zaman tüneli
zoktay
beğendim. erik gibi kız
devamını gör...
sözlük yengesi
zoktay da iyiymiş ya. pek kezomsu değil. olabilir.
pembe kulaklık da yakışır
pembe kulaklık da yakışır
devamını gör...
ekonovich (yazar)
eğer bana bir daha gülşen dersen yemin ederim gözyaşı dökerim.
devamını gör...
sehpadaki midi klavye (yazar)
sende ruslana fenotipi yok kanki. gülşen filan ol sen
devamını gör...
sözlük yengesi
hayır ben sözlük ruslana'sıyım.
ayrıca manifest kızları arasından sueda benim...
sen de zoktay olsana ekonoviç abi.
ayrıca manifest kızları arasından sueda benim...
sen de zoktay olsana ekonoviç abi.
devamını gör...
bana ne lan sueda benim
ileride kızım olursa onunla oyun oynarken kuracağım cümle...
kolonya şişelerini mikrofon yapıp şarkılar söyleyeceğiz, ben önce ruslana olacağım, o dua lipa olacak... sonrasında bir anda courtney barnett olacağım, avant gardener söyleyeceğim bağıra bağıra... kızım eksik kalmayacak, ''taylor olacağım ana...'' diyecek bana, gözlerini kısarak enteresan sözler mırıldanacak...
en sonunda o kutsal kısma geleceğiz... ''hadi manifest söyleyip sonlandıralım oyunumuzu...'' diyeceğim. hileli söylemeye başlayacağız ama önce hangi manifest kızı olacağımızın cevabını bulmamız gerekecek.
''ben sueada olmak istiyorum..'' diyecek.
''bana ne lan, sueda benim.'' diyeceğim ona dişlerimi sıkarak. ''sen zoktay'sın bal kızım...'' diye fısıldayacağım...
en sonunda ajda pekkan olması konusunda karar kılacağız.
kızım da olsa sueda olmak bana ait olacak.
sueda benim.
kolonya şişelerini mikrofon yapıp şarkılar söyleyeceğiz, ben önce ruslana olacağım, o dua lipa olacak... sonrasında bir anda courtney barnett olacağım, avant gardener söyleyeceğim bağıra bağıra... kızım eksik kalmayacak, ''taylor olacağım ana...'' diyecek bana, gözlerini kısarak enteresan sözler mırıldanacak...
en sonunda o kutsal kısma geleceğiz... ''hadi manifest söyleyip sonlandıralım oyunumuzu...'' diyeceğim. hileli söylemeye başlayacağız ama önce hangi manifest kızı olacağımızın cevabını bulmamız gerekecek.
''ben sueada olmak istiyorum..'' diyecek.
''bana ne lan, sueda benim.'' diyeceğim ona dişlerimi sıkarak. ''sen zoktay'sın bal kızım...'' diye fısıldayacağım...
en sonunda ajda pekkan olması konusunda karar kılacağız.
kızım da olsa sueda olmak bana ait olacak.
sueda benim.
devamını gör...
sözlük yengesi
(bkz: sehpadaki midi klavye (yazar)) imiş. kendi söyledi arkadaşlar
devamını gör...
ben yatıyorum bir şey diyor musunuz
dur, gitme! bi’ şey diyeceğim.
sakla o masum yüreğini,
zaman gibi sessiz uyu.
pamuktan kalbin solmadan
hayat yüzüne vurmadan,
uyu.
sakla o masum yüreğini,
zaman gibi sessiz uyu.
pamuktan kalbin solmadan
hayat yüzüne vurmadan,
uyu.
devamını gör...
ben yatıyorum bir şey diyor musunuz
elbet ayağıma gelecek, pes edeceksin yalnızlığına
bizim gibisi gelmeyecek, yazık etme bi' hiç uğruna
oyalandım dönene kadar
yeminler bozdurur bu dudaklar
sebepsiz sevmişim, anla, ille de sen inatla
senden kaçamadım, iyi ki bırakmadın peşimi
sabaha kadar oyna, at zarları, hileli
bizim gibisi gelmeyecek, yazık etme bi' hiç uğruna
oyalandım dönene kadar
yeminler bozdurur bu dudaklar
sebepsiz sevmişim, anla, ille de sen inatla
senden kaçamadım, iyi ki bırakmadın peşimi
sabaha kadar oyna, at zarları, hileli
devamını gör...
depeche mode
inanılmaz overrated bir grup...
devamını gör...
ben yatıyorum bir şey diyor musunuz
ne diyorsunuz?
devamını gör...
5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı
skriniar'a kırmızı verilmedi.
genduzi'ye kart verilmedi.
vlahovic'e o hareketi yaptığı için kart verilmedi. (zamanında meireles yapmıştı ve ceza almıştı. gerçi orada hakeme yapmıştı diye hatırlıyorum)
sabaha kadar penaltı diye ağlayabilirsiniz alakası yok.
beşiktaş misler gibi oynayarak tertemiz bir galibiyet aldı.
genduzi'ye kart verilmedi.
vlahovic'e o hareketi yaptığı için kart verilmedi. (zamanında meireles yapmıştı ve ceza almıştı. gerçi orada hakeme yapmıştı diye hatırlıyorum)
sabaha kadar penaltı diye ağlayabilirsiniz alakası yok.
beşiktaş misler gibi oynayarak tertemiz bir galibiyet aldı.
devamını gör...
manifest'in grunge'ın soundgarden'ı olması
bunu söylemek için cesur olmam gerektiğinin farkındayım. bu dünyada karşıma asla almak istemeyeceğim insanlar grunge dinleyenler.. beni paramparça ederler biliyorum ama beni önce dinlemelerini istiyorum. bir tarafta 90'larda seattle'da terör estirecek kadar güzel müzik yapan soundgarden var, diğer tarafta türkiye'de sahneye çıkıp kareografi yapan ve hem politik yobazları hem de odyofil yobazları çıldırtan 6 tane kız var...
mesele sadece müzikte değil. mesele ruhta...
soundgarden nasıl grunge'ın “biz burada çok önemli bir şey yapıyoruz ama bunu size açıklamayacağız” tarafını temsil ediyorsa manifest de pop müziğin aynı özgüvenle “evet, biz de geldik ve artık buna alışmanız gerekiyor” diyen tarafı... chris cornell mikrofonun başına geçip bizi varoluşsal bir krize sokmadı mı? soktu... bizim kızlar da aynısını yapıyor... dans ederek sorgulatıyorlar hayatı...
soundgarden'ın gitarları nasıl insanı “lan! hayatımda bi şeyler ters gidiyor galiba” noktasına getiriyorsa manifest de insanı “ben niye bu kadar eğleniyorum acaba?” noktasına getirmiyor mu? açın bi hileli bak göreceksiniz...
ikisi de kendi döneminin estetik anlayışına teslim olmadı arkadaşlar... vallahi billahi olmadılar... ekmek kuran çarpsın olmadılar...
biri grunge'ın içine ağır gitarı, psychedelia'yı ve devasa müthiş riffleri soktu. diğeri ölmek üzere olan türk popunun içine koreografiyi, kız grubu kültürünü ve biz buradayız beybiler özgüvenini soktu.
soundgarden grunge'ın soundgarden'ıysa manifest de manifest'in soundgarden'ıdır.
bence bu cümle üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor... çok anlamsız geldi bi 10 dakika düşünürsem mutlaka güzel bir şey bulurum ama üşendim...
mesele sadece müzikte değil. mesele ruhta...
soundgarden nasıl grunge'ın “biz burada çok önemli bir şey yapıyoruz ama bunu size açıklamayacağız” tarafını temsil ediyorsa manifest de pop müziğin aynı özgüvenle “evet, biz de geldik ve artık buna alışmanız gerekiyor” diyen tarafı... chris cornell mikrofonun başına geçip bizi varoluşsal bir krize sokmadı mı? soktu... bizim kızlar da aynısını yapıyor... dans ederek sorgulatıyorlar hayatı...
soundgarden'ın gitarları nasıl insanı “lan! hayatımda bi şeyler ters gidiyor galiba” noktasına getiriyorsa manifest de insanı “ben niye bu kadar eğleniyorum acaba?” noktasına getirmiyor mu? açın bi hileli bak göreceksiniz...
ikisi de kendi döneminin estetik anlayışına teslim olmadı arkadaşlar... vallahi billahi olmadılar... ekmek kuran çarpsın olmadılar...
biri grunge'ın içine ağır gitarı, psychedelia'yı ve devasa müthiş riffleri soktu. diğeri ölmek üzere olan türk popunun içine koreografiyi, kız grubu kültürünü ve biz buradayız beybiler özgüvenini soktu.
soundgarden grunge'ın soundgarden'ıysa manifest de manifest'in soundgarden'ıdır.
bence bu cümle üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor... çok anlamsız geldi bi 10 dakika düşünürsem mutlaka güzel bir şey bulurum ama üşendim...
devamını gör...
sözlüğe gece giren yazarların daha kültürlü olması
adam ceza ye ye bıkmıyor. he aynen. hepimiz oral oral or what? üfff sıktın ya… yeto eko!
devamını gör...
saat geç olmasına rağmen kimsenin yatmaması
normalde o tarz insanların genellikle gece kafalarını dinleme olayı vardır. mesela ben. :) işim gücüm olmasın ölene kadar sabaha kadar gecenin sessizliğinde oturabilirim, kitap okuyabilirim, film/dizi izleyebilirim...
devamını gör...
sözlüğe gece giren yazarların daha kültürlü olması
demesene öyle şapşik.
devamını gör...
fiziksel sancı
baş ağrısı. zonk zonk zonk
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
kaldırım taşı.
devamını gör...
seks
olsa da eylesek.
devamını gör...
