeyse bi bildiğim vardır dedim pataküte açtım. allah kahretsin, ağzıma sıçtı...
tayland, bangladeş ve meksika'daki seks işçilerinin günlük yaşamlarını konu alıyor.
üstten direkt aldım. çok enteresan her şey. normlar falan çok enteresan. her şeyin bölgesel olması çok korkutucu. bu üç ülkede şartlar, amaçlar ve insanların duruma ve kendilerine bakışı çok farklı. bu gün terapi konumuz da buydu: herkesin delirmesi ve sadece benim akıllı olmam :d
tayland'da hatunlar vitrinlerde mesela. baya numaraları var oturuyorlar. beyaz eşya alır gibi garantili iadeli hatun seçiyor adamlar. kızlar diyo daha çok kazanmak için masaj mı öğrensem? kredi kartıyla ödeme yapılıyor. şaka gibi.
şaka.
gibi.
bangladeş'te vaziyet korkunç. burası hep kenar mahalleler, sefil halk. eminim elit genelev de vardır da o kısmı göstermemişler. daha detaylı, buradaki kadınlarla daha derin röportajlar da yapılmış. iki kadın arasında şöyle bir diyalog geçiyor, bitirdi beni:
-gülme, gülmek hüznü getirir.
+ neden ağlayayım ki? bir ömür yetecek kadar ağladım.
yemin ederim oturup ben de ağlayacaktım.
meksika'da da herkes için her şey biraz daha normal. burada karşımıza daha barışık hanımlar çıkıyor. zaten biri deli ve nemfoman mı yoksa yaşayabilmek için kendini deli ve nemfoman olduğuna ikna etmek mi zorunda anlamadım. madde & alkol kullanımı zaaaaten.
inanılmaz sarsıcı oldu benim için.
ya tabi insan yaşamayınca uzaktan bu işi yapacağına öl aminyum diyebilir. ölmek de çok kolay değil maalesef. bunların içinde "hayat çok boş, çok acı çekiyorum, keşke ölsem" diye ağlayan deliler varsa ölmeye kendileriyle başlasınlar madem o kadar kolay ölmek.
çok feci tetiklendim çok.
dün ağlamak üzereydim yattığımda.
devamını gör...
