meslek hayatınızda karşılaştığınız çarpıcı olaylar
başlık "kimsesizlerinkimiraikkonen" tarafından 30.01.2021 02:26 tarihinde açılmıştır.
başlığı görünce işim değil ama askerde denk geldiğim bir şey geldi aklıma.
yan bölükten merkez kantinci olan bir çocuk vardı. adını, devresini falan hatırlamıyorum. arasıra poğaça, simit alırken görürdüm onu o kadar. bir gece nizamiye kapısında nöbet tutarken; çökmüş mevzide, dayamış keleşi çenesinin altına, almış silahı seriye çekmiş tetiği. tüm askeriye birden uyandırılınca öğrendik durumu.
sonradan öğrendik, bunun bir sevgilisi varmış. çocuk doğulu, kız yabancı. telefonda ailesiyle konuşmuş, ailesi o kızı kabul etmeyeceklerini falan söylemiş dini inançlar vs yüzünden. tabi konu nerden buraya geldi, tam olarak ne konuşuldu, bu konu ilk kez mi açıldı yoksa öncesi var mı falan o kadarı bilmiyorum. çocuğun yazıp bıraktığı bir mektuptan bahsediyorlardı ama tabi ki okuyamadım.
uykusundan feragat etmiş, kim bilir ankara ayazında ne kadar telefon sırası beklemiş çocuk sizi aramış. zaten asker, psikolojisi muhtemelen berbat, belki tek avuntusu terhis olup o kıza kavuşmak. he oğlum tamam oğlum diyip geçiştirsenize, dönünce yüz yüze konuşursunuz yine. ne diye telefonda çocuğa bunları söylersiniz ki.
ailesi cenazeyi bile sahiplenmemişti.
velhasıl genç bir çocuk hayalleri ve sevgisi uğruna gencecik yaşta çekti gitti. arkasından kanla boyanmış mevzi ve önüne çekilen bir metrelik şerit bıraktı o gece. birkaç saat sonra uygun adımda önünden geçip yan mevzilerde nöbet tuttu başka askerler. kimbilir başka kaç tanesi düşündü aynı şeyi yapmayı, sebepleri başka bile olsa.
bir kere geliyoruz hayata ama çoğu insan onu bile yaşayamıyor, yaşatmıyorlar. kimin ne dediğini boşverin sevgili dostlarım; kendi tercihlerinizi, kendi hayatınızı yaşayın.
yan bölükten merkez kantinci olan bir çocuk vardı. adını, devresini falan hatırlamıyorum. arasıra poğaça, simit alırken görürdüm onu o kadar. bir gece nizamiye kapısında nöbet tutarken; çökmüş mevzide, dayamış keleşi çenesinin altına, almış silahı seriye çekmiş tetiği. tüm askeriye birden uyandırılınca öğrendik durumu.
sonradan öğrendik, bunun bir sevgilisi varmış. çocuk doğulu, kız yabancı. telefonda ailesiyle konuşmuş, ailesi o kızı kabul etmeyeceklerini falan söylemiş dini inançlar vs yüzünden. tabi konu nerden buraya geldi, tam olarak ne konuşuldu, bu konu ilk kez mi açıldı yoksa öncesi var mı falan o kadarı bilmiyorum. çocuğun yazıp bıraktığı bir mektuptan bahsediyorlardı ama tabi ki okuyamadım.
uykusundan feragat etmiş, kim bilir ankara ayazında ne kadar telefon sırası beklemiş çocuk sizi aramış. zaten asker, psikolojisi muhtemelen berbat, belki tek avuntusu terhis olup o kıza kavuşmak. he oğlum tamam oğlum diyip geçiştirsenize, dönünce yüz yüze konuşursunuz yine. ne diye telefonda çocuğa bunları söylersiniz ki.
ailesi cenazeyi bile sahiplenmemişti.
velhasıl genç bir çocuk hayalleri ve sevgisi uğruna gencecik yaşta çekti gitti. arkasından kanla boyanmış mevzi ve önüne çekilen bir metrelik şerit bıraktı o gece. birkaç saat sonra uygun adımda önünden geçip yan mevzilerde nöbet tuttu başka askerler. kimbilir başka kaç tanesi düşündü aynı şeyi yapmayı, sebepleri başka bile olsa.
bir kere geliyoruz hayata ama çoğu insan onu bile yaşayamıyor, yaşatmıyorlar. kimin ne dediğini boşverin sevgili dostlarım; kendi tercihlerinizi, kendi hayatınızı yaşayın.
devamını gör...