geldi yine piç diyordur herhalde. üstüne müstüne yatıyoruz hakkımızda iyi şeyler düşünecek değil.

herkesi kendiniz gibi sanmayın.
devamını gör...
eskiden ne olursa olsun kolayca uyuyabilirdim hatta bununla övünürdüm de fakat yetişkin olduktan sonra işler şekil değiştirmeye başladı.


sanırım çocukluğun ve gençliğin(20'li yaşlar) en güzel özelliği kafayı hiçbir şeye kolay kolay takmıyor olmaktır. iş dünyasına girdiğinizde ve asıl kirli dünyanın kocaman yüzünü gördüğünüzde, uykularınız fazlasıyla eksilmeye başlıyor. kapitalist sistemde, rahat rahat uyuyabilen bir insan olduğunu düşünmüyorum.

hele türkiye'de... kafanızı yastığa emekli olduğunuzda dahi huzurla koyamıyorsunuz... rahat uykunun tek yolu sinir sistemini dış müdahale ile gevşetmek oldu.. psikiyatr ve psikologlar buna "anti-depresan" diyorlar .... çünkü insanlık olarak öyle bir noktadayız ki kendi kendimizi sakinleştiremiyoruz. üzerimizde olan baskının ağırlığı o kadar fazla ki.. duygusal açıdan kontrolü kaybetmiş durumdayız. hepimizde stress, kaygı hatta takıntı nirvana.. bu yüzden çoğu kişi uzun yıllarca terapi alıyor hatta bir profesyonelle ilerlerken dahi, iyileşmek yıllar alabiliyor... gerisini siz düşünün.


bu arada asla anti- depresan kullanmaya teşvik etmiyorum ve önermiyorum da. onun yerine uzun vadeli terapi alın. anti-depresan sağlıklı bir şey değil. şeker veya sakız gibi tüketen insanlar var. bu yoldan dönün. onlar ilaç, tatlandırıcı değil.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların kafasını koyduğunda yastığın düşündükleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim