1.
bir necati tosuner kitabıdır.
öyle bir dünyada yaşıyoruz ki insanın kendi türdeşlerine yapabileceği kötülüğün bir sınırı yok. fiziksel olandan bahsetmiyorum. o zamanla geçer ya da en azından alışır insan acısına ama psikolojik olan kötülük insan ırkının neden baskın tür olmaması gerektiğinin en büyük göstergesi.
uzun boylular kısa boylulara, zayıf şişmanlara, güzeller yakışıklılar çirkinlere, zenginler fakirlere bir tahakküm uygulama derdinde ki sormayın gitsin. eğer çağın güzellik ve başarı algısına uymuyorsanız vay halinize!
ama daha da kötüsü fiziksel bir engelinizin olması. duyma ve görme engellilere zeka sorunları varmış gibi davranmaktan tutun da bizim engel diye adlandırdığımız herhangi bir özelliğe sahip olanları canavar olarak görmeye kadar gider bu iş. acınası.
tabii ki en kötüsü. acımak. engelli diye adlandırdığımız insanlara merhamet kisvesi altında acıyarak bakmak. ne kadar zavallıca bir davranış. onların bedenine zerk ettiğimiz hüzün bir gün mutlaka çarpacak bize. eminim.
ancak bazı insanların hamurunda vardır hüzün. necati tosuner biraz öyle. ama durumu biraz da farklı. necati tosuner kanbur, böyle yazmamı ayıplamayın çünkü kendisi bunun kitabını yazdı. her öyküde her kitapta da bu durumdan bahseder ve dertlenir yazar, dertlendirir.
büyük yazardır vesselam. ama hep bir hüzün, hep bir umutsuzluk düşer kaleminden. necati tosuner okumak zordur. ama siz de bir kez deneyin onula yakamoz avına çıkmayı.
öyle bir dünyada yaşıyoruz ki insanın kendi türdeşlerine yapabileceği kötülüğün bir sınırı yok. fiziksel olandan bahsetmiyorum. o zamanla geçer ya da en azından alışır insan acısına ama psikolojik olan kötülük insan ırkının neden baskın tür olmaması gerektiğinin en büyük göstergesi.
uzun boylular kısa boylulara, zayıf şişmanlara, güzeller yakışıklılar çirkinlere, zenginler fakirlere bir tahakküm uygulama derdinde ki sormayın gitsin. eğer çağın güzellik ve başarı algısına uymuyorsanız vay halinize!
ama daha da kötüsü fiziksel bir engelinizin olması. duyma ve görme engellilere zeka sorunları varmış gibi davranmaktan tutun da bizim engel diye adlandırdığımız herhangi bir özelliğe sahip olanları canavar olarak görmeye kadar gider bu iş. acınası.
tabii ki en kötüsü. acımak. engelli diye adlandırdığımız insanlara merhamet kisvesi altında acıyarak bakmak. ne kadar zavallıca bir davranış. onların bedenine zerk ettiğimiz hüzün bir gün mutlaka çarpacak bize. eminim.
ancak bazı insanların hamurunda vardır hüzün. necati tosuner biraz öyle. ama durumu biraz da farklı. necati tosuner kanbur, böyle yazmamı ayıplamayın çünkü kendisi bunun kitabını yazdı. her öyküde her kitapta da bu durumdan bahseder ve dertlenir yazar, dertlendirir.
büyük yazardır vesselam. ama hep bir hüzün, hep bir umutsuzluk düşer kaleminden. necati tosuner okumak zordur. ama siz de bir kez deneyin onula yakamoz avına çıkmayı.
devamını gör...
"yakamoz avına çıkmak" ile benzer başlıklar
yakamoz
22