1.
üniverste sınavına hayvan gibi çalıştığından dolayı arkadaşlarımla hiç irtibat edemedim.sınav bitti,ders çalışma da bitti.hal böyle olunca beni oyalayan tek şeyi de kaybetmiş oldum.
zaman bol yapacak hiç bir şeyim yok.
dışarı çıkayım diyorum arkadaşlar ya tatilde ya ünide ya da hava sıcak çıkamam diyor.tabi onlar da haklı 1 sene boyunca eve kapandığım için çoğunu kaybettim çoğu kendine yeni arkadaş grubu yapmış.
redditte giriyorum sıkılıyorum,oyun oynayayım diyorum artık zevk vermiyor.kitap okuyayım diyorum hemen sıkılıyorum
yazın tatilde izlemek için film listesi yapmıştım hiç izleyesim yok
dışarı çıkıp mal mal yürüyorum tek başıma.
x files izleyenler bir dc grubu oluşturmuş.her zaman benim gibi x files izleyen ve komplo teorileri ufolar vs araştıran arkadaşlarım olsun istemiştim.gruba girdim ilk gün güzel muhabbet döndü.sonra yine yazdım ama grup ölü.mesaj atıyorum muhabbet dönsün diye 1 kişi bişe yazıyor sonra yine ölü.
üni tercihlerime yerleşebilcek miyim korkusu ve stresi var.
kendimi öldürmeyi düşündüm
zaman geçmiyor
zaman üstüme geliyor
zaman bol yapacak hiç bir şeyim yok.
dışarı çıkayım diyorum arkadaşlar ya tatilde ya ünide ya da hava sıcak çıkamam diyor.tabi onlar da haklı 1 sene boyunca eve kapandığım için çoğunu kaybettim çoğu kendine yeni arkadaş grubu yapmış.
redditte giriyorum sıkılıyorum,oyun oynayayım diyorum artık zevk vermiyor.kitap okuyayım diyorum hemen sıkılıyorum
yazın tatilde izlemek için film listesi yapmıştım hiç izleyesim yok
dışarı çıkıp mal mal yürüyorum tek başıma.
x files izleyenler bir dc grubu oluşturmuş.her zaman benim gibi x files izleyen ve komplo teorileri ufolar vs araştıran arkadaşlarım olsun istemiştim.gruba girdim ilk gün güzel muhabbet döndü.sonra yine yazdım ama grup ölü.mesaj atıyorum muhabbet dönsün diye 1 kişi bişe yazıyor sonra yine ölü.
üni tercihlerime yerleşebilcek miyim korkusu ve stresi var.
kendimi öldürmeyi düşündüm
zaman geçmiyor
zaman üstüme geliyor
devamını gör...
2.
çevremde o kadar insan var ki yalnız kalmayi özlüyorum. yalnızlıktan nasıl deliriliyor anlamıyorum
devamını gör...
3.
bir de buna kovid karantinasından dolayı uyku düzeninin kaymasını da ekledim son 2 haftada.travis bickle'a dönüştüm
devamını gör...
4.
bir çok insan yalnız kalmaktan daraldığını, bunaldığını söylerken ben de durum tam tersi yalnız kalmaktan, kendimle baş başa vakit geçirmekten aşırı zevk alan birisiyim. sorun ben de mi acaba?:d
devamını gör...
5.
sesli biçimde kitap okumak da delirmek sayılır mı?
devamını gör...
6.
evdeki saat tıkırtısından başka bir ses yoktu. tüm gün boyunca çalışmayan televizyonun karşısında, hareketsiz bir şekilde oturuyordu. camın dışındaki dünya hareketliydi belki, ama onun içinde zaman durmuştu. gözleri, yıllardır temizlenmemiş perdenin arasından sızan puslu ışığa boş boş bakıyordu.
adını unutmuştu kendisi . bir işi vardı nefret ederek gittiği , dostları vardı, hatta bir kadına aşık olmuştu. şimdi hiçbirinin izi kalmamıştı. insan, unutulmanın nasıl bir şey olduğunu ancak gerçekten unutulduğunda anlardı. telefonu haftalardır çalmıyordu. gelen mesajlar sadece kampanyalardı. adını unutan adam, artık reklamlar dışında kimsenin umurunda değildi.
bir gün aynaya baktı. gözlerinin altında mor halkalar, yüzünde ise haftalardır tıraş olmamanın bıraktığı umursamazlık vardı. kendine yabancıydı artık. eskiden aynaya baktığında bir şeyler hissederdi belki pişmanlık, belki öfke, ama şimdi... hiçbir şey. tam bir hiçlik.
yalnızlık öyle sinsiydi ki, önce içini boşaltırdı insanın. sonra sesleri sustururdu. en sonunda da düşünceleri boğardı. adını unutan adam düşünemez olmuştu. sadece hatırlıyordu. onu arayıp da nasılsın? diyen son kişiyi. kısa bir mesajla biten eski bir ilişkiyi. soğuk bir ekim sabahında terk edilen bir masayı.....
artık gündüz ve gece arasında fark yoktu onun için. her şey tek renkti: solgun bir gri. uyumak için değil, unutmak için yatıyordu. ve her sabah uyandığında, hala burada olduğunu fark etmek, en büyük cezasıydı.
bir sabah pencereyi açtı. içeriye dolan soğuk hava yüzüne çarptı. uzun zamandır hissettiği ilk şeydi bu. üşümek... bir bakıma yaşadığını hatırlattı. ama aynı zamanda yalnızlığını da......
işte o an, sessizliğin ortasında bir çığlık koptu. gerçek değil, hayır. içindeydi. sessiz ama kulakları sağır eden bir çığlık. o an anladı: yalnızlık öldürmüyordu insanı, insanı kendine mezar yapıyordu.
ve adını unutan adam , kendi içinde gömülü yaşamaya devam etti...
adını unutmuştu kendisi . bir işi vardı nefret ederek gittiği , dostları vardı, hatta bir kadına aşık olmuştu. şimdi hiçbirinin izi kalmamıştı. insan, unutulmanın nasıl bir şey olduğunu ancak gerçekten unutulduğunda anlardı. telefonu haftalardır çalmıyordu. gelen mesajlar sadece kampanyalardı. adını unutan adam, artık reklamlar dışında kimsenin umurunda değildi.
bir gün aynaya baktı. gözlerinin altında mor halkalar, yüzünde ise haftalardır tıraş olmamanın bıraktığı umursamazlık vardı. kendine yabancıydı artık. eskiden aynaya baktığında bir şeyler hissederdi belki pişmanlık, belki öfke, ama şimdi... hiçbir şey. tam bir hiçlik.
yalnızlık öyle sinsiydi ki, önce içini boşaltırdı insanın. sonra sesleri sustururdu. en sonunda da düşünceleri boğardı. adını unutan adam düşünemez olmuştu. sadece hatırlıyordu. onu arayıp da nasılsın? diyen son kişiyi. kısa bir mesajla biten eski bir ilişkiyi. soğuk bir ekim sabahında terk edilen bir masayı.....
artık gündüz ve gece arasında fark yoktu onun için. her şey tek renkti: solgun bir gri. uyumak için değil, unutmak için yatıyordu. ve her sabah uyandığında, hala burada olduğunu fark etmek, en büyük cezasıydı.
bir sabah pencereyi açtı. içeriye dolan soğuk hava yüzüne çarptı. uzun zamandır hissettiği ilk şeydi bu. üşümek... bir bakıma yaşadığını hatırlattı. ama aynı zamanda yalnızlığını da......
işte o an, sessizliğin ortasında bir çığlık koptu. gerçek değil, hayır. içindeydi. sessiz ama kulakları sağır eden bir çığlık. o an anladı: yalnızlık öldürmüyordu insanı, insanı kendine mezar yapıyordu.
ve adını unutan adam , kendi içinde gömülü yaşamaya devam etti...
devamını gör...