allah belanı versin bay said yazar profili

allah belanı versin bay said kapak fotoğrafı
allah belanı versin bay said profil fotoğrafı
rozet
karma: 17697 tanım: 834 başlık: 27 apolet: 2 takipçi: 15
"mesele kötü insan olmak değil, ama ışığı yitiriyor insan. ışığı, sabahları kendini bağışlayan kişinin o kutsal masumluğunu yitirdik biz."

son tanımları


nazım hikmet 119 yaşında

kimsenin kimsenin umudunu çalmayacağı yarınlara uyanmak dileğiyle, iyi ki doğdun nazım!
devamını gör...

venezuela

bölge halklarının anti-emperyalist tutumları ve küba'nın emperyalizme karşı güçlü duruşu nedeniyle abd bölgeyi istediği gibi dizayn edemediği için aylardır karayipler'de gerilimi artırmakla meşguldü. bugün venezüela'ya yapılan bu saldırı, abd'nin bölgeyi gerçekten istediğinin ve yayılmacı politikasını devam ettirmek adına savaştan kaçınmayacağının tekrar eden bir göstergesi olarak okunabilir.
devamını gör...

2026

yeni yıla sahte bir neşeyle değil; dostluktan, mücadeleden, umuttan ve aşktan gelen inançla giriyorum. çürüyen bu düzenin ayakta kalamayacağı günler çok uzak görünmese de yeni yılda çökmekte olan binanın enkazının altında kalmamak için geleceği ellerimizle kuracak iradeye ve güce sahip olduğumuza inanıyorum. bu umut ve kararlılıkla, yeni yılımız kutlu olsun!
devamını gör...

11. yargı paketi

kadına ve çocuğa yönelik cinayet ve tecavüz suçlarına da düzenleme yapılacaktı ancak kamuoyu tepkisi sonucunda yasa kapsamından çıkarıldı. çıkarıldı ancak; ısrarlı takip, eziyet, reşit olmayanla cinsel ilişki, intihara yönlendirme gibi suçlar paket kapsamında bırakıldı. kadınların sistematik şekilde korunmadığı, cezasızlık politikasının bilinçli olarak uygulandığı, kadınların sığınacağı alanların daraltığı, çeşitli uygulamalarla çocukların şiddet ve istismar sarmalı içine itildiği, ana akım medyada her gün silahlanma güzellemesinin yapıldığı günlere uyanmak çok yorucu sözlük.
devamını gör...

asgari ücret

1845'te yazdığı ingiltere'de emekçi sınıfın durumu kitabında asgari ücret için şunları yazmıştı f. engels: "işçiler hayatta kalabilmek için küçük bir lüksünden vazgeçmeyi tercih eder; barınaksız kalacağına bir ahırda yaşamayı, çıplak dolaşmaktansa paçavralar içinde gezmeyi, açlıktan ölmektense patates perhizini uygulamayı tercih edecektir. hiçbir işi olmayan birçokları gibi sokağa düşüp dünyanın gözleri önünde ölmektense, yarım bir ücret ve iyi günlerin umuduyla yetinecektir. hiçbir şeyin biraz fazlası demek olan bu küçük şey, asgari ücrettir." bu cümlelerin yazıldığı günden bu yana bir asırdan fazla geçmiş olmasına rağmen geçerliliğini koruyor olması da sistem analizinin ne denli haklı olduğunun kanıtıdır. asgari ücret bugün de 'hiçbir şeyin biraz fazlası.'

gelelim ülke koşullarında gelecek yıl açıklanan asgari ücrete. 50 milyar doların konuşulduğu yasa dışı bahis ve miktarını bilemediğimiz uyuşturucu gibi devasa boyutlara ulaşan kayıt dışı ekonominin yarattığı karanlık zenginleşme ile milyonlarca emekçinin açlık sınırının dahi altındaki asgari ücrete mahkûm edilmesi arasındaki derin adaletsizliği görebiliyoruzdur umarım. toplumun yarısının geçimini sağlayamadığı, barınma kriziyle boğuştuğu * ve gelecek umudunu yitirdiği bu düzen, çalışanın hakkını almak yerine illegal yapıların güçlendiği bir sosyal çürümeye kapı aralamakta; siyasi söylemlerin aksine zengini daha zengin, işçiyi ise daha çaresiz bırakan sürdürülemez bir ekonomik uçurum içinde ülke tam olarak kara para cennetine çevrildi.
devamını gör...

tbmm'de kız çocuklarına istismar

istismarı, tacizi, tecavüzü sıradanlaştırmak için 'orada ne işi varmış, o saatte neden dışarıdaymış, o kadar kısa giymeseymiş...' gibi akıl dışı cümleler kuran siyasetçilerden yorum yapan oldu mu konuyla ilgili acaba? ülkenin meclisinde, ülkenin bu tarz durumları önlemek için çalışması gereken kurumunda, milletin vekillerinin gözleri önünde kız çocukları istismar edilmiş sözlük. gerçi bu son konu meclisteki ilk olay değil. biraz hafıza tazelemek gerekirse; kadın öğrencilere taciz ve şiddet suçlaması bulunan kişilerin danışman olması, başka bir danışmanın intihar etmesi ki şüpheli bir ölüm, uzaklaştırma kararına rağmen tbmm çalışanın eşi tarafından katledilmesi de yaşandı bu mecliste. mekan ve kişilerden bağımsız şu yaşanılanların özeti toplumsal çürümedir. yasa koyucu, yasa uygulayıcı kurumlar da dahil olmak üzere toplumun neredeyse bütün bileşenleri her geçen gün etikten uzaklaşmakta. bir ülke günbegün nasıl kaosa, bu kaosun sonunda nasıl yıkıma sürüklenirin dersini görüyoruz sözlük.

kaynak
devamını gör...

5 günde 5 çocuk işçinin iş yerlerinde can vermesi

liselerde mesleki eğitimi yaygınlaştırıyoruz, sektörde ara eleman ihtiyacını karşılıyoruz diye övünüyorlar bu arada. sermaye daha çok kazansın diye sektöre ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlayıp bu cinayetlere ortak oluyoruz diyemiyorlar tabii.
devamını gör...

en sevdiğin filmden bir kare bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

en sevdiğim film olmasa da değeri çok farklı olan flipped'den paylaşayım.
devamını gör...

10 kasım

mustafa kemal atatürk'ün en kıymet verdiği eseri cumhuriyet'in temel taşları olan; laiklik, bağımsızlık, meclis, millet egemenliği gibi değerler bugün karşı devrim sürecinde yok ediliyor. 10 kasım anmalarının dahi engellenmeye çalışıldığı bu karşı devrim günlerinde atatürk'e karşı olan sorumluluğumuz ve borcumuzun bilincinde, cumhuriyet kazanımlarını tekrar ayağa kaldırmamız için mücadele etmemiz gerekliliğin de farkında olarak mustafa kemal atatürk'ü saygıyla anıyorum.
devamını gör...

8 kasım 2025 kocaeli'deki yangın

sebebi belirlenemeyen nedenle cümlesinin içi kullanılan her haberde nasıl dolu dolu değil mi ülkemizde? soruşturmanın sonucunu bekleyelim elbette ama aklıma gelenlerden farklı bir sonuç çıkmayacağını tahmin ediyor olmak da üzülmeme ayrı bir sebep. belirlenemeyen neden, maliyeti artıracağı için alınmayan önlemler olabilir mi mesela? hani tahmin ediyorum; ulaşılacak yerde olmayan yangın söndürme tüpleri olabilir mi, cihazların vakti gelen bakımlarının yaptırılmamış olması olabilir mi ya da merkezi bir yangın söndürme sisteminin olmayışı gibi mesela ya da haber almalarına rağmen çok ama çok sonra olay yerine ulaşan sağlık ve itfaiye personeli olabilir mi, yani bunların hepsi tahmin tabii ki. umarım soruşturma sonucunda ben yanılmış olurum sözlük.

bilgi editi: soruşturma sonucunu beklemeye gerek kalmayacak gibi sözlük; sigortasız işçi çalıştırdığı, iş sağlığı ve güvenliğine dair hiçbir önlem almadığı için şirket hakkında geçen sene zaten şikayette bulunulmuş.
buradan

yanılmama editi: sol haber
devamını gör...

ekim devrimi

ekim devrimi'ne farklı bir açıdan yaklaşıp hakkındaki eleştiri ve çarpıtmalara ilişkin yazmaya çalışacağım.

çarpıtmalardan ilki ekim devrimi'nin kanlı bir devrim olduğu yönünde. devrimler nesnenin tabiatı gereği zora dayanır zira gücü elinde tutan hiçbir egemen sınıf, iktidarı güle oynaya sömürülen sınıfa bırakmaz. ekim devrimi'nde de böyle oldu; iktidar şiddet ve silah kullanılarak alındı. burada önemli olan nokta şu; kullanılan şiddetin meşru bir zemine oturup oturmadığır ki ekim devrimi'nde bu zemin gayet meşru idi.

diğer bir çarpıtma ise; eylemin niteliği bağlamında yapılıyor. bolşevikler gibi genç bir örgüt nasıl olur da böyle kısa sürede devrim yapabilirdi? devrim değil de darbe miydi yapılan bu eylem? bolşeviklerin 1917'nin başında 15 yıllık genç bir örgüt olduğu bir gerçek ancak bolşevikler 1917'nin başından itibaren devrime giden süreçte oldukça hızlı büyüyerek sanayi bölgelerinde, önemli fabrikalarda ve askerler arasında çoğunluk olmayı başarmıştı. şubat 1917'de petrograd'da 2 bin bolşevik varken haziran ayında bu sayı 32 bine yükselmişti. yine haziran ayının sonunda 6 bine yakın asker bolşeviklere katılmıştı. bu arada toplamam 2.sovyet kongresi'ndeki 673 delegenin 390'nın bolşevik olması, kongrede de çoğunluk olduklarının göstergesidir. sonuç itibariyle ekim devrimi küçük bir zümrenin değil, halkın da desteğini alıp kriz anında iktidarı ele geçirebilecek yeterlilik ve büyüklüğe ulaşmış bir örgütün başarısıdır.

bir diğer çarpıtma ise lenin'in alman ajanı olduğu iddiasıdır. 1917 öncesi devrimi savunan kadroların birçoğu hapiste, sürgünde ya da tutuklanma tehdidiyle yurtdışındaydı. çar'ın devrilmesi sonrasında yurtdışında bulunanlar için ülkeye dönme fırsatı doğmuştu. lenin de bu fırsatı değerlendirip isviçre'den dönüş için almanya üzerinden bir rota belirledi ve petrograd'a ulaştı. bu rota üzerinden yapılan yolculuğu monarşi yanlıları ve rus burjuvazisi bolşevikler'i karalamak için kullandı. onlara göre lenin bir alman ajanıydı ve devrim de almanya'nın desteği ile yapılmıştı. bu karalamanın amacını tahmin etmek her gün farklı bir iftira kampanyasına şahit olduğumuz ülkemizde çok da zor olmasa gerek.

brest-litovsk'un imzalanması da eleştirilen diğer bir başlık. 1917 sonrası kurulan sovyet iktidarı almanya'nın da içinde olduğu ittifak cephesine, iç savaşta beyaz orduya ve itilaf devletlerine karşı bir savaşın içinde buldu kendisini. savaştan sıkılmış ve yorulmuş halk barış istiyordu. kurulan sovyet iktidarının yaşaması için de bu barış zaten zaruriydi. sovyet iktidarı, ilk olarak imzaladığı 'barış kararnamesi' ile tüm ülkelere tazminatsız ve ilhaksız bir barış teklif etti. bu teklif itilaf devletleri tarafından kabul edilmediği için sovyet hükümeti almanya ve müttefikleriyle ayrı barış görüşmeleri yapmak zorunda kaldı. almanların ağır barış şartları bolşevikler arasında ciddi tartışmalara sebep oldu. parti içinden bir grup almanlara karşı bir savaşın başlatılması gerektiğini, bunun almanya'da bir devrim ile sonuçlanacağını savunuyordu fakat partide çoğunluk tam tersini düşündüğü için barış kararı çıktı. ancak barış görüşmelerine başkanlık eden troçki, almanların teklifini reddetti ve almanların saldırmayacağını varsayarak sovyet ordusunu terhis etti. terhisin hemen akabinde almanlar büyük bir atakla petrograd'a ilerlemeye başlayınca sovyet hükümeti daha ağır şartlarla barış antlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. günün sonunda brest-litovsk sovyet iktidarının kendisini hem dışarıda hem de içeride korumak için imzalamak zorunda kaldığı bir antlaşmadır.

lenin, sosyalist bir devrim için acele etti eleştirisi var bir de. marx ve engels komünist manifesto'da devrimin, kapitalist düzenin geliştiği avrupa'dan başlayacağını ancak her ülkenin de özgün koşulları olduğunu kaleme almıştı. kimi marksistler, işçi sınıfının azınlıkta olduğu kapitalizmin henüz gelişmediği ve avrupa'da olmayan bir ülkede gerçekleşen ekim devrimi'nin marksizme aykırı bir devrim olduğunu iddia ettiler. ancak lenin farklı düşünüyordu. lenin, kapitalizmin dünyanın her yerinde yayılarak emperyalizm aşamasına çoktan geçtiğini ve tam olarak bu sebepten sosyalizmin dünyanın her yerinde güncel olduğunu düşünüyordu. çoğu marksist'in gözardı ettiği her ülkenin özgün koşullarının olabileceği öngürüsünü lenin gözardı etmeyerek rusya'da işçi sınıfı ve köylü ittifakını oluşturup devrimin başarıya ulaşmasını sağlamıştır.

1917 devrimi, komünist manifesto'da da geçtiği üzere 'katı olan her şeyin buharlaştığı' bir çağın meyvesidir. tam da bu yüzden başarıya ulaşmış bir devrimi bugünden değerlendirirken kitabına aykırıydı, teori ve pratik tutarsızlığı vardı bağlamında eleştirmek bir süreden sonra anlamsızlaşıyor.

*
devamını gör...

zohran mamdani

mamdani trump ve birçoğunun nitelendirdiği gibi sosyalist/komünist falan değil, * önce bu konu netleşsin. seçimi kazanmasını da ideolojisi üzerinden değil, abd'deki derin toplumsal-ekonomik krize ve düzen siyasetine karşı oluşan memnuniyetsizliğin bir sonucu olarak okunabilir. mamdani kapitalizmin reformlarla iyileştirilebileceğini savunan biri olarak sistemi direkt olarak tehdit etmiyor ancak bu söylemle abd'nin önemli bir kentinde kazanmış olması abd'nin konfor alanındaki siyasetini telaşlandırmak için yeterli olmuş gibi görünüyor. bu telaşın sebebi de sistemde bir sorun yaratacağı için değil * mamdani'yi destekleyen yüzbinlerin düzen siyasetinden kopuşunun süreklilik kazanma ihtimalidir.

yerel gündem editi: kendini atatürk sevdalısı olarak tanımlayıp sanki evladı kazanmış gibi sevinen yurdum insanını da anlamak zor. neyse ki arşiv unutmuyor, atatürk'ün mirasının sürdürülmesine kuşkuyla yaklaşan mamdani için bu sevinç sizce de fazla değil mi?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

otisabi

karakterinden daha komik bir paylaşımla naber'den ayrıldığı bilgisini paylaşmış yılmaz aslantürk. akıllarda tek bir soru bugüne kadar etmedi de rahatsız şimdi mi rahatsız etti umut'u? diye sorarlar. hayır umut da yorum yapmaz ki aslını öğrenelim. siyasi tartışma değil de daha çok etik üzerinden sorunlar yaşanıldı diye okuduğum paylaşımı da şöyle bırakıp gülmeye devam edeyim. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

prof. david riazanov

1870-1938 yıllarında yaşamış marksist kuramcı. çarlık rusya'da ortaya çıkan sosyal-devrimci * bir hareket olan narodnik hareketine küçük yaşlarda katılan riazanov hapis ve sürgün cezaları almış ve bu süreçte sosyalizme yönelmiştir. 1. dünya savaşına da katılan riazanov 1917 şubat devrimi sonrasında rusya'ya dönerek bolşevik partisine katılmıştır. biriktirdiği beşeri birikimini sscb'ye sunarak daha sonra komünist akademi adını alacak olan sosyalist akademi'nin kuruluşuna destek olmuş ve akademide marksizim tarihi bölümünü oluşturmuştur. sovyetler'de kurulan marx-engels enstitüsünün kurucusu ve yöneticisi olan riazanov, lenin'in de desteği ile marksizm mirasına paha biçilmez bir katkı sağlayarak karl marx ve friedrich engels'in dünyanın dört bir yanına dağılmış olan tüm yazılarını, belgelerini ve el yazmalarını yorulmaksızın toplamıştır. bugün marx ve engels'in eserlerinin bütüncül bir şekilde incelenebilmesi büyük ölçüde onun titiz çalışmaları sayesindedir.

marx ve engels okumak isteyip de nereden başlamalıyım diye düşünenler için de iyi bir başlangıç metni olan karl marx f. engels hayat ve eserlerine giriş'i kaleme alan riazanov, siyasi kimliğinden daha çok marksist metinleri koruyan bir arşivci ve akademisyen kimliği ile tanınır.
devamını gör...

29 ekim cumhuriyet bayramı

cumhuriyet 102 yıl önce emperyalist işgale, işbirlikçiliğe ve halk düşmanlığına karşı büyük bir mücadelenin ardından kuruldu. bugün de ülkemiz benzer bir işgalin altında iken biz cumhuriyet'i selamlıyoruz. cumhuriyet'i selamlamak, bu işgale meydan okumaktır. 102 yıl sonra milli mücadele'nin önderi mustafa kemal atatürk'ü ve onun yanında duranları selamlamak bu sömürü düzenine karşı çıkmaktır. bu düzenin değişeceği yarınlara uyanmak dileğiyle kutlu olsun cumhuriyet.
devamını gör...

paprika (anime)

yasutaka tsutsui’nin aynı isimli eserinden uyarlanan satoshi kon tarafından yönetilen efsane film. yaklaşık 600 sayfaya yayılan 1046 sahneyi satoshi kon, ekibinden neredeyse hiç destek almadan tek tek çizdiği için filmin hazırlık süreci yaklaşık 18 ay sürmüş.

filmin konusuna kısa bir göz atmak gerekirse; yakın gelecekte, rüya terapisi için devrim niteliğinde bir psikoterapi cihazı olan dc mini icat edilir. bu yüksek teknolojili cihaz, kullanıcıların başkalarının rüyalarına girip anksiyete ve nevroz kaynaklarını bulup onarmasına olanak tanır. ancak, kişilikleri değiştirme veya silme potansiyeli nedeniyle kötü ellere geçerse tehlikeli bir silah olma potansiyeli de vardır. birgün dc mini prototipinin çalınır ve dc mini’nin mucidi dr. kosaku tokita'nın asistanı himuro da kaybolur. dc minin çalınmasını takip eden süreçte laboratuvardaki araştırmacılar da akıl sağlıklarını yitirmeye başlayınca, dr. atsuko çalınan dc mini'nin insanların zihinlerini yok etmek için kullanıldığını fark ettikten sonra projede çalışanlar ile dedektifimiz gerçek dünyaları ve rüyaları arasında dc mini’yi bulmaya çalışır.

filmle ilgili dikkatimi çeken temel konu aslında filmin, rüyaların, bilinçaltının, kimliğin ve gerçekliğin iç içe geçtiği sarsıcı görseller ve karmaşık bir anlatı sunarken carl jung'un analitik psikolojisi’ni referans aldığını fark etmem oldu. bu referanslarla ilk bakışta şu örnekleri verebilirim;
persona ve gölge: başkahraman dr. atsuko chiba'nın bilinçli olarak yansıttığı personası ile bilinçdışındaki gölgesi paprika'nın neşeli ve maceracı kimliği arasındaki ikilik. (persona: atsuko chiba, gölge: paprika)
kolektif bilinçaltı: dc mini'nin karakterlerin bireysel rüyalarını karıştırarak yarattığı kaotik geçit töreni, tüm insanlığın ortak arketipsel imgeler deposu olan kolektif bilinçaltı'nın kontrolsüzce açığa çıkışı
bütünleşme-individuasyon: atsuko ve paprika'nın finaldeki birleşmesi; bilincin ve bilinçdışının, persona'nın ve gölge'nin kabul edilip dengeye kavuşması. tekrar izlediğimde fazlasını yakalarsam güncellerim burayı.

bir de müzikleri çok iyiydi, yazmadan geçemeyeceğim. filmin tüm gerçeküstü aktarımına, bilinç-bilinçdışı süreçlerinin geçirgenliğine, kolektif bilincin kaotikliğine bu denli yakışan müzikler yapan susumu hirasawa'dan söz etmeden olmaz. zaman zaman filmdeki geçit töreni gibi oluyorken zihnimin içi, fon müziğini de bulmuş oldum. buradan
devamını gör...

23 ekim 2025 meliha keskin cinayeti

bugün erciyes üniversitesi kampüsünde bir kadın daha eski eşi tarafından öldürüldü. bu ülkede kadınlar her gün öldürülüyor. cinayetten daha vahim olan durum ise üniversitenin yapmış olduğu 'olay, kampüsümüzün genel güvenliğini etkilememektedir. ' açıklaması. üniversitenin öğrencisi ya da personeli olmayan bir kişi pompalı tüfekle kampüse girip cinayet işliyor ve bu güvenliği etkilemiyor, öyle mi? şu olaydan sonra öğrencilerin, akademik personelin, memurların o kampüsü inletmesi gerekirken kimseden bir tepki gelmemesi de kadın cinayetlerinin kanıksandığını gösteriyor.

tepki göstermek için silahlanmanın bu denli kolay olması ve her geçen gün kamusal alanlarda çok rahat cinayet işlenebiliyor oluşu gerçekten yeterli değil mi?

tekrar etmeden de gitmeyeyim; kadın cinayetleri politiktir.

kaynak
devamını gör...

rojin kabaiş

şüpheli ölüm olarak tutanaklara geçen rojin kabaiş'in ölümü üzerinden tam bir yıl geçti. yine bir yıl önceki adli tıp raporunda rojin'in vajina ve göğüs bölgesinde iki farklı erkek dna'sı tespit edildiği ve bu verinin paylaşılmamış olduğu 10 ekim'de öğrenilmiş.

rojin öldü mü, öldürüldü mü? umarım cevabını alabiliriz ancak bu ülkede ismi rojin ya da değil neredeyse her gün kadınlar öldürülüyor.

yüksek sesle tekrar edelim; kadın cinayetleri politiktir.

kaynak
devamını gör...

sağlıksız ilişkinin belirtileri

duygusal ihtiyaçların görmezden gelinmesi
ahlak dersi-öğüt vermek
psikolojik, sözlü ve fiziksel şiddet
yargılamak
yapıcı olmayan eleştiri
suçlamak
bireysel gelişimi engellemek, destek olmamak
açık olmayan dolaylı iletişim
kişisel sınırları ihlal etme
empati eksikliği
bireysel değerlere saygı göstermeme
devamını gör...

ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü seviyorum

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bi bitmedi şu geyik.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim