1.
çatlaklarından sızan doğal gazın yaklaşık 2500 yıldır yandığı güzellik.
olimpos, çıralı sahiline yakın. gece ziyareti makbul. terleten merdivenler ve ateş başında hala ısınmadıysa soğuk bir içecek.
ve ateş başı fotosu ve terli sırtlar.
yunan mitolojisine de konu olan yanartaş görülmesi gereken doğa sürprizlerinden.

olimpos, çıralı sahiline yakın. gece ziyareti makbul. terleten merdivenler ve ateş başında hala ısınmadıysa soğuk bir içecek.
ve ateş başı fotosu ve terli sırtlar.
yunan mitolojisine de konu olan yanartaş görülmesi gereken doğa sürprizlerinden.

devamını gör...
2.
(bkz: olimpos)dağının hemen eteğinde yeralan (bkz: olimpos antik kenti) ne getiren, ateşi çalan hırsız (bkz: prometeus)'un, ateşi çaldığı yer (bkz: chimera), yeni adı (bkz: çıralı)dır.
devamını gör...
3.
antalya’da çıralı’da bulunan hiç sönmeyen ateş.
öncelikle gidecek olanlara şunları tavsiye edebilirim:
-kesinlikle güneş batıp, yıldızlar çıktıktan sonra gidin.
- kuvvetli bir el feneri alın. o karanlıkta telefonun ışığı yeterli gelmeyecektir.
- rahat bir ayakkabı giyin.
- yanınıza şarap, sucuk, ekmek ve marshmallow alın.
- portatif veya taşınabilir bir teleskop varsa mutlaka yanınıza alın.
- telefonunuza night sky vb uygulama yükleyin.
neden bu tavsiyelerde bulunduğuma gelirsem, gece oraya çıkmak için tarihi bir yokuştan çıkacaksınız. o yokuş zifiri karanlık. karanlığın karanlığı diyeyim anlayın. öyle mumla falan aydınlatacağınız yol değil, o yüzden ben işe yaramam o yolda*. yokuşu çıkmak uzun sürecek çünkü eski basamakları kullanacaksınız, hem basamaklar dağılmış durumda hem de bazıları gerçekten yüksek. bir de bunu bu karanlıkta yapacaksınız. o yüzden kuvvetli bir el feneri gerekiyor. rahat bir ayakkabı da bu nedenle.
başarıp yukarı çıktıysanız, bir ateş kapmaya bakın. turist kafilesi de geldiyse boş bir ateş bulmak zor oluyor. taşlara oturacağınız için rahatsız olursanız bir battaniye alabilirsiniz. başta taşa oturmak rahatsız etmese de bir süre sonra totoşumuz ağrımaya başlıyor.
yukarı çıktınız ve ateş kaptınız diyelim. o ateşte sucuklarınızı kızartabilir, ekmek arası sucuk ile şarap keyfi yapabilirsiniz.
gökyüzü ise mükemmel. tüm yıldızlar gözünüzün önünde. ışık olmadığı için tüm yıldızları açık seçik görebiliyorsunuz ve bu gerçekten görsel bir şölen.
gündüz gözüyle görmedim burayı. defalarca da gitsem yine gece gitmeyi tercih ederim. ama karanlık fobiniz var ise gündüz gitmenizi tavsiye ederim.
öncelikle gidecek olanlara şunları tavsiye edebilirim:
-kesinlikle güneş batıp, yıldızlar çıktıktan sonra gidin.
- kuvvetli bir el feneri alın. o karanlıkta telefonun ışığı yeterli gelmeyecektir.
- rahat bir ayakkabı giyin.
- yanınıza şarap, sucuk, ekmek ve marshmallow alın.
- portatif veya taşınabilir bir teleskop varsa mutlaka yanınıza alın.
- telefonunuza night sky vb uygulama yükleyin.
neden bu tavsiyelerde bulunduğuma gelirsem, gece oraya çıkmak için tarihi bir yokuştan çıkacaksınız. o yokuş zifiri karanlık. karanlığın karanlığı diyeyim anlayın. öyle mumla falan aydınlatacağınız yol değil, o yüzden ben işe yaramam o yolda*. yokuşu çıkmak uzun sürecek çünkü eski basamakları kullanacaksınız, hem basamaklar dağılmış durumda hem de bazıları gerçekten yüksek. bir de bunu bu karanlıkta yapacaksınız. o yüzden kuvvetli bir el feneri gerekiyor. rahat bir ayakkabı da bu nedenle.
başarıp yukarı çıktıysanız, bir ateş kapmaya bakın. turist kafilesi de geldiyse boş bir ateş bulmak zor oluyor. taşlara oturacağınız için rahatsız olursanız bir battaniye alabilirsiniz. başta taşa oturmak rahatsız etmese de bir süre sonra totoşumuz ağrımaya başlıyor.
yukarı çıktınız ve ateş kaptınız diyelim. o ateşte sucuklarınızı kızartabilir, ekmek arası sucuk ile şarap keyfi yapabilirsiniz.
gökyüzü ise mükemmel. tüm yıldızlar gözünüzün önünde. ışık olmadığı için tüm yıldızları açık seçik görebiliyorsunuz ve bu gerçekten görsel bir şölen.
gündüz gözüyle görmedim burayı. defalarca da gitsem yine gece gitmeyi tercih ederim. ama karanlık fobiniz var ise gündüz gitmenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
4.
antalya çıralı'da bulunan, yüzyıllardır yanmakta olan ateş.
önce sevgili karanliktakimum'a tanımı ve tavsiyeleri için teşekkür ederim. gidecek olanların önce kendisinin tanımını okuması gerekiyor kanımca.
ateşin hiç sönmemesinin sebebi metan gazı imiş ancak bu olayın mitolojik bir hikayesi de var: bellerophontes ve chimera'nın hikayesi bu. kısaca anlatayım.
ephyra kralı glaukos’un oğlu hipponoes, kardeşi belleros'u yanlışlıkla öldürür ve bellerophontes* adını alır. bu olaydan sonra ülkesinden sürülerek tiryns kralının konuğu olur. kralın eşi bellerophontes'e yaklaşmaya çalışır ama reddedilince onu krala şikayet eder, üstüne bir de iftira atar. tiryns kralı eline bir mektup verir ve bunu lykia kralına ulaştırmasını ister. mektupta kendisinin öldürülmesinin istendiğini bilmeyen bellerophontes yine çıkar yollara. ne şanssız biriymiş cidden.
lykia kralı onu yanında dokuz gün ağırlar, mektubu onuncu gün açar. okuduktan sonra ona yapılması imkansız bir görev verir: chimera'yı öldürmek. homeros'a göre chimera tanrı soyundan gelen, önü aslan, arkası yılan, ortası keçi olan, ağzından ateş püskürten ve dehşet saçan bir ejderhadır.
bellerophontes pegasus'un sırtına atlayarak isteneni yapmaya bugünkü yanartaş'a gider ve gerçekten başarılı olur: chimera'yı işte burada öldürür.
sönmeyen ateşin de chimera'ya ait olduğuna inanılıyor. bu hikayeyi öğrenip gittiğim için daha hoş bir deneyim oldu. metan gazı beni ilgilendirmiyor şahsen, burada bir ejderhanın bulunduğuna ben inandım.
ben gece gittim, yıldızları izlemek inanılmaz keyifliydi. sadece sizi inanılmaz yoracak bir yokuşa, gittiğiniz zamana göre denk gelebileceğiniz kalabalığa ve her daim açılan flaşlara hazır olun. bazen böyle güzel yerler hiç keşfedilmemiş olsaydı diyorum kalabalığı görünce. bir de şahsi fikrim, ateşte bir şeyler pişirmenin etik olduğunu düşünmüyorum. yüzyıllardır sönmeyen ateşe dokunmamak en iyisi. ejderhayı sinirlendirmemek lazım.*
mitolojik hikayesiyle ilgili çok daha ayrıntılı bir de kaynak bırakayım.
önce sevgili karanliktakimum'a tanımı ve tavsiyeleri için teşekkür ederim. gidecek olanların önce kendisinin tanımını okuması gerekiyor kanımca.
ateşin hiç sönmemesinin sebebi metan gazı imiş ancak bu olayın mitolojik bir hikayesi de var: bellerophontes ve chimera'nın hikayesi bu. kısaca anlatayım.
ephyra kralı glaukos’un oğlu hipponoes, kardeşi belleros'u yanlışlıkla öldürür ve bellerophontes* adını alır. bu olaydan sonra ülkesinden sürülerek tiryns kralının konuğu olur. kralın eşi bellerophontes'e yaklaşmaya çalışır ama reddedilince onu krala şikayet eder, üstüne bir de iftira atar. tiryns kralı eline bir mektup verir ve bunu lykia kralına ulaştırmasını ister. mektupta kendisinin öldürülmesinin istendiğini bilmeyen bellerophontes yine çıkar yollara. ne şanssız biriymiş cidden.
lykia kralı onu yanında dokuz gün ağırlar, mektubu onuncu gün açar. okuduktan sonra ona yapılması imkansız bir görev verir: chimera'yı öldürmek. homeros'a göre chimera tanrı soyundan gelen, önü aslan, arkası yılan, ortası keçi olan, ağzından ateş püskürten ve dehşet saçan bir ejderhadır.
bellerophontes pegasus'un sırtına atlayarak isteneni yapmaya bugünkü yanartaş'a gider ve gerçekten başarılı olur: chimera'yı işte burada öldürür.
sönmeyen ateşin de chimera'ya ait olduğuna inanılıyor. bu hikayeyi öğrenip gittiğim için daha hoş bir deneyim oldu. metan gazı beni ilgilendirmiyor şahsen, burada bir ejderhanın bulunduğuna ben inandım.
ben gece gittim, yıldızları izlemek inanılmaz keyifliydi. sadece sizi inanılmaz yoracak bir yokuşa, gittiğiniz zamana göre denk gelebileceğiniz kalabalığa ve her daim açılan flaşlara hazır olun. bazen böyle güzel yerler hiç keşfedilmemiş olsaydı diyorum kalabalığı görünce. bir de şahsi fikrim, ateşte bir şeyler pişirmenin etik olduğunu düşünmüyorum. yüzyıllardır sönmeyen ateşe dokunmamak en iyisi. ejderhayı sinirlendirmemek lazım.*
mitolojik hikayesiyle ilgili çok daha ayrıntılı bir de kaynak bırakayım.
devamını gör...
5.
hazır ateş de varken mangal yapın önerisi göreceğim hiç aklıma gelmezdi. yapmayın öyle şeyler, kimse olmasa da yapmayın.
öncelikle yol farklı noktalarda ikiye ayrılıyor gibi görünebilir, işaretleri kaçırmayın. iyi bir ışık kaynağına sahip olmak bu yüzden önemli. genellikle çöp kovalarina işaret bırakmışlar.
kesinlikle akşam gidilmeli. akşam o ateşi görmek bambaşka bir deneyim. gökyüzü kapkaranlık, yıldızlar ve alevini hissettiğiniz ateşler oluyor yalnızca.
dağa yürümekten ziyade yolculuğun bir tırmanışa dönüşeceğini aklınızda bulundurun. bu yüzden bar, kuruyemiş ve su gibi ihtiyaç duyabileceğiniz küçük atıştırmalıkların olması iyi olabilir.
kışın yağmur riski olsa da ayrı bir keyifli oluyor ayrıca. zira her yer soğuk iken başında oturduğunuz ateş sıcaklığıyla ısıtıyor.
uhrevi hislerle dolduran ilginç bir mekan. doğası da ayrıca çok güzel.
öncelikle yol farklı noktalarda ikiye ayrılıyor gibi görünebilir, işaretleri kaçırmayın. iyi bir ışık kaynağına sahip olmak bu yüzden önemli. genellikle çöp kovalarina işaret bırakmışlar.
kesinlikle akşam gidilmeli. akşam o ateşi görmek bambaşka bir deneyim. gökyüzü kapkaranlık, yıldızlar ve alevini hissettiğiniz ateşler oluyor yalnızca.
dağa yürümekten ziyade yolculuğun bir tırmanışa dönüşeceğini aklınızda bulundurun. bu yüzden bar, kuruyemiş ve su gibi ihtiyaç duyabileceğiniz küçük atıştırmalıkların olması iyi olabilir.
kışın yağmur riski olsa da ayrı bir keyifli oluyor ayrıca. zira her yer soğuk iken başında oturduğunuz ateş sıcaklığıyla ısıtıyor.
uhrevi hislerle dolduran ilginç bir mekan. doğası da ayrıca çok güzel.
devamını gör...
6.
çubuklara marshmellow takıp ateşte pişirmek gelenek haline gelmiş. ateş çıkan alana ulaştığınızda orada satıyorlar.
tepeye çıkan yol güzelce temizlenmiş, eskisi kadar zorlu değil. yaz günü gündüz gitmek mantıklı değil. akşama doğru gidip güneşi orada batırıp, ateşe karşı biraz sohbet edip dönüşte geçmek daha mantıklı.
mutlaka yanınızda fener olmalı. gündüz gidip görmek isterseniz güneş kremi gerekli. ayrıca alışkın değilseniz küçük bir su ve bir tane bar olması iyi gelecektir.
ben keçi olduğum için plaj terliği ile yürüdüm ama kavrayışı daha iyi bir ayakkabı veya sandalet tercih edilebilir.
tam ateşleri görmeye baslariginiz noktada yolun aşağısına doğru bakınca buluntular göreceksiniz. orayı da incelemek isterseniz gün batarken gitmeniz daha mantıklı olacaktır. akşam çıkmak da güzel ancak hem taşlar kaygan hem de o alanı incelemek pek mümkün olmaz.
tepeye çıkan yol güzelce temizlenmiş, eskisi kadar zorlu değil. yaz günü gündüz gitmek mantıklı değil. akşama doğru gidip güneşi orada batırıp, ateşe karşı biraz sohbet edip dönüşte geçmek daha mantıklı.
mutlaka yanınızda fener olmalı. gündüz gidip görmek isterseniz güneş kremi gerekli. ayrıca alışkın değilseniz küçük bir su ve bir tane bar olması iyi gelecektir.
ben keçi olduğum için plaj terliği ile yürüdüm ama kavrayışı daha iyi bir ayakkabı veya sandalet tercih edilebilir.
tam ateşleri görmeye baslariginiz noktada yolun aşağısına doğru bakınca buluntular göreceksiniz. orayı da incelemek isterseniz gün batarken gitmeniz daha mantıklı olacaktır. akşam çıkmak da güzel ancak hem taşlar kaygan hem de o alanı incelemek pek mümkün olmaz.
devamını gör...