bunu türkiye özelinde bir fenomen gibi ele almak biraz cahilce kaçıyor çünkü ingilterede veya avrupanın önemli bölümünde durum böyle değilmiş gibi sanki arada fark varmış gibi bakmak oluyor bu olaya.
bireysel olarak ele almam gerekirse de kendi hayatım boka sardıkça fenerbahçelilik damarımın daha fazla arttığı doğru. yanlış olmasın hayatımda her şey harika gittiği seneler takım tutmuyorum modunda değildim ama daha neşeli bir yerden bakıyordum mevzuya. mesela dünkü maçtan sonra “eşşekbahçem yine yenilmiş” gibi yaklaşmak yerine gerçekten kafa bozuluyor maça.
çocukluktan gelen bir şey bu. çok küçük yaştan sahip olduğumuz değerleri aidiyetleri silmek, değiştirmek çok zor.
hayatımda attığım her adım rasyonel veya pragmatist olsa sıra taraftarlığın rasyonalitesini sorgulamaya o zaman gelir. ona bakarsan burada sallıyorum örneğin burçlara inanan biri fanatizme laf ediyorsa komik kaçıyor. hepimizin var işte bazı şeytanları
bu akşam doğum gününde oynanacak cimnastik spor maçından sonra gökten isa mesih gibi saraçoğluna inmesini beklediğimiz adamdır fazla bi şey istemiyoruz
şimdi kalkıp takımın başına gelse bi ay sonra oynanacak gs maçını 1 isabetli şutla 3–1 kaybettikten sonra yapacağı istifa açıklamasının üstüne gözyaşlarımı tutamayacağım ve gitmemesini isteyeceğim (bkz: dini lider)
biz zaten mutsuzluğa alıştık, bari seninle mutsuz olalım hocam..
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.