1.
yörünge odaklı mekanik ve astronomik konularda, uzay mühendisliği bölümlerinde, yer çekimsel sapan veya çekim etkisi manevra adıyla bilinen harekettir. özellikle uzay teknolojisinde kullanılması had safhaya çıkmıştır. yörünge mekaniğinin en çok düşündüren ama anlaması en kolay olan başlıklarından biri “yer çekimsel sapan, kütle çekimsel sapan” ya da hem daha bilimsel hem de kulağa daha havalı gelen ismiyle “çekim etkili manevra”, uzaya gönderilen uyduların ve araçların izleyecekleri yörüngeyi ayarlayabilmek herhangi bir gök cisminin yer çekimi etkisi alanına girerek bunu kullanması durumuna verilen isimdir.

(görüntü google görseller'den alınmıştır ve voyager-2 uzay aracının kütle çekimsel manevrasının şemasıdır.)
azıcık bir araştırma ile bir çok videosunu bulabileceğimiz bu bilimsel ve uzaysal olay, uzaya gönderilen araçların hem zaman kazanmasını sağlıyor hem de yakıt tasarrufunu üst düzeye çıkarıyor. adından da anlayacağımız üzere bildiğiniz cismi iteleyici bir güç uyguluyor. nasa'da ve diğer uzay ajanslarında çalışan ve uzayla ilgili çalışmalarını sık sık duyduğumuz bilim insanları, bu basit ama etkili tekniği kullanarak, uzay araçlarını gitmesini istedikleri yere daha hızlı bir şekilde gönderebiliyorlar. hem de bunu yaparken ciddi boyutlarda yakıt tasarrufları da sağlanmış oluyor. anlayacağınız hem eğleniyorlar hem de işlerini yapıyor ve tasarruf sağlıyorlar.
bu teknik tarihte ilk kez 1961 yılında michael minovitch isimli bilim insanı tarafından önerildi. mariner 10 isimli uzay aracı da dahil olmak üzere, o zamandan bu zaman tüm uzay araçlarında, gerektiği zaman bu teknik kullanılmaktadır. tekniğin uygulama şekli ise çok basit; herhangi bir gezegenin çekim etkisi alanına giren ve bu alanda ilerleyip tekrar çıkan uzay aracı, gezegene yaklaştığı süreçte hızlanır. ancak çekim alanından uzaklaşırken de yavaşlamaya başlar. etki alanına girilen gezegenin güneş etrafındaki dönüş hareketi, uzay aracının yapacağı manevra esnasında, aracı etki altına alır. araç, gezegenin hareketiyle doğrusal yönde hareket ettiği zaman gezegenin yörünge enerjisini de arkasına alarak hızlanır. yani anlayacağınız rüzgar etkisi gibi bir durumdur.

bu tekniğin tarihçesine bakacak olursak eğer; 1919 yılında yuri kontadruk hazırladığı, ancak 1938 yılında yayımlanan bilimsel yazısında, kütle çekimine sahip herhangi iki gök cismi arasında yapılan uzay yolculuğunda, ilk gezegenin hızlandırıcı ve ikinci gezegenin ise yavaşlatıcı etki olarak kullanılmasının işe yarayabileceğini öne sürmüştür. aynı şekilde friedrich zander, 1925'te yayımlanan bilimsel araştırmasında yuri kontadruk'unkine benzer görüşleri öne sürmüştür. bu iki kişinin yazıları da şanssız bir şekilde bilim camiasının gözünden kaçmıştır. ancak 1961'de michale minovitch bu gerçeği kanıtlarıyla keşfetmiştir. yer çekimi etkisi ile yapılan dönüş hareketi ise ilk defa, rus uzay aracı luna-3'ün uydumuz ay'ı fotoğraflamasında kullanıldı.
kaynakça:
1- instagram.com/diptekibilim
2- tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%...

(görüntü google görseller'den alınmıştır ve voyager-2 uzay aracının kütle çekimsel manevrasının şemasıdır.)
azıcık bir araştırma ile bir çok videosunu bulabileceğimiz bu bilimsel ve uzaysal olay, uzaya gönderilen araçların hem zaman kazanmasını sağlıyor hem de yakıt tasarrufunu üst düzeye çıkarıyor. adından da anlayacağımız üzere bildiğiniz cismi iteleyici bir güç uyguluyor. nasa'da ve diğer uzay ajanslarında çalışan ve uzayla ilgili çalışmalarını sık sık duyduğumuz bilim insanları, bu basit ama etkili tekniği kullanarak, uzay araçlarını gitmesini istedikleri yere daha hızlı bir şekilde gönderebiliyorlar. hem de bunu yaparken ciddi boyutlarda yakıt tasarrufları da sağlanmış oluyor. anlayacağınız hem eğleniyorlar hem de işlerini yapıyor ve tasarruf sağlıyorlar.
bu teknik tarihte ilk kez 1961 yılında michael minovitch isimli bilim insanı tarafından önerildi. mariner 10 isimli uzay aracı da dahil olmak üzere, o zamandan bu zaman tüm uzay araçlarında, gerektiği zaman bu teknik kullanılmaktadır. tekniğin uygulama şekli ise çok basit; herhangi bir gezegenin çekim etkisi alanına giren ve bu alanda ilerleyip tekrar çıkan uzay aracı, gezegene yaklaştığı süreçte hızlanır. ancak çekim alanından uzaklaşırken de yavaşlamaya başlar. etki alanına girilen gezegenin güneş etrafındaki dönüş hareketi, uzay aracının yapacağı manevra esnasında, aracı etki altına alır. araç, gezegenin hareketiyle doğrusal yönde hareket ettiği zaman gezegenin yörünge enerjisini de arkasına alarak hızlanır. yani anlayacağınız rüzgar etkisi gibi bir durumdur.

bu tekniğin tarihçesine bakacak olursak eğer; 1919 yılında yuri kontadruk hazırladığı, ancak 1938 yılında yayımlanan bilimsel yazısında, kütle çekimine sahip herhangi iki gök cismi arasında yapılan uzay yolculuğunda, ilk gezegenin hızlandırıcı ve ikinci gezegenin ise yavaşlatıcı etki olarak kullanılmasının işe yarayabileceğini öne sürmüştür. aynı şekilde friedrich zander, 1925'te yayımlanan bilimsel araştırmasında yuri kontadruk'unkine benzer görüşleri öne sürmüştür. bu iki kişinin yazıları da şanssız bir şekilde bilim camiasının gözünden kaçmıştır. ancak 1961'de michale minovitch bu gerçeği kanıtlarıyla keşfetmiştir. yer çekimi etkisi ile yapılan dönüş hareketi ise ilk defa, rus uzay aracı luna-3'ün uydumuz ay'ı fotoğraflamasında kullanıldı.
kaynakça:
1- instagram.com/diptekibilim
2- tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%...
devamını gör...
2.
marslı filminde, yanlışlıkla mars’ta bıraktığı astronotu geri alabilmek için uzay gemisinin mars’a doğru geri dönmekte kullandığı yöntem.
not: filmi bilim kurgu severlere şiddetle tavsiye ederim bu arada. the martian, 2015, yönetmen: ridley scott, oyuncu: matt damon.
not: filmi bilim kurgu severlere şiddetle tavsiye ederim bu arada. the martian, 2015, yönetmen: ridley scott, oyuncu: matt damon.
devamını gör...
"yerçekimsel sapan" ile benzer başlıklar
sapan
9