zaman tüneli
ekonovich'in hangi manifest kızı olduğu sorunsalı
bu konuda ekoyu destekliyorum, adamın kişisel fotoğrafını kopyala yapıştır yapmak çok gereksiz, mesela şöyle diyebilirdin "en çirkini olan zoktay tabii ki", ne biliyim olm bunları da biz mi söyleyelim size, ewed yha..
devamını gör...
ya matrix gerçekse
hala matrix’in gerçek olmadığını düşünenler var büyük 2026da son gpt güncellemesini gördünüz mü
devamını gör...
ya matrix gerçekse
reis önce tavşanlı kızı yollasan ya.#4056949
devamını gör...
patatesli börek
hafif karabirer ve bir tutam tuz atıyorsun üstüne. afiyetle yiyorsun. favori böreğim.
devamını gör...
ya matrix gerçekse
o'nu buldum. o sensin eko. sen neo'sun. yıllardır aradığım kişi sensin. matrix'in beklediği o adam sensin. şimdi seç bakalım mavi hap mı kırmızı hap mı?
devamını gör...
ekonovich'in hangi manifest kızı olduğu sorunsalı
metin (bkz: zoktay)
devamını gör...
ekonovich'in hangi manifest kızı olduğu sorunsalı
#4056939 yok ezik biri olduğun için. bu kaçıncı o fotoğrafı sağda solda başlıklarda gereksiz paylaşman.
utanacak olsam paylasmazdim , silmedim bile .
kendi tarzinla öne çıkmaya çalış. birşeyler yaz , başlık aç.
ne bileyim fotoğrafını paylaş . asalaklık yaparsan asalak muamelesi görürsün ezerim
utanacak olsam paylasmazdim , silmedim bile .
kendi tarzinla öne çıkmaya çalış. birşeyler yaz , başlık aç.
ne bileyim fotoğrafını paylaş . asalaklık yaparsan asalak muamelesi görürsün ezerim
devamını gör...
spit on a stranger
devamını gör...
bassistten azar yemek
2023 yılı 19 mayıs'ında yaşadığım olaydır.
eski fotoğraflara bakarken gördüm. bassist bana azar çekiyor ben de sırıtıyorum.
her neyse bunu da anlatasım geldi. şimdi hocam lisede müzik odasındayız. 19 mayıs'a iki ay falan var. müzisyen kadromuz çok geniş öyle ki bassistimiz bile var. bakın önceki sene bırakın bassisti ne solist bulabiliyorduk ne gitarist. toplam beş gitarist, üç vokal, bir davulcu, iki bassistiz odada. okul şartlarında anadolu ateşi gibiyiz yani.
hoca dedi athena-arsız gönül ekledim setliste. isteyen var mı? şimdi setlistteki şarkılar arasında en zoru. kimse yanaşmadı. baktım taliplisi yok fırsat bu fırsat atladım hemen "hocaaaaam bana verin ben çalarım."
ortalık buz kesti. hoca bir bana bir odadakilere bakıyor. bu denli baba bir parçayı çömezin teki sahiplenmek istiyor. başka isteyen olmadığı için mecbur bana bırakacaktı hoca. sonra devam ettim "yalnız hocam yanıma e'yi de verin."
b (bassist'in adı), c (davulcu), e (gitarist) ve d (vokal).
itlik değil mi? solo gitara can dostum e'yi atacağım, ritimde ben olacağım. davulcu zaten her halükarda c olacak. kısaca ben hata yapsam bile kimse fark etmez, provalarda beni düzeltecek adamlar dolu. vokal ile bass'a karışmadım. pek de umrumda değildi zaten.
provalara ertesi hafta başladık. ben bir yandan orijinal ritmi atmaya çalışıyorum, diğer yandan bassist için bass-line'ı sadeleştiriyoruz. solo gitar kendi derdinde, vokal hocayla beraber çalışıyor. en çok bizim ekip uğraştı anlayacağınız.
birkaç gün sonra da grup olarak prova almaya başladık. ben normalde bass'ı duyuyorum. ama ses sistemi kötü olduğu için bir süre duymamaya başladım, aynı şekilde grup da duymuyor. ritim kaçıyor. davulu takip etsem arada o da ritmi değiştiriyor şov için. öyle denedik olmadı, böyle denedik olmadı. geriye tek seçenek ben kaldım. yanımdaki bassçı aksesuar olarak duracak tüm şarkının yükü ritim gitarda olacak. neyse dedik tamam hallederiz.
halloldu da.
konser günü geldi bahçedeyiz, süperiz. en son biz çıkacağız. sıra bize gelene kadar sahnedeki grupları gazlıyorum. böyle böyle vakit geçti, sıra bize geldi. başladık çalmaya. ben zıpır bir insanım. yngwee malmstein'den solo da çalsam yerimde duramam. işte olduğum yerde zıplıyorum ufak ufak. sonra birden 2 saniyelik bir atak geldi davuldan. ben de gaza geldim eddie van halen gibi zıpladım yükseklere. işin garip yanı yaptığım hareket şarkı sözleriyle de uyumlu.
her neyse yere indim, sadece solo gitarın duyulduğu bir kısım var. bıraktım gitarı sağa sola bakıyorum derken b "pazuzu, saçma hareketler yapma."
ulan senin sesin duyulmuyor, şarkının tüm yükü bende! diyecektim ki çalmaya devam etmem gerekti. bu da böyle bir anımdır.
eski fotoğraflara bakarken gördüm. bassist bana azar çekiyor ben de sırıtıyorum.
her neyse bunu da anlatasım geldi. şimdi hocam lisede müzik odasındayız. 19 mayıs'a iki ay falan var. müzisyen kadromuz çok geniş öyle ki bassistimiz bile var. bakın önceki sene bırakın bassisti ne solist bulabiliyorduk ne gitarist. toplam beş gitarist, üç vokal, bir davulcu, iki bassistiz odada. okul şartlarında anadolu ateşi gibiyiz yani.
hoca dedi athena-arsız gönül ekledim setliste. isteyen var mı? şimdi setlistteki şarkılar arasında en zoru. kimse yanaşmadı. baktım taliplisi yok fırsat bu fırsat atladım hemen "hocaaaaam bana verin ben çalarım."
ortalık buz kesti. hoca bir bana bir odadakilere bakıyor. bu denli baba bir parçayı çömezin teki sahiplenmek istiyor. başka isteyen olmadığı için mecbur bana bırakacaktı hoca. sonra devam ettim "yalnız hocam yanıma e'yi de verin."
b (bassist'in adı), c (davulcu), e (gitarist) ve d (vokal).
itlik değil mi? solo gitara can dostum e'yi atacağım, ritimde ben olacağım. davulcu zaten her halükarda c olacak. kısaca ben hata yapsam bile kimse fark etmez, provalarda beni düzeltecek adamlar dolu. vokal ile bass'a karışmadım. pek de umrumda değildi zaten.
provalara ertesi hafta başladık. ben bir yandan orijinal ritmi atmaya çalışıyorum, diğer yandan bassist için bass-line'ı sadeleştiriyoruz. solo gitar kendi derdinde, vokal hocayla beraber çalışıyor. en çok bizim ekip uğraştı anlayacağınız.
birkaç gün sonra da grup olarak prova almaya başladık. ben normalde bass'ı duyuyorum. ama ses sistemi kötü olduğu için bir süre duymamaya başladım, aynı şekilde grup da duymuyor. ritim kaçıyor. davulu takip etsem arada o da ritmi değiştiriyor şov için. öyle denedik olmadı, böyle denedik olmadı. geriye tek seçenek ben kaldım. yanımdaki bassçı aksesuar olarak duracak tüm şarkının yükü ritim gitarda olacak. neyse dedik tamam hallederiz.
halloldu da.
konser günü geldi bahçedeyiz, süperiz. en son biz çıkacağız. sıra bize gelene kadar sahnedeki grupları gazlıyorum. böyle böyle vakit geçti, sıra bize geldi. başladık çalmaya. ben zıpır bir insanım. yngwee malmstein'den solo da çalsam yerimde duramam. işte olduğum yerde zıplıyorum ufak ufak. sonra birden 2 saniyelik bir atak geldi davuldan. ben de gaza geldim eddie van halen gibi zıpladım yükseklere. işin garip yanı yaptığım hareket şarkı sözleriyle de uyumlu.
her neyse yere indim, sadece solo gitarın duyulduğu bir kısım var. bıraktım gitarı sağa sola bakıyorum derken b "pazuzu, saçma hareketler yapma."
ulan senin sesin duyulmuyor, şarkının tüm yükü bende! diyecektim ki çalmaya devam etmem gerekti. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
harness your hopes
harness, your hopes on just one person
ayrıca
show a word that rhymes with pavement
and i won’t kill your parents
and roast them on a spit
aşırı seviyorum bu şarkıyı
ayrıca
show a word that rhymes with pavement
and i won’t kill your parents
and roast them on a spit
aşırı seviyorum bu şarkıyı
devamını gör...
durun siz kardeşsiniz
abooov, kavgada söylenmez, ewed.
devamını gör...
ya matrix gerçekse
hayatın anlamını ararken arada akla gelen teori.
pil miyim lan ben
pil miyim lan ben
devamını gör...
ekonovich'in hangi manifest kızı olduğu sorunsalı
devamını gör...
yollar seni gide gide usandım
enderim çok güzel söylemiş...
devamını gör...
kız arkadaşıyla kutu kutu pense oynayan erkek
kutusunda büyük hisseden erkektir, ewed.
devamını gör...
6 eylül 2026 almanya saksonya eyalet seçimleri
burada tayyibe verip orada sırf dehlenmemek için sola oy veren omurgasız alamancılar düşünsün....
devamını gör...
urfa sana küsmüş le haberin olsun
oradaki le, le haber değil, leaaahhkk tüüüü demek arkadaşlar, çok nargile çektim de afedersiniz, ewed.
devamını gör...
yetişkin taklidi yaptığını düşündüğünüz ergen yazar
ve rober hatemo’dan geliyor. ooo senden çok var…
devamını gör...

